Sözcü Plus Giriş

Bahçeli: Bunlara hayat haram edilmeli

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM'deki grup toplantısında partilere seslendi. Bahçeli'nin gündeminde çocuk istismarı ve kadına yönelik şiddet var. Bu konuda yapılacak yasal düzenlemelere destek vereceklerini açıklayan Bahçeli, "Kim ki çocukların hakkını, hukukunu inkar ve imha etmeye kalkıyorsa ya anasından doğduğuna pişman edilmeli, ya da kurulacak bir dar ağacında boğazına yağlı urgan geçirilmelidir." dedi

null
Güncellenme: 14:27, 20/02/2018
Bahçeli: Bunlara hayat haram edilmeli

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu.

-Bahçeli’nin gündeminde çocuk istismarı ve kadına yönelik şiddet var.  Bu konuda yapılacak yasal düzenlemelere destek vereceklerini açıklayan Bahçeli, “Kim ki çocukların hakkını, hukukunu inkar ve imha etmeye kalkıyorsa ya anasından doğduğuna pişman edilmeli, ya da kurulacak bir dar ağacında boğazına yağlı urgan geçirilmelidir.” dedi

-Bahçeli’nin bir diğer gündem konusu da Zeytin Dalı Harekatı’ydı. Harekat hakkında son bilgi veren Bahçeli, “Halen Afrin’de ne işiniz var diyenler geçmişte ne işiniz var Viana kapılarında ne işiniz var diyenlerdir.”  ifadelerini kullandı.
Afrin’de 320 kilometrelik karasal alanda güvenliğin sağlandığını belirten Bahçeli, “Şu ana kadar 1715 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Verdiğimiz şehit sayısı 32, sivil kaybımız 9’dur. 170 askerimiz yaralanmıştır. Aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum.” diye konuştu.

-Esat güçlerinin Afrin’e gireceği haberlerine de değinen Bahçeli “Esad ise Afrin’e girerse, PKK,YPG ile aynı cepheye düşerse sonuçlarına katlanmak durumunda kalacaktır.” dedi

-Bahçeli konuşmasında Türkiye-ABD ilişkileri ve ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’un Türkiye ziyaretini de değerlendirdi. “ABD’nin Suriye’deki temel hedefinin terör örgütünü meşru bir yönetim kılıfına sokmak istediği sır değildir.” diyen Bahçeli, “Kuzey Irak modelinin, Kuzey Suriye modeline uyarlanma hazırlığı medyaya bir yansımıştır.” diye konuştu

-AKP-MHP ittifakında gelinen son durum hakkında bilgi veren Bahçeli toplantılar sonrası yapılacak yasal değişikliler konusunda mutabakata varıldığını, yapılacak 26 maddelik yasa teklifinin yarın Meclis’e sunalacağını açıkladı. Bahçeli çalışmalardan dolayı Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve heyette bulunun iki parti üyelerine teşekkür etti.

Bahçeli’nin konuşmalarından satır başları:

Kalem ve fikir sahipleri sosyal krizlere, ahlaki bunalımlara manevi dokunuşları ile cevap üretmek durumundadır. Diken battığı yerden, battığı zaman çıkarılmalıdır. Bekanın çöküşü yalnızca güvenlik duvarlarının yıkılması ile gerçekleşmez. Ahlak sönerse beka silinir gider. Milli ruh demek milli ahlak demektir. Bunun tersi de doğrudur. Milli bekanın geleceği, milli ahlakın varlığı ile temellenmiştir.

BU BİR BEKA SORUNUDUR

Özellikle Adana ve Antalya’da vuku bulan çocuk istismarları duygu sahibi her vatan evladını infiale sürüklemiştir. En rezil, en çarpık suçlar kadınlara, bebeklere, çocuklara karşı işlenmiş ve işlenmektedir. Milletimizin tamamı beddua ile tepki göstermişlerdir. Nasıl ifade edeceğiz? Bir sapığın günahı mı diyelim, bir pedofili vakası mı görelim? Allah için durup sorgulayınız. Tertemiz sabinin gözüne bu şartlar altında nasıl bakacağız, onlara ne anlatacağız? Çocuklarına kastedilmiş bir medeniyetin umutları kırgın, hayalleri kırıktır. Cinsel obje görülen, evlilik yaşı ile ilgili toto oynar gibi görüşler paylaşılan millettin hüznü dağlar kadardır. Telafisi aciliyet arz eden bir ahlak görevidir. Bu da bir beka sorunudur. Üstesinden gelinmesi mecburiyettir.

