Sözcü Plus Giriş

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Mesele Erdoğan yada AK Parti değil Türkiye meselesidir

Cumhurbaşkanı Rercep Tayyip Erdoğan Malazgirt Zaferi'nin 947. yıldönümüne halka hitap etti. Erdoğan, "Biz Malazgirt’te sadece bir zafer kazanmadık Malazgirt’te millet olduğumuzu tüm dünyaya ilan ettik. Şayet Malazgirt ruhunu yaşatmayı başaramazsak geçmişimizle birlikte geleceğimiz de kaybederiz." dedi. Konuşmasında "En ufak bir zaaf belirtisi gösterdiğimizde üzerimize leş kargaları gibi geleceklerini görürsünüz." diyen Erdoğan, İçerimizdeki bazı gafiller sanıyorlar ki mesele Tayyip Erdoğan yada AK Parti meselesidir. Hayır mesele Türkiye meselesidir. Mesele İslam meselesidir." ifadelerini kullandı.

16:00 -

26 Ağustos Malazgirt Zaferi'nin 947. yıl dönümü Muş'un Malazgirt ilçesinde çeşitli etkinliklerle kutlandı. Kutlamalara katılan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Rercep Tayyip Erdoğan alanda toplanan kalabalığa seslendi.

Erdoğan’ın konuşmalarından satır başları:

Buradan Muş başta olmaz üzere ülkemizin dört bir yanından Malazgirt ovasına gelen tüm kardeşlerime selamlarımı yolluyorum. Geride bıraktığımız mübarek Kurban Bayramınızı bir kez daha tebrik ediyorum.

Bayram vesilesi ile dönüş için yollara çıkan sürücü kardeşlerimden dikkatli olmalarını rica ediyorum. Kardeşlerim sabah Ahlat’taydık. Tarihimizde çok önemli yeri olan bu ilçemizde bulunduk. Şuanda alanda 75 bin kişi var.

Milletimizin birliğinin beraberliğini sembolü olan bu bölgeyi korumalı gözetmeliyiz. Sayın Bahçeli bir ziyaretinde güzel bir hatırlatmada bulundu: Ahlat'a bir Cumhurbaşkanlığı Köşkü yakışır. Çünkü otağı Sultan Alpaslan oraya kurdu biz de varisleri olarak oraya böyle bir inşallah otağ kuralım.

Bugün vali ve belediye başkanımızla görüştük. Onlar 1071 metrekare yer düşünmüşler. Dedik olmaz. 1071 metrekare oturum alanı olur en az 5 dönüm çevre düzenlemesiyle. Belediye başkanımız da coştu en az 10 dönüm dedi. Bu bir işaret fişeğidir inşallah sonu da hayır olur. Malazgirt savaşının yaşandığı bölgeyi milli park olarak ilan ettik ve düzenlemesine başladık. Bu yıl milli park alanının ilk etabı devreye girdi.

Malazgirt Zaferi'nin 947'inci, yıl dönümü etkinlilerine binlerce kişi katıldı. Foto: İHA

Malazgirt Zaferi’nin 947’inci, yıl dönümü etkinlilerine binlerce kişi katıldı. Foto: İHA

Fetih zulme karşı başkaldırının adıdır. Bizim medeniyetimiz bir fetih medeniyetidir. En büyük fethimiz gönüllerin fethidir. Kaç asır geçerse geçsin varlığımız bu sayede devam ediyor. Malazgirt'te kazandığımız zafer bize Avrupa'nın ortalarına kadar giden yolu açmıştır.

Bu yüzden Malazgirt Mekke, Medine, Bursa, Edirne, İstanbul tüm Balkanlar demektir. Malazgirt ruhunu unutursa ne öncemiz kalır ne sonramız. Biz Malazgirt'te sadece bir zafer kazanmadık Malazgirt'te millet olduğumuzu tüm dünyaya ilan ettik. Şayet Malazgirt ruhunu yaşatmayı başaramazsak geçmişimizle birlikte geleceğimiz de kaybederiz.

’15 TEMMUZ’U UNUTMAYIN’

Maziden atiye uzanan bu büyük mirasa çok iyi sahip çıkın. Mekke'ye, Medine'ye sahip çıkın. Bu mübarek toraklara namusunuz gözüyle bakın. Kudüs'e sahip çıkın. Selçuklu'ya Osmanlı'ya sahip çıkın. Osmanlı başkentlerine evladı fatihan olan Balkanlara sahip çıkın. Kurtuluş savaşımıza ve cumhuriyetimize çok iyi sahip çıkın. 15 Temmuz kıyamına sahip çıkın. Bu tarihi hadiseyi asla unutmayın unutturmayın. Siz bu ülkenin bu ümmetin ve tüm insanlığın umudusunuz.

‘ANADOLU YIKILIRSA NE ORTA DOĞU NE BALKANLAR KALIR’

Anadolu, insanlığın geleceğinin kilit taşıdır. Büyük liderler Anadolu’ya sahip çıkmak istemiştir. İşte Çanakkale'de Gazi Mustafa Kemal o gençliği ile beraber yedi düvele karşı savaştılar ve Çanakkale geçilmez dedikleri. Nice şehitler verildi. Ülkemizin bir süredir yaşadığı sıkıntıların sebeplerini konjonktürel gelişmelerde arayanlar çok yanılırlar. Perde gerisinde yazılan senaryoların işte böyle bir arka planı vardır. Unutmayın, Anadolu bir benttir bu bent yıkılırsa ne Orta Doğu ne Orta Asya ne Balkanlar kalır. Üzerinden ulu çınar gölgesi kalkan bu tüm bu coğrafyalar tehlikeye maruz kalır.

