Reklamsız Sözcü

Elysee Sarayı’nda gerilim: “Sen FETÖ ağzıyla konuşuyorsun”

Fransa'nın başkenti Paris'e giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransız mevkidaşı Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından Elysee Sarayı’nda resmi törenle karşılandı. İkili basın toplantısı düzenledi. Bir Fransız muhabirin Erdoğan'a sorduğu soru üzerine Elysee Sarayı'nda soğuk rüzgar esti.

Sozcu.com.tr
android-time 18:37
Elysee Sarayı’nda gerilim: “Sen FETÖ ağzıyla konuşuyorsun”
Fransa'nın başkenti Paris'e giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransız mevkidaşı Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından Elysee Sarayı’nda resmi törenle karşılandı. İkili basın toplantısı düzenledi. Bir Fransız muhabirin Erdoğan'a sorduğu soru üzerine Elysee Sarayı'nda soğuk rüzgar esti.

Macron, Türkiye ile Fransa arasında ortak çıkarlar olduğunu söylerken ikili ilişkilerin masaya yatırıldığını söyledi. Macron, “Demokrasiler terörizmle savaşmalı fakat kanunun üstünlüğüne saygı duymalı” dedi ve birçok farklı konuyu gündeme getirdiğini ifade etti.

 

İki liderin açıklamalarından sonra basın mensuplarıyla soru cevap yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sorulan soru ise salonda gerilime sebep oldu. Fransız gazetecinin bir sorusuna, Erdoğan çok sert yanıt verdi. Fransız gazeteci Erdoğan’a, “Türkiye Suriye’ye TIR’larla silah gönderdi” dedi. Bu ifade üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sorunuzu anlamadım? Suriye’ye kim silah gönderdi” derken, “Kamyonlar, MİT servisinin kamyonları bulunmuş. 2014 Ocak ayında sınırda bulunmuş, içinde silah bulunmuş” yanıtını aldı.

İLGİLİ HABERCumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa'da Macron ile bir araya geldiCumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa'da Macron ile bir araya geldi

Bunun üzerine Erdoğan, “Sen FETÖ ağzıyla konuşuyorsun” dedi. Fransız gazeteci, “Gazeteci ağzıyla konuşuyorum” derken, Erdoğan, “Çünkü o operasyonu yapanlar FETÖ’nün savcılarıydı. Şu anda hapisteler. Operasyonu yaptılar. Bakın istihbarat teşkilatlarının bu tür operasyonlara yönelik, kamyonlarla silah taşımaya yönelik yetkileri vardır. Sen bana bu soruyu böyle soruyorsun da Amerika’nın 4 bin TIR Suriye’ye getirdiği silahları niye sormuyorsun? Gazetecisin ya. Bunları da araştırsaydın, niye bunların üzerine durmuyorsun? Bunları yazın. Sorularınızı sorarken bu noktada hassas olur. Ve bir başkasının ağzıyla konuşmayın. Ve bunları da kolay kolay karşınızda yutacak birisi yok, bilmenizi isterim. FETÖ ağzıyla konuşmamayı da lütfen öğrenin” yanıtını verdi.

İki lider Elysee Sarayı'nda gündemi değerlendirdi.

İki lider Elysee Sarayı’nda gündemi değerlendirdi.

Ortak basın toplantısında Macron’un açıklamalarından öne çıkan detaylar şu şekildeydi:

– Aramızdaki ilişkiler iyi gidiyor.

– Görüştüğümüz birinci konu terörizm oldu. PKK ile mücadele ediyoruz, bizce de bunlar terör örgütüdür. Bunların finansmanını çökertmek için çalışıyoruz.

– Terörle mücadeleyi birlikte sürdüreceğiz. Bunu ortak hamlelerle yapacağız.

