Reklamsız Sözcü

Cuma namazı saat kaçta? Cuma ezanı bugün kaçta okunuyor? İl il namaz vakitleri. 4 Mayıs Cuma ezanı ne zaman?

Hayırlı cumalar. Müslümanların bayramı cuma günü geldi ve İslam alemi cuma namaz saatini bekliyor. Cuma namazı saat kaçta? Cuma ezanı bugün ne zaman okunacak? 4 Mayıs Ezan saat kaçta? Cuma ezan vakitleri kaç? gibi sorular sorarak cuma namazına dair bilgi almak istiyor. Bu mübarek günde ibadetlerini gerçekleştirecek olanlar cuma ezanı saat kaçta araştırıyor. İstanbul, Ankara, İzmir ve tüm illerin cuma saatini haberimizden öğrenebilirsiniz. İşte Diyanet il il cuma namaz vakitleri ve 4 Mayıs 2018 Cuma Hutbesi

android-time 09:53 4 Mayıs 2018
Cuma namazı saat kaçta? Cuma ezanı bugün kaçta okunuyor? İl il namaz vakitleri. 4 Mayıs Cuma ezanı ne zaman?
Hayırlı cumalar. Müslümanların bayramı cuma günü geldi ve İslam alemi cuma namaz saatini bekliyor. Cuma namazı saat kaçta? Cuma ezanı bugün ne zaman okunacak? 4 Mayıs Ezan saat kaçta? Cuma ezan vakitleri kaç? gibi sorular sorarak cuma namazına dair bilgi almak istiyor. Bu mübarek günde ibadetlerini gerçekleştirecek olanlar cuma ezanı saat kaçta araştırıyor. İstanbul, Ankara, İzmir ve tüm illerin cuma saatini haberimizden öğrenebilirsiniz. İşte Diyanet il il cuma namaz vakitleri ve 4 Mayıs 2018 Cuma Hutbesi

Camilere ve mescitlere akın edecek olan Müslümanlar cuma kaçta okunuyor, cuma ezanı saat kaçta merak ediyor. İslam Alemi bir cuma gününe daha erişmenin mutluluğunu yaşıyor. Cuma gününü ibadet ile geçirecek olan Müslümanlar cuma saatini bekliyor. Peki cuma namazı saat kaçta kılınacak? Cuma ibadetlerini yerine getirecek milyonlar il il namaz vakitlerini ve cuma gününün önemini haberimizden öğrenebilir. İşte İstanbul, Ankara, İzmir namaz saatleri ve Diyanet İşleri tarafından yayımlanan 4 Mayıs 2018 Cuma Hutbesi. Hayırlı cumalar…

BAZI İLLERİMİZDE CUMA NAMAZI VAKİTLERİ

İstanbul: 13:07
Ankara: 12:51
İzmir: 13:14
Bursa: 13:07
Edirne: 13:17
Eskişehir: 13:01
Trabzon: 12:24
Van: 12:09

Diğer iller için namaz vakitlerini ve cuma ezan saatini aşağıdaki linkten öğrenebilirsiniz.

İŞTE TÜM TÜRKİYE'NİN İL İL NAMAZ VAKİTLERİ

CUMA NAMAZI VE MÜBAREK CUMA GÜNÜ

Cuma günü müminlerin hatalık bayramı sayılır. O gün yapılan ibadetler diğer günlere göre daha büyük sevap kazandırır. Kılınan Cuma namazının
fazileti pek büyüktür. Müslümanlar Cuma günü banyo yapar, en temiz elbiselerini giyer, en güzel kokularını sürünüp, güler yüzle sokağa çıkarlar.
Cuma için ezan okunduğu vakit her türlü işlerini bırakarak camilere koşarlar.

Zira Yüce Allahımız: “Cuma günü namaz için çağrıldığınızda hemen Allah'ın zikrine koşun. Alışverişi bırakın” buyurmuştur.

Cuma Namazı, müslüman erkeklere farz olan bir ibadettir. Kur'an-ı Kerim'de, olduğu, mutlaka kılınması gerektiği açık açık emredilmiştir. Vakti,
öğle namazının vaktidir. Cuma günleri öğle namazı vaktinde bu namaz kılınırsa, öğle namazı da kılınmış sayılır. Dört rekat ilk sünneti, iki rekat
farzı, dört rekatta son sünneti vardır. Bu dört rekatlık “Vakit Sünneti” kılmak sevaptır. Farz kılınmadan önce imam minbere çıkıp hutbe okur. Bu
hutbenin okunması ve dinlenmesi de Cuma Namazı'nın farzlarındandır.Cuma namazı kadınlara farz olmadığı halde eğer onlar da cemaatle birlikte
Cuma'yı kılarlarsa öğle namazını kılmış sayılırlar.

