Sözcü Plus Giriş

Cuma namazı nasıl kılınır? Cuma namazı kaç rekattır? Abdest nasıl alınır? Abdesti neler bozar?

Cuma namazı nasıl kılınır? Cuma namazı kaç rekattır? Abdest nasıl alınır? soruları namaz kılarken yanlış bir şey yapmak istemeyen veya karıştıran Müslümanlarca tekrar kontrol ediliyor. 23 Mart Cuma namazı için geri sayım başladı. Tüm Müslümanlar Cuma ibadetlerini yerine getirmek için büyük bir heyecan içinde. İşte Cuma Namazı ile ilgili merak edilen tüm sorular ve Diyanet İşleri tarafından yayınlanan 23 Mart Cuma Hutbesi de haberimizde

10:40 -
Cuma namazı nasıl kılınır? Cuma namazı kaç rekattır? Abdest nasıl alınır? Abdesti neler bozar?

Hayırlı Cumalar… Bir Cuma namazı daha geldi. Milyonlarca Müslüman, her Cuma olduğu gibi bu Cuma namazında da ibadetlerini yerini getirmek için hazırlanıyor. Tüm İslam Alemi'ne hayırlı Cumalar derken Cuma namazını pekiştirmek isteyen yurttaşlarımız için de Cuma Namazı'nın nasıl kılınacağını yazımızda bulabilirsiniz. Peki Cuma namazı nasıl kılınır, Cuma namazı kaç rekattır? İşte Cuma namazı ile ilgili tüm merak edilenler ve 23 Mart Cuma Hutbesi…

CUMA NAMAZI KAÇ REKATTIR?

Cuma namazı dört rekât ilk sünnet, iki rekât farz ve dört rekât son sünnet olmak üzere on rekâttır.

CUMA NAMAZI NASIL KILINIR?

Cuma namazı, Cuma günü camide öğle namazı vaktinde cemaatle kılınır. Önce ilk sünnet tıpkı öğle namazının ilk sünneti gibi kılınır. Sünnetin ardından imam-hatip minbere çıkarak oturur. Müezzin, iç ezanı okur. Ezandan sonra imam-hatip kalkarak iki kısımdan oluşan hutbeyi okur. Hutbede cemaati dinî konularda bilgilendirici ve yönlendirici konuşma yapar. Hutbe okunduktan sonra imam-hatip minberden inerek cemaatin önüne geçer ve cemaate iki rekât Cuma namazı kıldırır.

İmam-hatip, Cuma namazının farzına ve cemaate imam olmaya, cemaat de Cuma namazına niyet eder. Tıpkı cemaatle kılınan sabah namazı gibi iki rekât Cumanın farzı kılınır.

Cuma namazında imam-hatip, Fatiha ve zamm-ı sûreyi sesli olarak okur.

Cuma namazının farzı kılındıktan sonra, cumanın son sünneti kılınır. Bu sünnet, öğlenin ilk sünneti gibi kılınır. Böylece Cuma namazı tamamlanmış olur.

ABDEST NASIL ALINIR?

Elleri yıkama
“Eûzübillahimine şşeytanirracim-Bismillahirrahmanirrahim” Önce eller bileklere kadar ve parmak araları da ovuşturularak üç defa yıkanır.

Ağza su verme
Sağ elimize üç defa su alarak ağzımıza veririz. Her su alışta ağzımızı çalkalayarak ağızdaki suyu dökeriz.

Buruna su verme
Tekrar avucumuza su alarak üç defa burnumuza veririz. Sol el ile de sümkürür temizleriz.

Yüzü yıkama
Sonra iki avucumuza su alarak saç bitiminden çene altına kadar yüzümüzü üç defa yıkarız.

Sağ kolu yıkama
Önce sağ kolu dirsekle beraber üçer defa yıkarız.

Sol kolu yıkama
Sonra sol kolu dirsekle beraber üçer defa yıkarız.

Başı mesh etmek
Sağ elimizle başımızın dörtte birini mesh ederiz. Yani sağ elimizi ıslatıp başın dörtte birini sıvazlayarak ıslatırız.

