Reklamsız Sözcü

Domino etkisi kaçınılmaz olur

Yüksek faiz ve kur, ekonomiyi sert inişe zorlayabilir. Yurt içine sıcak para girişinin uzun süreli olabilmesi ekonomi ve siyasetin çizeceği profile bağlı…

Mehtap ÖZCAN ERTÜRK
android-time 08:52 9 Temmuz 2018
Domino etkisi kaçınılmaz olur
Yüksek faiz ve kur, ekonomiyi sert inişe zorlayabilir. Yurt içine sıcak para girişinin uzun süreli olabilmesi ekonomi ve siyasetin çizeceği profile bağlı…

Türkiye'ye ilişkin sorular ve sorunlar artık iyice ısınan ekonomide ‘sert çakılmaya' neden olabilecek bir aşamaya geldi. Yüksek faiz, yüksek enflasyon, yüksek kur ve artan cari açık çemberinde belirsizliğe sürüklenen Türkiye ekonomisi için dış finansman akışının devamı hiç olmadığı kadar önemli.

Yabancı yatırımcıların ise ‘ne olursa Türkiye'de yeniden alım yaparsınız?' sorusuna net bir yanıt veremeyecek kadar Türkiye'ye yönelik kafaları karışık.

Bu hafta yeni kabinenin piyasaları olumlu ya da olumsuz etkilemesi muhtemel. Sistemi ve ekonomik sorunları bilen isimlerin devam etmesi piyasaları pozitif etkileyebilir. Değişim olması durumunda ise gelecek kişilerin söylemlerine göre piyasadan tepki gelebilir. Diğer yandan bugüne kadar tam 7 kez uzatılan olağanüstü halin (OHAL) süresi 18 Temmuz itibarıyla sona eriyor. OHAL'in kalkacak olması piyasaları olumlu yönde etkiliyor.

MERKEZ BANKASI BEKLENECEK

Geçen hafta rekor yükseliş gösteren enflasyon rakamlarının ardından 4.72 lira üzerine yükselen dolar 4.57 lira seviyesine geriledi. Kurda son günlerde yükseliş atakları 4.70'li seviyelerde sınırlı kalıyor ancak kurdaki düşüşler de aynı şekilde sınırlı kalıyor. Çünkü, dolar 4.55 lira seviyelerine gerilese bile hem bireyler tarafında hem de reel sektör tarafında alımlar gözleniyor. Dolayısıyla, düşüş trendi de sınırlı kalıyor.

Hem Borsa İstanbul hem de kurda oluşan olumlu havanın çok uzun soluklu olmayabileceğini öngören uzmanlar, 300 baz puan seviyesinde hareket eden Türkiye kredi risk primine dikkat çekiyor. Borsanın ise uzun soluklu bir yükseliş trendine girmesi için faizlerde bir düşme olması gerektiği belirtilirken, son enflasyon verisinin ardından Merkez Bankası'nın (MB) 24 Temmuz'daki toplantıda bir hamle yapması bekleniyor. Sonuç olarak, Türkiye yatırımcı açısından cazip bir profil çizmediği sürece yurt içine olan fon akımlarının kısa süreli olacağı ve piyasalardaki dalga boylarının artacağı ifade ediliyor.

HENÜZ MALİYETLERE YANSIMADI

Geçen hafta içinde açıklanan enflasyon rakamları piyasa beklentisinin çok üzerinde yüzde 15.39 arttı. Gelen rakamlar enflasyondaki yükselişin sadece gıda kaynaklı olmadığını, çekirdek enflasyonun da yükselmeye devam ettiğini gösterdi. Kur geçişkenliğinin devam ettiğini belirten uzmanlar, üretici fiyatlarında yükselişin henüz maliyetlere yansımadığına dikkat çekiyor. Yani en kötü geride kalmadı. Önümüzdeki aylarda yüzde 16 ve üzeri rakamlar görebileceğimiz belirtiliyor. Dolayısıyla uzmanlar, enflasyonun daha yukarı hareket edeceği düşünüldüğünde, Merkez Bankası'nın 125-150 baz puan faiz artırması gerektiğini söylüyor.