Cuma namazı hür ve serbest olmayanlara, yolcu olanlara, hasta olanlara, kör olanlara, ayakları olmayan sata kimselere farz değildir. Ama bunlar
Cuma'yı kılarlarsa büyük bir sevap kazanırlar.
cuma-1

CUMA NAMAZI KİMLERE FARZDIR?

Şu şartları taşıyan kişiye Cuma namazı kılmak farz olur:

1. Müslüman olmak,
2. Akıllı olmalı,
3. Ergenlik çağına gelmiş olmak,
4. Erkek olmak,
5. Hür ve serbest olmak,
6. Mukim olmak (misafir olmamak),
7. Sağlıklı olmak,
8. Kör olmamak,
9. Ayakları sağlam olmak.

CUMA NAMAZININ HÜKMÜ NEDİR?

Cuma namazı farz-ı ayındır. Farz oluşu Kur'an-ı Kerim, Sünnet ve icma ile sabittir. Yüce Allah, “Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağrı
yapıldığında, alışverişi bırakıp hemen Allah'ı anmaya koşun. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır. Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve
Allah'ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah'ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.” (Cuma 62/9-10) buyurmaktadır. Hz. Peygamber de, “Cuma
namazına gitmek, ergenlik çağına ulaşmış her Müslüman erkeğe farzdır” (Ebu Davud, Salat, 216; Beyhaki, es-Sünenü'l-Kübra, III/246)
buyurmuştur. Cuma namazı, Hz. Peygamber döneminden günümüze kadar kılına gelmiş ve bunun farz olduğu konusunda herhangi bir farklı
görüş ortaya çıkmamıştır.

cuma-1

CUMA NAMAZI KILMAK İÇİN GEREKLİ KİŞİ SAYISI NEDİR?

Cuma namazının sahih olması için cemaatin şart olduğu konusunda bütün bilginler ittifak etmekle birlikte, gerekli görülen asgari sayının kaç
olduğu hususunda farklı görüşler belirtmişlerdir. Cuma namazının kılınabilmesi için, İmam Ebu Hanife ve İmam Muhammed'e göre, imamın
dışında en az üç, Ebu Yusuf'a göre ise, iki kişinin bulunması gerekir (İbnü'l-Hümam, Fethu'l-Kadir, II/31).

Şafii ve Hanbeli mezheplerine göre, en az kırk kişi bulunmalıdır (Nevevi, el-Mecmu', IV, 353; İbn Kudame, Muğni, II, 171, 217).
Maliki mezhebine göre ise on iki kişinin bulunması şarttır (Huraşi, Şerhu Muhtasari Halil, II, 76-77).
Hz. Peygamber (s.a.s.)'in Medine'ye hicretinden önce Nakiu'l-Hadamat'ta kılınan cuma namazında kırk kişi hazır bulunmuştu (İbn Mace, Salat,
78). Ancak daha az kişi ile de cuma namazı kılındığı da bilinmektedir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.)'in emri ile Mus'ab b. Umeyr Medine'de 12
kişiye cuma namazını kıldırmıştır (Beyhaki, es-Sünenü'l-Kübra, III, 255).

30 MART CUMA HUTBESİ

KESİNTİSİZ HAYIR ÇEŞMESİ: VAKIFLAR

Aziz Müminler!

Hz. Ömer (r.a) Hayber'de bir hurma bahçesine sahip olmuştu. İlk defa böylesine güzel bir bahçesi oluyordu. Resûlullah'ın (s.a.s) huzuruna
gelerek şöyle dedi: “Ey Allah'ın Resûlü! Ben bu malımla Allah'ın rızasını kazanmak istiyorum. Onu nasıl değerlendirmemi uygun görürsünüz?”
Peygamberimizin bu arazi ile ilgili tavsiyesi, asırlar boyu sürecek vakıf medeniyetinin temel taşlarını oluşturacak nitelikteydi. O (s.a.s) şöyle
buyurmuştu: “Dilersen aslını vakfet. Mahsulünü de sadaka olarak dağıt.” Bunun üzerine Hz. Ömer, aslının satılmaması, hibe edilmemesi ve miras
bırakılmaması şartıyla bahçesini vakfetti.

