Sözcü Plus Giriş

‘Akın Öztürk gelmek için yalvardı’

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, Genelkurmay çatı davasında ifade verdi. Güler, 15 Temmuz gecesi Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Salih Zeki Çolak’a ‘’Tutuklama yetkisi verdiğini’’ açıkladı. Güler, darbe girişimi bastırıldıktan sonra eski Orgeneral Akın Öztürk’ün Akıncı üssünden birlikte ayrılmak için kendisine ‘’Yalvardığını’’ da anlattı. Güler 4 sayfalık ifadesinde şunları söyledi:

Asuman ARANCA
14:21 -
‘Akın Öztürk gelmek için yalvardı’

FİDAN ARADI: 15 Temmuz günü saat 14.00’te başlayan bir toplantıydık. MİT Müsteşarı aradı. Bir subayın MİT’e giderek önemli şeylerden bahsettiğini, yardımcısını bana göndermek istediğini söyledi. Yardımcısı Genelkurmay Karargahına gelerek detayları anlattı. Ben de konuyu Genelkurmay Başkanına ilettim. Hakan Fidan'ı arayarak karargaha davet ettik. Müsteşar, konunun daha büyük bir olayın parçası olabileceğini söyledi.

HAVA SAHASI KAPANDI: Genelkurmay Başkanı Akar, 18.30'da hava sahasının her türlü askeri uçuşa yasaklanması emrini verdi. Bu esnada MİT Müsteşarı, Cumhurbaşkanımızın Koruma Müdürünü arayıp ‘Saldırı olursa yeterince personelin ve silahın var mı?’ diye sordu. Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı Salih Zeki Çolak'ı çağırıp, Adli Müşaviri de alarak Kara Havacılık Okuluna gitmesini, orayı kontrol etmesini, gerekirse tutuklama yapmasını emretti.

BAŞIMA MASKE TAKTILAR: Akabinde ben günlük faaliyetlerin icrası için odama geçtim. Saat 21.25 sıralarında kapı açıldığı ‘Yat, yere yat' diye bağıranlar oldu. Silahlı kişiler üzerime atıldılar, zorla yere yatırdılar. Ağzımı bantladılar, başıma maske geçirdiler. Bu esnada emir subayı Mehmet Akkurt’u gördüm. Dalga geçer gibi, ‘Komutanım merak etmeyin, bu bir tatbikat’ dedi. Beni sürükleyerek binadan dışarı çıkardılar, bir araca bindirdiler. Nizamiyeden çıkarken ateş açıldı araca mermi isabet etti.

ÇAY VE ÇEREZ İKRAMI: Sonra 2 kişi ile birlikte helikoptere bindirilip Akıncı üssüne götürüldük. Burada karanlık bir odaya aldılar. Elim kelepçeliydi, dizlerim de kanıyordu. Arkasından Akın Öztürk odaya girdi, ‘Yav Yaşar, sen burada ne geziyorsun? Senin burada olduğundan haberim yok’ dedi. Gözlerimi açtı, ellerimi ve ayaklarımdaki kelepçeleri de kesti ve çay, su, çerez getirmelerini söyledi.

ZEKAİ PAŞA İLE ŞİFRE: Ertesi gün 16.00 gibi evimi aradım. Konuttaki görevliye eşime iyi olduğumu söylemesini istedim ve ‘Zekai Aksakallı'yı ara, beni bu telefondan arasın. Üç defa zilin çalmasına müteakip açacağım' dedim. Bir süre sonra telefon çaldı. Üçüncü çalmayı müteakip telefonu açtım. Arayan Zekai Paşaya durumu anlattım. Bulunduğum odayı anlasınlar diye oda pencerelerinden yere yakın olanı açık bırakacağımı söyledim.

ÖZTÜRK YALVARDI: Bir süre sonra Akın Öztürk tekrar geldi, oradakilerin teslim olmaya karar verdiklerini söyledi. Saat 18.00 gibi Özel Kuvvetler Komutanlığından bir ekip geldi, beni aldılar. Bu esnada Akın Öztürk yalvararak, ‘Ben de sizinle geleyim’ dedi. 7-8 rehineyi daha kurtardık. Dört araçla Akıncı Üssünden ayrıldık, Akın Öztürk’ü orada bıraktık, ben saat 19.15 sıralarında eve ulaştım. Hain darbe girişimi içinde bulunanlar başta olmak üzere şahsıma karşı eylemde bulunan herkesten şikayetçiyim.

Son güncelleme: 06:04 24.03.2018
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more