Reklamsız Sözcü

28 Şubat davasının gerekçeli kararı açıklandı

28 Şubat dönemine ilişkin 103 sanıklı davada, dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı ve Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir'in de aralarında bulunduğu 21 sanığın müebbet hapse çarptırılması, 68'inin beraatı, 14 sanık hakkındaki davanın ise düşürülmesine ilişkin gerekçeli karar açıklandı. Kararda "REFAHYOL Hükümetinin istifasıyla sanıkların eylemleri arasında nedensellik bağı bulunduğu" belirtildi.

android-time 21:45 3 Temmuz 2018
28 Şubat dönemine ilişkin 103 sanıklı davada, dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı ve Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir'in de aralarında bulunduğu 21 sanığın müebbet hapse çarptırılması, 68'inin beraatı, 14 sanık hakkındaki davanın ise düşürülmesine ilişkin gerekçeli karar açıklandı. Kararda "REFAHYOL Hükümetinin istifasıyla sanıkların eylemleri arasında nedensellik bağı bulunduğu" belirtildi.

Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mustafa Yiğitsoy ile Üye Hakimler Turhan Kök ve Tuba Büyükşahin’in yazdığı gerekçeli karar tamamlanarak, UYAP’a yüklendi.  Toplam 3 bin 833 sayfalık gerekçeli kararda, “Dava konusu olayda, hükümeti cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etme eylemini gerçekleştirmek üzere, bir kısım sanıkların önceden gizlice ittifak etmiş oldukları anlaşılmaktadır” ifadesine yer verildi.

“FİKİR VE EYLEM BİRLİĞİ”

“REFAHYOL Hükümeti’nin istifa ettirilmesi ile faillerin eylemleri arasında illiyet (nedensellik) bağı bulunduğu” belirtilen kararda, “faillerin fikir ve eylem birliği içinde ve bir organizasyon dahilinde atılı suçu işledikleri” vurgulandı. Batı Çalışma Grubu’nun (BÇG) 54. Hükümeti düşürme amacıyla faaliyet yürüttüğü ifade edilen kararda, dönemin Genelkurmay Başkanı Karadayı ve Genelkurmay 2. Başkanı Bir’in, “54. Hükümetin düşürülmesine yönelik tüm faaliyetlerden bilgileri olduğu” ve “suça iştirakleri konusunda mahkemenin tam bir vicdani kanaate vardığı” bildirildi.

İTİRAZLARIN NEDEN REDDEDİLDİĞİ İRDELENDİ

Kararda, “Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesinin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin hiçbir unsuruna demokratik düzeni ortadan kaldırma, askeri dikta kurulmasına yol açabilecek askeri müdahalede bulunma yetkisi vermediği” vurgulandı. Gerekçeli kararda, bazı sanıkların görevleri gereği Yüce Divan’da yargılanmaları gerektiği yönündeki itirazlarının neden reddedildiği de irdelendi.

Buna göre, geçmişte Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı görevlerini yapmış bazı sanıkların Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesinde, askeri personel diğer sanıkların askeri mahkemelerde yargılanmaları gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesinin istendiği hatırlatıldı. Görev konusundaki yasal mevzuata yer verilen gerekçede, Anayasa’nın kaldırılan 145. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde “Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlara ait davalar her halde adliye mahkemelerinde görülür” şeklinde bir düzenlemeye yer verilerek, bu suçların yargılamasında askeri yargının görevli olmadığının tespit edildiği vurgulandı.

28-subat

“ANİ BİR KARARLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ”

Ankara 5’inci Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında, Sincan’ın işlek caddelerinde tankların ve zırhlı araçların 4 Şubat 1997’de yürütülmesinin, sanıklardan dönemin Genelkurmay 2’nci Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir’in bilgisi dahilinde, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Hikmet Köksal’ın emriyle ani bir kararla gerçekleştirildiği ifade edildi.