Değerli Müminler!

Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim'in ilahi mesajları ve Peygamber Efendimizin örnek hayatı, İslam tarihi boyunca Müslümanları hayır yapmaya teşvik
etmiştir. “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.”[2] ayetini kendilerine şiar
edinen Müslümanlar, infakı kalıcı hale getirmeye gayret etmiştir. Hem sahabiler hem de onları takip eden nesiller, vakıfların kesintisiz birer hayır
çeşmesi olduğu bilinciyle hareket etmiştir. Böylece İslâm dünyasının dört bir köşesi, iyiliğin insanlığa ulaştığı en değerli kaynaklar olan vakıflarla
donatılmıştır.

Kıymetli Kardeşlerim!

Vakıf, Allah'ın sevgisini ve rızasını kazanma umuduyla harcanan malın, kalıcı bir iyilik haline gelmesidir. Vakıf, Rabbimizin ikramı olan servetle,
şefkat ve merhamet köprüleri inşa etmektir. Vakıf, müminin kendisine emanet edilen mülkü ibadete dönüştürebilme çabasıdır. Vakıf, insanı
incitmeden, sağ elin verdiğini sol ele duyurmadan hayırda bulunmanın adıdır.

Kardeşlerim!

Bencilliği ve hırsı bir kenara bırakarak, cömertliğe ve ihsana yapılan yatırım, vakıf eliyle süregelen bir sevaba dönüşür. Medeniyetimiz, yolcuya
barınak, yoksula aş, işsize iş, borçluya destek, öğrenciye aile olan nice vakfa ev sahipliği yapar. Vakıflarımız, yetimler için şefkat yuvası, hastalar
için şifa kapısı, muhtaçlar için yardım eli, yaşlılar için huzur vesilesidir. Ormanların, yaralı ve yuvasız hayvanların korunması için kurulan tarihî
vakıflarımız, sadece insana değil, canlı-cansız bütün varlık âlemine şefkat nazarıyla bakmanın eşsiz örnekleridir.

Aziz Müminler!

Âlicenap ecdadımızın yurt içinde ve yurt dışında kurmuş olduğu vakıflardan bugün de istifade ediyoruz. Camiler, çeşmeler, hanlar,
kervansaraylar, kışlalar, hastaneler, kütüphaneler ve daha nice hayır hizmeti, atalarımızın yadigârı olarak yaşamaya devam ediyor.

Geliniz, geçmişten devraldığımız bu yüce emaneti koruyalım; engin bir gönülle vakıf geleneğimizi güçlendirelim. Mayasında samimiyet olan,
yeryüzünde hayrın ve hasenatın, iyiliğin ve güzelliğin hâkim olması için kurulan vakıflarımıza sahip çıkalım.

Kıymetli Kardeşlerim!

Hayırsever milletimizin yardımlarını yedi iklim dört bucakta ihtiyaç sahiplerine ulaştıran Türkiye Diyanet Vakfımız, ülkemizde ve dünyanın kritik
coğrafyalarında camiler inşa etmektedir. Ezanı mukaddes bilen milletimiz, Başkanlığımız ve Vakfımız tarafından yakın zamanda başlatılan ve halen
devam eden “Bir Tuğla da Benim Olsun” kampanyasına yoğun ilgi göstermektedir. Bu sebeple siz kadirşinas cemaatimize teşekkürü bir borç
biliyoruz. Cenab-ı Hak yapmış olduğunuz yardımları dergâh-ı izzetinde kabul eylesin. Gönderdiğiniz en küçük bir yardım belki Kosova'da, belki
Cibuti'de, belki de ülkemizin herhangi bir ilindeki üniversite camiinin duvarında bir tuğlamız olacaktır.

Hutbemi Peygamber Efendimizin şu hadisiyle bitirmek istiyorum: “İnsan ölünce şu üçü dışında bütün amellerinin sevabı kesilir: Sadaka-i câriye
yani faydası süregelen hayır, kendisinden istifade edilen ilim ve arkasından dua eden hayırlı evlât.”

[1] Müslim, Vasiyye, 15.
[2] Âl-i İmrân, 3/92.
[3] Müslim, Vasiyye, 14.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more