Sorumluluklarımız sadece siyasetle kısıtlı görülmemelidir. Durduramıyorsak mutlaka yapılması gereken bir şey eksiktir. Nesillerimizi heba edemeyiz. Gelecekten tasarruf yapamayız. Alçaklara, namussuzlara çocuklarımızı asla teslim edecemeyiz. Çocuğa sahip çıkamazsak medeniyetimiz ile övünmeye hakkımız kalmayacaktır. İnsanlığı çoğaltmaktan başka seçeneğimiz yol kalmamıştır. İman, imansızlıktan, ahlak, ahlaksızlıktan korkmayacaktır. Kadına el kalktığı müddetçe, çocuklarla ilgili cinsel istismar suçları duyulduğu sürece demokrasiden bahis açmak imkansızdır.

BUNLARA HAYAT HARAM EDİLMELİDİR

Sapıklığın yeşerdiği sosyal bünye süratle tedavi edilmelidir. Bunlara hayat haram edilmeli, günyüzü ise ilelebet karanlığa dönüştürülmelidir. Yasal düzenlemeler şu ana kadar sonuç vermemiştir. Şiddet devam etmektedir. Bu selin önüne geçmezsek, meçhul akıbetlere sürüklenmemiz kaçınılmazdır. BM tarafından 20 Kasım 1989’da onaylanan Çocuk Hakları Sözleşmesi bir insan hakları belgesidir. Türkiye 1990’da imzalamıştır. Zararlı etkilerden istismar ve sömürüden korunma hakkı insanlık vicdanının teminatı altındadır. Kim ki çocukların hakkını, hukukunu inkar ve imha etmeye kalkıyorsa ya anasından doğduğuna pişman edilmeli, ya da kurulacak bir dar ağacında boğazına yağlı urgan geçirilmelidir.

TÜRK MİLLETİ HAFİFE ALINAMAZ

“Ne arıyorsunuz Afrin’de” diyenlerle, “Afrin’e girmeyin” uyarısı yapanlar zihniyet itibarıyla ihanet madalyonunun iki yüzüdür. Haklarından taviz veren bir milletin yaşaması tesadüflere bağlıdır. Biz öyle bir milletiz ki zoru başarır, imkansıza diz çöktürürüz. Bu milli iman ve irade hamd olsun henüz canlılığından bir şey kaybetmiş değildir. Kutlu mazimiz, parlak geleceğimizin kefilidir. Biz millet olarak bir elimize sancağımızı, diğer elimize ise kefenimizi alarak kervan kervan yola koyulduk. Türk milleti hafife alınamaz. Türkiye görmezden gelinemez. Varsayalım hafife aldılar, biliniz ki Türk milleti hiçbir kursağa sığmaz, hiçbir şer güce kurban edilemez. Küresel ve bölgesel düzeyde her türlü engellemeye rağmen Zeytin Dalı Harekatı 32. gününe girmiştir. Mehmetçik, ÖSO ile birlikte aşama aşama Afrin’e yaklaşmaktadır. 320 kilometrelik karasal alanda güvenliğin sağlandığı anlaşılmaktadır. Şu ana kadar 1715 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Verdiğimiz şehit sayısı 32, sivil kaybımız 9’dur. 170 askerimiz yaralanmıştır. Aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum.

