Sözcü Plus Giriş

Nükleer rest: Biz de yaparız

Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Salman, İran'ın nükleer silah geliştirmesi halinde, Suudi Arabistan'ın da aynısını yapacağını söyledi.

07:44 -
Nükleer rest: Biz de yaparız

BBC Türkçe’de yer alan habere göre, Amerikan CBS kanalına konuşan Prens Salman, kendi ülkesinin nükleer silah geliştirmediğini belirtip “Ama, eğer İran nükleer bomba geliştirirse, şüphesiz, biz de en kısa zamanda aynısını yaparız” dedi.

İran, 2015 yılında altı büyük ülke ile varılan anlaşma uyarınca nükleer programını kısıtlamayı kabul etmişti. ABD Başkanı Donald Trump ise anlaşmadan çekilme tehdidinde bulunuyor.

Aynı röportajda Prens Salman, Kasım ayında neden İran’ın ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney için “Orta Doğu’nun yeni Hitleri” dediğini de açıkladı:

“Orta Doğu’da kendi projesini yaratmak istiyor, tıpkı döneminde genişlemek isteyen Hitler gibi.”

“Dünya genelinde ve Avrupa’da birçok ülke, bunlar yaşanmadan önce Hitler’in ne kadar tehlikeli olduğunun farkına varamamıştı. Aynı şeylerin Orta Doğu’da yaşanmasını istemiyorum.”

ABD’nin müttefiki Suudi Arabistan, 1988 yılından bu yana, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlatlaşması’nın imzacısı.

Suudi Arabistan’ın daha önce kendi nükleer silahlarını geliştirme girişiminde olduğu biliniyor. Ama Riyad’ın aynı zamanda Pakistan’ın nükleer silah projelerine de yatırım yaptığı bildiriliyor.

‘Pakistan’a nükleer yatırım’


Eski İsrail askeri istihbarat yetkilisi Amos Yadlin, 2013 yılında İsveç’teki bir konferansta İran’ın nükleer bombaya sahip olması durumunda ‘Suudilerin bir ay bile beklemeyeceğini, hali hazırda bir bombanın parasını zaten ödediklerini ve ihtiyaçları olduğunda da Pakistan’a gidip getireceklerini’ söylemişti.

İran’ın da Nükleer Silahların Yayılmasını Önlenmesi Anlaşması’nda imzası var. Tahran, nükleer programının barışçıl amaçlı olduğunu söylüyor.

İran’ın 2015’te anlaşmaya varması karşılığında ülke ekonomisinin belini büken yaptırımlar da kaldırıldı.

Anlaşma eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalandı ve dış politikası açısından dönemin en büyük başarılarından biri olarak gösterildi.

Obama’dan sonra Beyaz Saray’a geçen Donald Trump ise anlaşmanın ‘tarihin en kötü anlaşması’ olduğunu söylüyor.

Trump’ın görevden aldığı eski Dışişleri Bakanı Rex Tillerson da anlaşmayı destekliyordu. Trump, İran anlaşması konusunda fikir uyuşmazlığı yaşadıklarını söylediği Tillerson’un yerine eski CIA başkanı Mike Pompeo’yu getirdi.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more