– Suriye konusu da bizim için çok önemli. Suriye’deki iç savaşın Türkiye’de 3.5 milyon göçmeni ağırlamasıyla sonuçlandığını biliyorum. Birçok konuda ortak görüş birliğimiz var. Barış ve istikrarı bütün azınlığın tanınması ve hızlı bir geçiş dönemi sonucunda oluşmasını isteriz. Astana ve Soçi süreçleri askeri hamlenin azaltılması için önemli. Yeni yol haritası konusunda birlikte çalışmak isteriz Türkiye’yle. Bütün hassasiyetleri dikkate almak isteriz.

– Filistin konusunda iki devletli bir çözüm istiyoruz.

– Türkiye ile AB ilişkilerine değindik. Benim gözümde Türkiye’nin AB içerisindeki yeri çok çok önemlidir. Avrupa İnsan Hakları’nda kalması çok önemlidir. Türkiye Avrupa Konseyi kapsamında kalmalı. Geçenlerde katıldığım bir toplantıda Türkiye’nin tam bir şekilde bunlara üye kalmasını istedim. Bu herkesin çıkarınadır dedim.

– AB konusunda önemli bir diyalogun formüle dönüştürülmesi konusunda Juncker’in de yoğun bir şekilde çalıştığını biliyorum. Daha sakin bir diyalogun devamını isterim. Türkiye-AB ilişkilerinde iki yüzlülüğe son vermeliyiz.

– Temel haklar konusunda da ikili bir görüşmemiz oldu. Aramızdaki ilişki de içten, çok derin bir saygı duyuyorum. Darbeci, istikrarsızlaştırma girişimleri oldu ve buna hiçbir şey söyleyemem. Terör konusunda ortak hareket etmek istiyoruz.

– Mutabık olmadığımız konular olabiliyor. Bazı konulardan bahsettim, bu diyalog bugüne kadar çok iyi meyveler verdi. Bir gazetecilik öğrencisi Türkiye’de hapse düştüğünde bu diyalog sonuç verdi.

– 1992 Anlaşması kapsamında kurulan bir üniversite Galatasaray Üniversitesi, Sınırsız Gazeteciler Birliği ve diğer konuları da dile getirdik. Galatasaray Üniversitesi’ndeki akademisyen ve öğrencilerin durumu ve gözaltındaki gazetecilerin durumuyla ilgili endişelerimizi dile getirdik. Bu konuda görüşmeye devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanı da terör konusundaki hassasiyetini dile getirdi, biz de buna çok dikkatli bakacağız.

– Demokrasilerimiz hukukun üstünlüğünü kabul etmelidir. Başından beri oluşturduğumuz diyalog sayesinde iyi bir perspektifimiz var.

– Demokrasiler terörizmle savaşmalı fakat aynı zamanda kanunun üstünlüğüne saygı duymalı.

erdoganmacron

Cumhurbaşkanı Erdoğan basın toplantısında şu açıklamaları yaptı:

– Askeri ekonomik ticari kültürel, bütün bu alanları kapsayacak görüşmeler yaptık. Türkiye Fransa ilişkilerini, bölgesel ilişkileri, ciddi anlamda değerlendirme fırsatı bulduk.

– Her şeyden önce AB sürecinde sene 63, sene 2017; Türkiye bu kapıda bekletilen bir ülke. Ve Fransa AB´nin önemli bir ayağını oluşturuyor. Türkiye gibi başka bir ülke Avrupa içerisinde yok. Gerekçe de sunamıyorlar. Ve öyle ki, ilk zamanlar 15 fasıl üzerinden engellerken, fasılların sayısı 35´e çıktı. Yine daha sonra farklı bir yaklaşımla açıldı fakat kapatılmadı; hala da yaşıyoruz.

– Askeri alanda birbirimize güç katıyor; bugün burada Eurosam´la ilgili bir anlaşmayı da imzalamış olduk. Bir diğer NATO ülkesi İtalya´yı da içine alacak şekilde üçlü bir anlaşmaya imza atmış olduk. Şimdi sıra süratle üretime geçmek.