‘MESELE TÜRKİYE’

En ufak bir zaaf belirtisi gösterdiğimizde üzerimize leş kargaları gibi geleceklerini görürsünüz. İçerimizdeki bazı gafiller sanıyorlar ki mesele Tayyip Erdoğan meselesidir. Hayır mesele Türkiye meselesidir. Mesele İslam meselesidir. Haram görmüş kursak ve çürümüş bir gönül akıbeti ölüm olan çaresiz bir hastalığa tutulmuş demektir. Bir kez daha Malazgirt zaferimizin 947. Yılını tebrik ediyorum. Bu gazada yer alan tüm kahramanları şükranla yad ediyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt'ten önce ziyaret ettiği Ahlat'ta halka hitap etti. Foto: AA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt’ten önce ziyaret ettiği Ahlat’ta halka hitap etti. Foto: AA

Erdoğan’ın konuşmasından önce etkinlikte MHP lideri Devlet Bahçeli ve Meclis Başkanı Binali Yıldırım birer konuşma yaptı.

Bahçeli’nin konuşmasından satır başları şu şekilde:

‘SULTAN ALPARSLAN ÖLMEDİ’

Malazgirt Zaferi askeri bir başarının çok ötesinde, imanın, öngörünün, aklın, sabrın, stratejik yönetim kudretinin, yüksek ülkülere bağlanışın, dahası vicdanın, insaniyetin, kaynaşma ve kucaklaşma hasletinin imrenilecek bir mahsulüdür
Bu topraklara hakim olan Bizans, Grek, Ortodoks zihniyeti Malazgirt zaferiyle birlikte yerini Türk-İslam kültürüne bırakmıştır.
Türk milleti düşene vurmaz. Bizim medeniyet müktesabatımızda zulüm, eziyet işkence yoktur. Bizim tarihimizin hiçbir döneminde zorbalık görülmüş şey değildir. Ancak Bizans’ın kokuşmuş zihniyeti bütün bu insafsızlıkların niteliklerine sahiptir.

‘BİZANS VARSA MALAZGİRT RUHU DA VAR’

Sultan Alparslan ölmedi biliniz ki yaşıyor. Yine beyaz atına binerek manen aramızda dolaşıyor.

Bizans varsa Malazgirt ruhu da vardır. Hamdolsun ayaktadır. Bir olursak, diri olursak, beraberliğimize sahip çıkarsak hiçbir Bizans artığı karışımıza çıkmaya cesaret edemeyecektir.
Terör örgütlerini kullanan namertlerin taktiği Bizans taktiğidir, siyasi ve ekonomik operasyonları vahşice kurgulayanların ilham kaynağı Bizans tahrikidir, döviz ve kur oyunları Bizans yöntemidir.
Düşmandan kaçmayız, dövizden korkmayız. Taarruz ruhu ve tecrübesi Türk milletinin sinesinde hala kor gibi yanmakta, Malazgirt şuuru bayrak gibi dalgalanmaktadır.

‘TÜRKİYE’Yİ TEHDİT ETMEYE KALKANLAR GEREKEN YANITI MİSLİYLE ALIRLAR’

Yıldırım’ın konuşmasından önemli kısımlar ise şu şekilde:

Türkiye Cumhuriyeti, büyük bir medeniyetin varisidir. Bu köklü medeniyeti geliştirerek yaşatmak bizim hepimizin sorumluluğundadır. İnanç, kültür ve tarih birliği taşıdığımız coğrafyamızdaki milyonlarca insanın bizimle beraber olduğunu ve Türkiye’den liderlik beklediğinin şuurundayız. Ümidini, yarınlarını, kaderini bize bağlayan bu topluluklara mahçup olmayacağız, onları hayal kırıklığına uğratmayacağız. Zirve bir medeniyetin sahibi ve mirasçısı bu necip milletimiz, nice badireler, nice zorluklar atlattı. Tarihe nice şanlı sayfalar ekledik, üç kıtaya yedi denize adaletle hükmetmiş bir cihan devletinin takipçileri olarak biz tek milletiz, etle kemik gibi etle tırnak gibi biriz, beraberiz, birlikte Türkiye’yiz. Bizim hamurumuz beraber karılmıştır. Bizim birliğimizi bozmaya çalışanlar şunu bilsin ki özümüz o kadar sağlamdır ki asla bunu başaramayacaklar.

Türkiye’yi tehdit etmeye kalkanlar, gereken cevabı her zaman misliyle alırlar. Türkiye, bir hukuk devletidir, uluslararası meselelerin müşterek çıkar ilişkilerine dayalı müttefik ve stratejik ortak anlayışı çerçevesinde çözüleceğini muhataplarımıza bir kez daha hatırlatmak isterim. Muhataplarımızın bir süredir sergiledikleri anlamsız ve aymaz tavırlarından en kısa sürede vazgeçerek ilişkileri normalleştirmek için yeni bir yaklaşımı göstermelerini tavsiye ediyorum. Dünya 5’ten büyüktür. Uluslararası toplum, adil barış ve işbirliği temelleri üzerinde yeni bir dünya düzenine ihtiyaç göstermektedir. Birleşmiş Milletler, kendi hukukunda, Paris Şartı’nda, Helsinki Belgesi’nde üstlendiği görevlerini artık hakkıyla yerine getirmek mecburiyetindedir.  AJANSLAR

Son güncelleme: 18:17 26.08.2018
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more