Reklamsız Sözcü

Einstein’ın ‘Tanrı Mektubu’nun tam metni

Einstein'ın 'Tanrı mektubu' New York'taki bir müzayedede yaklaşık 2,9 milyon dolara satılması ile tekrar gündemde. Einstein’ın ölümünden kısa bir süre önce kaleme aldığı 'Tanrı Mektubu'nun tam metnini haberimizde.

android-time 12:17
Einstein’ın ‘Tanrı Mektubu’nun tam metni
Einstein'ın 'Tanrı mektubu' New York'taki bir müzayedede yaklaşık 2,9 milyon dolara satılması ile tekrar gündemde. Einstein’ın ölümünden kısa bir süre önce kaleme aldığı 'Tanrı Mektubu'nun tam metnini haberimizde.

Nobel Ödülü sahibi ünlü fizikçi Albert Einstein'ın ölümünden bir yıl önce yazdığı ‘Tanrı Mektubu’ ikinci kez açık arttırmaya çıktı. Albert Einstein, 1954'te Yahudi filozof Eric Gutkind'e yazdığı mektupta, “Tanrı sözcüğü bana göre insanın güçsüzlüğünün ifadesi ve ürünü olmaktan başka bir şey değil. İncil, saygı duyulması gereken ancak ilkel ve oldukça çocuksu bir efsaneler yumağı” diyor. İşte ‘Tanrı Mektubu’nun tam metni…

“Sevgili Bay Gutkind,

Brouwer'ın ısrarlı önerilerinden esinlenerek, sizin kitabınızda çok şey okudum ve kitabınızı bana ödünç verdiğiniz için çok teşekkür ederim… Hayata ve insan topluluğuna gerçekçi tavrınız bakımından ortak birçok şeyimiz var. Sizin ego-yönelimli arzulardan kurtulma çabasıyla, sadece insan unsuruna vurgu yaparak, hayatı güzel ve asil yapmak ile ilgili kişisel ilkeleriniz bizi Amerikan tavrına sahip oluşumuzda birleştiriyor.

Yine de Brouwer'ın önerisi olmadan kendimi sizin kitabınızla yoğun olarak bağdaştıramazdım. Çünkü kitabınız bana göre ulaşılamaz bir dilde yazılmıştır. Tanrı kelimesi, bana göre söylem ve insan zayıflığının ürününden daha fazla bir şey değildir. İncil, saygın bir derlemedir. Fakat yine de tamamen ilkeldir. Hâl böyleyken efsaneler oldukça çocukça. Ne kadar zekice olursa olsun hiçbir açıklama bunu (benim için) değiştiremez. Bana göre diğer dinler gibi Yahudi dini de çoğu çocuksu batıl inançların, uydurmaların vücut bulmuş hâlidir. Ve memnuniyetle ait olduğum Yahudilerin de benim için diğer insanlardan hiçbir farklı özellikleri yoktur. Deneyimlerime göre, onlar en kötü şey olan gücün eksikliği tarafından korunmalarına rağmen, diğer insan gruplarından daha evla değillerdir. Aksi takdirde onlar hakkında herhangi bir “seçilmişlik” göremiyorum.

Genel olarak, sizin bunun ayrıcalıklı bir pozisyon olduğunu iddia etmenizi ve bunu gururun iki duvarıyla, dışarıdan geleni adam ve içe ait olanı Yahudi olarak savunmaya çalışmanızı acı verici buluyorum. İddia ediyorsunuz ki adam, sözde, Tektanrıcılık Yahudiliği gibi nedensellikten uzaklaştığı takdirde kabul edilir. Fakat harikulade Spinoza'nın da kabul ettiği gibi bütün kesikleriyle kısıtlı nedensellik artık hiçbir şekilde nedensellik değildir.

Mademki ben, bizim farklılıklarımızı entelektüel kanaatlerle oldukça açık bir şekilde belirttim, bana göre hâlâ oldukça açık ki temel şeylerde biz birbirimize oldukça yakınız. Mesela insan davranışının evrimi konusunda. Biz eğer somut şeylerden konuşursak, birbirimizi çok iyi bir şekilde anlayabileceğimizi düşünüyorum.

Arkadaşça teşekkürlerim ve en iyi dileklerimle,

A. Einstein.
Princeton, 3 Ocak 1954”

Çeviri: sosyalbilimler.org

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more