“BUNLAR YPG’YE MEFTUN, PKK’YA VURGUN”

CHP Parti Meclisi'ne seçilen bir şahsın; “hayatta hiçbir laftan tiksinmedim, şehitler ölmez vatan bölünmezden tiksindiğim kadar” hakaretini ayaklarımın altında çiğniyor ve diyorum ki: Sevseler de sevmeseler de, beğenseler de beğenmeseler de, şehitler ölmez vatan bölünmez. Bayrak inmez, ezan dinmez. Bunlar YPG'ye meftun, PKK'ya vurgun, şehitlere suskundur.
Bunlar FETÖ'ye hayran, milli şuura hasımdır. Ve de bunların Atatürk'le yolları ayrılmış; kimisi Pensilvanya'ya, kimisi Kandil'e, kimisi de PYD/YPG üzerinden Washington'a hızla dümen kırmıştır. Mehmetler Afrin'de başarıyla ilerledikçe içimizdeki müstevli kalıntıları telaşlanmakta, iftira ve ihanet mangasındaki yerlerini soluk soluğa almaktadırlar.

“GANDİSİNİ, MUHASEBECİSİNİ, MUHALLEBİCİSİNİ BİLMEM…”

Ederi bir dolar olanlar da satılmışlıklarını unutarak bize küstahça, çok kaba bir dille, ağır ifadelerle sataşmaya kalkışmaktadır. Gandisini, muhasebecisini, muhallebicisini bilmem; yaptıklarıyla küçülenler kirli sözlerle büyüyeceklerini asla zannetmesinler. Dünya dönüyor dönmesine de, yörüngesi olmadan fırıl fırıl dönen omurgasızlara ne diyeceğiz?
Kibrit çöpü kadar ışık saçmayanların kendilerini olimpiyat meşalesi sanmaları akıl tutulması, ahlak karmaşası, şuur kaosuna işarettir ki, bunların sonu kendi anlayışları gibi kapkaranlıktır. Afrin'de olağanüstü bir beka mücadelesi sürerken, cephe gerisinde fitne kuyusu kazmak dalalet, densizlik ve bozgunculuktur.

Türk milleti kötü niyet sahiplerini açık bir şekilde görmekte, gerekli notlarını almaktadır. PKK/PYD/YPG hem saldırıp hendek kazmakta, hem de Türkiye'deki uzantılarıyla Zeytin Dalı Harekatı'nı sabote etmeye çalışmaktadır. Ancak bu çırpınışlar beyhudedir. Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi oyunu oynarlarsa oynasınlar, Afrin terörden mutlaka arındırılacaktır. Ve Afrin'e Türk askeri girecek, ay yıldızlı al bayrağı hak ettiği yükseğe, istiklalimizin manzum eseri eşliğinde eninde sonunda gururla çekecektir. Bundan kaçış yoktur. Bundan kurtuluş da yoktur. Teröristler kaçtıkları yere kadar kovalanmalıdır.

AFRİNDEN GERİ DÖNÜŞ YOKTUR

Hazırlayıp tuzakladıkları el yapımı patlayıcılar, mayınlar bumerang gibi dönüp hainleri vuracaktır. Kazdıkları çukurlar, açtıkları hendekler sonlarını getirecektir. En son terörist teslim alınasıya veya yok edilesiye kadar Türk milleti dua ve desteğiyle kahramanların yanındadır. Afrin'den geri dönüş, beka davasından en ufak taviz yoktur, olmamalıdır. YPG'nin kadınları silahlandırması, çocuklara silah dağıtması, masumları kalkan olarak kullanması, sivillerin arasına gizlenme çabası, inanıyorum ki, hiçbir işe yaramayacaktır. Korkunun ecele faydası nerede görülmüştür? İhanetin imana galebe çalması ne zaman duyulmuştur?

“ESAD AFRİN’E GİRERSE SONUÇLARINA KATLANCAKTIR”

Esad ise Afrin’e girerse, PKK,YPG ile aynı cepheye düşerse sonuçlarına katlanmak durumunda kalacaktır. Afrin, Şam yönetiminin aklına yeni mi gelmiştir? Bu nasıl bir çarpıklıktır. Türkiye Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılıdır ancak Esad, kendi topraklarından bize yönelen terör tehditlerine karşı başa çıkmak için girişime yönelmemiştir. Afrin’de açık tavır alması felakete davetiye işlevi görecektir. Türkiye, Afrin’de bir savaşın tarafı değil, terörle haklı bir mücadelenin içindedir. Suriye yönetiminin Türk ordusuna işgalci demesi de yalnızca hezayandır. Kimsenin toprağında gözümüz yoktur. Ama kimsenin de topraklarımızda gözünün olmaması tarihi bir mükellefiyettir. Gözü olan varsa, o gözü çıkarmasını, çomak sokmasını çok iyi bilir, çok da iyi yaparız.