Tankların ve zırhlı araçların yürütülmesinin önceden planlanan bir tatbikat ve eğitim yürüyüşü olduğunun delili bulunmadığı belirtilen kararda, 3 Şubat 1997 gecesi acilen Köksal tarafından verilen emir üzerine tankların Sincan’ın en işlek caddesinde yürütüldüğü, bunun basın yayın organlarına haber verildiği, manşetten verilen haberlerde tankların ve zırhlı araçların yürütülmesinin hükümete karşı askeri müdahale hazırlığı olarak değerlendirildiği aktarıldı.

İLGİLİ HABER28 Şubat davasında müebbet alan o isimler!28 Şubat davasında müebbet alan o isimler!

Başbakan, Başbakan Yardımcısı, bakanlar ve birçok milletvekilinin tankların ve zırhı araçların yürütülmesini “askeri müdahalenin habercisi” olarak yorumladığı aktarılan kararda, “Sincan’ın işlek caddelerinde tankların ve zırhlı araçların yürütülmesinin, 54’üncü Cumhuriyet Hükümeti’ni cebren düşürmeye, devirmeye elverişli bir eylem olarak kabul edildiği” bildirildi.

28 ŞUBAT 1997’DEKİ MGK

Gerekçeli kararda, 28 Şubat 1997’deki MGK’nın ardından yayımlanan basın bildirisinde, “Açıklanan bu esaslar aksine davranışların, toplumumuzda huzur ve güveni bozarak yeni gerginliklere ve yaptırımlara neden olacağı değerlendirilmiş.” ifadesinin kullanıldığına işaret edilerek, basın bildirisindeki “yaptırımın” ne manaya geldiğinin açıkça belirtilmediği, ancak bu ifadelerin “meşru hükümete baskı ve tehdit içerdiğinin kabul edildiği” belirtildi.

Gerekçeli kararda, Batı Çalışma Grubu’nun (BÇG) anayasa ve yasada teşkilatlanmasının olmadığı, hükümetin bilgisi dışında kurulduğu ve son toplantısını 54’üncü Cumhuriyet Hükümeti’nin 18 Haziran 1997’de istifa ettirilmesinden önce 16 Haziran 1997’de “Batı Çalışma Grubu Toplantısı” adı altında yaptığı ifade edilerek, bu tarihten sonra “Batı Çalışma Grubu” adıyla toplantılar yapılmadığı ve toplantının “İç Güvenlik Toplantısı” ismiyle yapıldığı anlatıldı.

Hükümetin istifa ettirilmesinden başka değişikliğin olmadığı bir dönemde toplantının isminin değiştirilmesinin hukuki ve mantıklı bir gerekçesi olamayacağına işaret edilen kararda, BÇG faaliyetlerinin anayasal ve yasal görev ve yetkiler kapsamında kalmadığı, hükümetçe verilen talimat gereği de kurulmadığı, hukuki dayanağı olmadan kurulan BÇG’nin yasal dayanağı olmayan faaliyetlerde bulunduğu vurgulandı.

İLGİLİ HABER28 Şubat davasında sıra medyada28 Şubat davasında sıra medyada

MÜEBBET HAPİS VERİLMİŞTİ

Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi, yargılama sonucunda 103 sanıktan Karadayı ve Bir’in yanı sıra dönemin Genelkurmay Harekat Başkanı emekli Orgeneral Çetin Doğan ve eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Halil Kemal Gürüz’ün de aralarında bulunduğu 21 sanığı suç tarihinde yürürlükteki ve lehlerine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 147. maddesi uyarınca, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni cebren düşürmeye ve devirmeye iştirak” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırmış, sanıkların yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarını takdiri indirim nedeni kabul ederek, cezalarını müebbet hapse çevirmişti.

Yargılama sürecinde hayatını kaybeden Teoman Koman, Eser Şahan, Salih Eryiğit ve Tevfik Özkılıç hakkındaki davayı ölmüş olmaları, 10 sanık hakkındaki kamu davasını ise zaman aşımı nedeniyle düşüren mahkeme, 68 sanığın ise suçları işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle beraatına hükmetmişti. AA

6662’ye SOZCU yaz gönder, reklamsız sözcü plus’a anında abone ol. (Türkiye'den)

Son güncelleme: android-time 00:0604.07.2018
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more