– Gıda ile ilgili adım da bana göre önemli. Bu, Türkiye 20 milyar euro gibi bir ticaret hacmine ulaşabilmektir hedef.

– Türkiye Fransa el ele verdiği zaman ulaşılamayacak bir hedef değildir. Bütün mesele ilgili bakanlarımızın, ilgili birimlerimizin, ticaret odalarımızın atacakları adımdır. Bir de üçüncü anlaşma çok büyük önem arz ediyor. Buna hayırlı olsun demekten başka bir şey düşmez bize; her iki ülke için de hayırlı olsun.

– Her iki ülkenin Exim bankları da adım atmış bulunuyor. Bundan da beklentilerimiz çok çok farklı.

– AB’nin fasılları artırması bizi yoruyor. Bu da bizi bir karara sürükleyecektir. Sürekli olarak ‘ne olur artık bizi de alıverin’ diyecek halimiz de pek yok. Bunu Fransa’dan söylüyorum, buradan sesleniyorum.

– Tek tek ele aldığımızda bir NATO’da beraberiz. Bizim stratejik ortaklığımız da var. Bugün Eurosam ile anlaşmayı imzaladık, bu da çok önemli bir adım. İtalya’yı da içine alacak şekilde üçlü bir anlaşmanın adımını da atmış olduk. Bundan sonrası süratle yola çıkmak, üretimine geçmek.

– Üzerinde durmamız gereken en önemli konu, terörle mücadele konusudur. 34-40 yıldır çok ciddi bedeller ödedik. Fransa’nın da çok ciddi bedeller yaşadığını da biliyoruz. AB’nin verdiği bir söz vardı Suriyeli mülteciler hakkında, ama verilen sözde durulmamıştır. Dünya Mülteciler Komisyonu’na bakıyorsunuz, oradan da ciddi bir rakam gelmiyor. Fakat biz bügün bunlara rağmen geri adım atmayacağız. Çünkü, biz bunu insani ve vicdani mesele olarak görüyoruz. Ülkemizde IŞİD’e karşı, sınırımızda da IŞİD’e karşı verdiğimiz mücadelemiz var. Ve şu anda PYD, YPG, PKK’nın yan örgütleridir.

–  Biz 15 Temmuz’da bildiğiniz gibi 251 şehit verdik. FETÖ terör örgütüne bu bedeli ödetti. Artık dostlarımızı aynı bedeli ödesin istemiyoruz. Biz PKK ile de FETÖ ile de IŞİD ile de aynı mücadeleyi vermeye devam ediyoruz. Bir diğer konu da Fransa´da FETÖ mensuplarına yönelik hassasiyet büyük önem arzediyor. PKK aynı şekilde Fransa´da kurumsallaşıyor.

– Fakat terör kendi kendine oluşmuyor. Terörün bahçıvanları vardır. Onlar gazetelerin köşelerinden bu bahçeleri sularlar. Gün gelir bu insanlar karşınıza terörist olarak çıkarlar. Temenni ederim ki Fransa böyle bir bedeli ödemez.

– Türkiye´de şu anda Suriye´den gelen mültecilerin sayısı 3.5 milyona ulaşmıştır. Bu insanlar 260-270 bin insan da çadırlarda ve konteyner kentlerde yaşıyor. Şimdiye kadar 30 milyar dolar harcama yaptık. AB söz verdi ama yerine getirmedi. Kendileriyle görüştüğümüzde verdik vereceğiz. Şimdiye kadar verdikleri rakam 900 milyon euro. Aynı zamanda mülteciler 600 milyon dolar oldu; o da ciddi bir meblağ değil. Fakat biz yine de geri adım atmayacağız ve en büyük desteği vermeye devam edeceğiz: Çünkü buna insani açıdan bakıyoruz.

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Son güncelleme: android-time 11:0006.01.2018
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more