“ABD’NİN SURİYE’DEKİ HEDEFİ SIR DEĞİLDİR”

Zeytin Dalı Harekatı sürerken Türkiye ile ABD arasında geçen hafta yoğun görüşme trafiği yaşanmış gergin ilişkiler yumuşama göstermiştir. Biz atılması gereken adımların neler olduğunu ifade etmiştik. Görüşlerimizi aynısı ile muhafaza ediyoruz. Terör tehdidinin ortadan kaldırılmasına yönelik iradeden taviz verilmesinin söz konusu olmadığını söylemiştik. Terör örgütüne desteğin derhal kesilmesini söylemiştik. Peş peşe yapılan çelişkili açıklamalar kuşkularımızı tetiklemiştir. Suriye’de muhtemel bir otonom bölge girişiminde olduğu tespit edilmiştir. ABD’nin Suriye’deki temel hedefinin terör örgütünü meşru bir yönetim kılıfına sokmak istediği sır değildir. Kuzey Irak modelinin, Kuzey Suriye modeline uyarlanma hazırlığı medyaya bir yansımıştır.

“NATO ÜYESİ TÜRKİYE MİDİR, YOKSA PKK, PYD MİDİR?”

NATO bize sınır çizmeyi bırakmalı, terör örgütlerine karşı safını belirlemelidir. NATO üyesi, Türkiye midir, yoksa PKK, PYD midir? Kötü günmüzde yanımızda olmayan NATO’yu iyi günümüzde ne yapalım? ABD’li Savunma Bakanı YPG ile PKK’yı birbirinden ayırma senaryosunu devreye almak isterken bu kez de Dışişleri Bakanı, silah vermediklerini ifade etmiştir. Kabine arkadaşları ile birer gün arayla ters düşmüştür. Silahın ağırı, hafifi olmaz. Silah, silahtır. PKK 5 bin tır ciklet mi göndermiştir?

AK PARTİ-MHP İTTİFAK GÖRÜŞMELERİ

AK Parti ile ittifak görüşmeleri tamamlanmıştır. Toplantılar başarılı, özverili ve samimi bir havada geçmiştir. Milli Mutabakat Komisyonu 9 defa toplanmış, 22 saat çalışmıştır. Yapılacak yasal düzenlemelerin son şekli verilmiştir. 2 değerli arkadaşımızın basın toplantısı düzenleyerek ittifakın muhtevası hakkında bilgi vereceklerdir. Yasa teklifi TBMM’ye sunulacaktır. Sayın Cumhurbaşkanına huzurlarınızda içtenlikle teşekkür ediyorum. TBMM’ye sunulacak kanun teklifinin ve 2019’u kapsayacak milli ittifakın milletimize hayırlı olmasını Allah’tan niyaz ediyorum.

ŞEHİT VE GAZİ YAKINLARI İÇİN KANUN ÇAĞRISI

TBMM’de geçen yıl kasım ayında kabul edilen 7061 sayılı kanunla gazilerimizin memur unvanlı kadro ve pozisyonlarına atanmaları düzenlenmiştir. Şehit ve gazi yakınlarının da memur unvanlı kadro ve pozisyonlara atanmalarını ifade etmek isterim. Onları her zaman onurlandıracak davranışlarda bulunmalıyız. Şehitlik ve gazilerimizin anne ve babalarına aylık her biri için asgari ücretin net tutarından az olmamak üzere artırılmalıdır. Gazilere 3600 günde emekli olabilme hakkı tanınmalıdır. Muharip gazilerin hepsine aynı tutarda şeref aylığı ödenmesi, madalya için para istenme ayıbının ortadan kaldırılması mutlaka sağlanmalıdır.

Yayınlanma Tarihi:10:36,