YUMUŞAK İNİŞ MÜMKÜN MÜ?

Gedik Yatırım Stratejisti Gizmen Nalbatlı, “Ekonomide yumuşak inişin koşulları nasıl yaratılır?” sorusunu ise şöyle yanıtladı: “Dünyada para musluklarının kısılmaya başladığı bu dönemde yüksek faiz ve yüksek kur ikilisiyle ekonomik yavaşlamaya gireceğimiz kesin. Bu dönemin en az hasarla atlatılması için ekonomi politikalarının çok yerinde olması ve hane halkı tüketiminin yavaşlaması ve tasarrufları artırıcı önlemler gerekiyor. Genel olarak tüketim kaynaklı büyüdüğümüz için, cari açığımız sürekli artıyor. Bu en önemli sorunlardan biri. Kısaca yapılması gereken ama bir türlü yapılmayan yapısal reformlarla birlikte daha önce uygulanan kredi kartına taksitle satılan ithal ürünlerin kısıtlanması, bankaların kredi hacimlerine sınırlandırmalar getirilmesi gibi önlemler yumuşak iniş koşullarını yaratabilir.”

KAFALAR KARIŞIK SORUNLAR YIĞINLA

Garanti Yatırım Birim Müdürü Ekonomist Tufan Cömert son yayınladığı piyasa yorumunda haziran ayının son haftasında Londra'da kurumsal müşterileri ziyaret ettiğini aktardı. Cömert, önümüzdeki döneme dair yabancı yatırımcıların kafalarına takılan ve Türkiye pozisyonlarını artırmamalarına neden olan soru işaretlerini, görüşlerini ve yorumlarını, “Yeni ekonomi takımının kimlerden oluşacağı önemli. Ekonominin soğuması gerekirken, büyüme yanlısı politikalar uygulanmaya devam edilecek mi? Maliye politikası yeniden sıkılaşacak mı? Bu yapılırsa, yüksek faiz ortamında Türkiye nasıl büyüyecek? Büyüme yavaşlarsa banka bilançoları nasıl etkilenecek? Enflasyondaki yükseliş sonrasında Merkez Bankası'nın (MB) yeniden faiz artırması gerekir, MB bunu yapabilecek mi?” şeklinde özetledi. Cömert, piyasa yorumunda görüştükleri fonların çok büyük bir kısmında Türkiye pozisyonlarının iyice azaltılmış olduğunu, kalanının da getiri ölçütlerine göre nötr pozisyon taşıdıklarını belirtti ve tüm yatırımcılara ‘Ne olursa Türkiye'de yeniden alım yaparsınız?' sorusunu sorduğunu ve bu soruya çok net bir yanıt alamadığını aktardı.

ARDI ARDINA GOLLER YEDİK

MB'nin faiz artırmasının önemli bir sinyal olacağını belirten Cömert, ekonomi ekibi ve reformlar konusundaki kararlılığın önemli olacağını ifade etti. Cömert, küresel piyasalar toparlanmadıkça ya da Türkiye yatırımcı açısından cazip bir profil çizmediği sürece sermaye girişinin kısa süreli olacağını ve piyasalardaki dalga boylarını artıracağını ifade etti. “Şubat ayından bu yana Türkiye piyasalarına yatırım yapmak tek kale oynanan bir maç gibi oldu, tabiri caizse kalemizde peş peşe goller gördük” diyen Cömert, “Kabul edelim ki bu maçı çevirmek zor, oldukça zor hatta… Birçok şeyin aynı anda lehimize işlemesi gerekir” diye devam etti.

6662’ye SOZCU yaz gönder, reklamsız sözcü plus’a anında abone ol. (Türkiye'den)

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more