Kulakları mesh etmek
Her iki eli de ıslatıp serçe parmaklarımızla kulaklarımızın içini mesh ederiz. Kulakların arka kısmını ise baş parmaklarımızla mesh ederiz.

Boynu mesh etmek
Sonra baş ve serçe parmaklarımızı kullanmadan işaret, orta ve yüzük parmaklarımızın dışı ile boynumuzu da mesh ederiz.

Ayakları yıkama
Ayaklara gelince, parmaklardan başlayarak önce sağ sonra sol ayağımızı topuk kemiği ile beraber üçer kez yıkarız.

Ayaklarımızı yıkarken parmak aralarımızın iyice yıkanmasına dikkat etmemiz gerekir.

ABDESTİ BOZAN ŞEYLER

1- Büyük ve küçük abdest bozmak ve yellenmek,
2- Vücudun bir yerinden kan ve irin çıkmak,
3- Ağız dolusu kusmak,
4- Ağızdaki kanamaların fazla olması,
5- Uyumak,
6- Bayılmak,
7- Namaz kılarken yandaki işitecek kadar gülmek,
8- Bir anlık çıldırmak, delirmek abdesti bozar,
9- Sarhoş olmak,
10- Eşlerin birbiri ile aşırı derecede oynaşması,
11- Erkeklerin ve kadınların idrar kaçırmamak için önlerine koydukları pamuk fitilin dısarda kalan kısmı ıslanınca abdest bozulur,
12- Teyemmümlü kimsenin suyu bulması abdesti bozar.

23 MART 2018 CUMA HUTBESİ

İBADET HAYATIMIZ VE GÖNÜL DÜNYAMIZ

Cumanız Mübarek Olsun Aziz Kardeşlerim!

Bizleri mübarek üç aylara yeniden ulaştıran yüce Allah'a sonsuz hamdü senalar olsun. Dün gece Regaib kandilini hep birlikte idrak ettik. Dualarımızı, en içten bağışlanma dileklerimizi yalnızca O'na arz ettik.

Aziz Kardeşlerim!

Muâz b. Cebel, genç yaşta İslam'la müşerref olmuştu. Sahabenin önde gelenlerindendi. Peygamber Efendimiz (s.a.s) Muâz'ı çok sever, sevgisini dile getirir ve ona tavsiyelerde bulunurdu. Efendimiz yine bir gün bu genç sahabiye, “Allah'ın kulları üzerindeki hakkını ve kulların Allah üzerindeki hakkını biliyor musun?” diye sordu. Muâz, ‘Allah ve Resûlü daha iyi bilir' diye cevap verdi. Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.s) “Allah'ın kulları üzerindeki hakkı, yalnızca O'na ibadet etmeleri ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmamalarıdır. Kulların Allah üzerindeki hakkı ise, kendisine ortak koşmayan kimselere azap etmemesidir.”1 buyurdu.

Kardeşlerim!

İnsanı eşref-i mahlûkat olarak yaratan Yüce Rabbimiz onu üstün kabiliyetlerle donatmıştır. Kâinattaki her şeyi insanın hizmetine sunmuştur. En nâdîde özellikleri bahşettiği insandan sadece kendisine kulluk etmesini istemiştir. Allah'a kul olmak, ahlakımızı ve özgür irademizi kullanarak O'na gönülden bağlanmayı, her türlü imkân ve yeteneğimizi O'nun rızası uğrunda kullanmayı, nefsin istek ve arzularını terk edip, Rabbimiz'in koyduğu kurallara uymayı gerektirir. “Allah'ın kulları üzerindeki hakkı” diye ifade edilen ibadet; insanı Rahman'ın huzurunda değerli kılan bir olgudur. 2 İbadet; itaattir, boyun eğmektir, Cenab-ı Hakk'a teslimiyettir. İbadet; Allah'ın verdiği nimetlere şükretmektir. Kulun Rabbi ile iletişim kurmasıdır. Her daim Rabbine muhtaç olan insanın, aracısız bir şekilde halini O'na arz etmesidir. Bunun için kul, Rabbinin huzurunda her duruşunda, “Ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz”3 diyerek O'na iltica eder. Kendi acizliğini itiraf eder. O'ndan yardım diler ve O'na yalvarır. İşte bu, ibadet bilincidir, kulluk şuurudur. Kul, bu bilinç sayesinde yaratılmışların en şereflisi olur. Dünyada mutluluk ve huzuru, ahirette de ebedi kurtuluşu kazanır.

Aziz Kardeşlerim!

İbadetlerimiz, aynı zamanda bizleri her türlü kötülükten koruyan birer kalkandır. Allah'ın huzurunda secdeye varan, O'nun rızası için oruç tutan, sadaka veren, tavaf eden insan, kibir, bencillik, haset, ihtiras gibi kötü duygulardan arınır. İbadet etmek ruhlarımızı kasvetten, sıkıntı ve üzüntülerin yıpratıcı tesirinden korur. Çünkü Rabbimiz, “Gönüller, ancak Allah'ı anmakla huzura kavuşur.” 4 buyurur. Samimiyetle ibadet eden kul, her adımda rabbine yaklaşır; O'na olan imanı, güveni, sevgi ve saygısı pekişir. Allah Resûlü (s.a.s), “İslâm beş esas üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resûlü olduğuna şehâdet etmek, namazı kılmak, zekâtı vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.” 5 buyurarak öncelikle yapmamız gereken temel ibadetlere dikkatlerimizi çekmektedir. Bununla birlikte; her türlü iyilik çabası ve kötülüğe karşı yürütülen mücadele ibadettir. Bir kimseye güleryüz gösterip selam vermek ibadettir. Kişinin anne ve babasına hizmet ve hürmeti, ailesinin maddi ve manevi ihtiyaçlarını temin etmesi, bir garibin gözyaşını silmesi, bir yetimin başını okşaması, mazlumun ve mağdurun yanında olması ibadettir.

Aziz Kardeşlerim!

İbadetin dünyevî beklentilerden ve gösterişten uzak olması kadar güzel davranışa dönüşmesi ve devamlılığı da önemlidir. Nitekim Yüce Allah Kuran-ı Kerim'de “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et” 6 buyurmaktadır. Peygamberimiz (s.a.s) de “Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır.”7 buyurarak ibadette kararlı ve istikrarlı olmayı tavsiye etmiştir.

Muhterem Müminler!

Allah'ın bizlere emanet olarak verdiği hayatımız bir gün mutlaka sona erecek ve yapıp ettiklerimizden hesaba çekileceğiz. Ömür sermayemiz tükenmeden önce yaşamanın ve kul olmanın değerini bilelim. İbadetin huzurundan, bereketinden ve lezzetinden mahrum olmayalım. Hayatımıza ibadet bilinci ile anlam katalım. Rahmet, mağfiret ve ibadet mevsimi olan mübarek üç ayları fırsat bilelim. Sabırla, şükürle, tevekkülle ibadete sarılalım. Namazlarımızı huşuyla kılmaya devam edelim. Yüce kitabımız Kur'an'ı okuyalım ve rehber edinelim. Hayır kapılarımızı ardına kadar açalım, iyilikte yarışalım. Dillerimizi yalan, gıybet ve iftiradan, gönüllerimizi kin, nefret ve tefrikadan arındıralım. Hutbemizi Sevgili Peygamberimiz'in dilinden dökülen şu dua ile bitirmek istiyorum: “Allah'ım! Seni zikretmek, sana şükretmek ve sana güzelce ibadet etmek için bana yardım eyle.”8

1 Buhâri, Cihâd, 46, Müslim, İman, 48.

2 Furkân, 25/77.

3 Fâtiha, 1/5.

4 Ra'd, 13/28

5 Buhâri, İman, 2.

6 Hicr, 15/99.

7 Buhâri, Rikâk, 18; Müslim, Müsâfirîn 215.

8 Ebû Dâvûd, Tefrîu ebvâbi'l vitr, 26.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more