Sözcü Plus Giriş

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Amerikan elektronik ürünlerine boykot sinyali

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nda (SETA) yaptığı konuşmada, "Ekonomik tetikçilere vereceğimiz en büyük cevap daha fazla çalışacağız. Depoları kilitlemenin anlamı yok. Üretim, üretim, üretim. Amerika'nin elektronik ürünlerine biz boykot uygulayacağız. " diye konuştu.

11:34 -

Erdoğan şunları kaydetti;

“Biz, sizinle stratejik ortak değil miyiz? Biz, sizinle Somali’de beraber olmadık mı? Biz, sizinle Afganistan’da herkes bir tarafa dağılırken orada beraber olmadık mı? Kosova’da beraber olmadık mı? Peki bu yaptığınız nedir? Ne yapmak, nereye varmak istiyorsunuz?” diye soran Erdoğan, şöyle konuştu:

“Şunu bilmeniz lazım, bu milletin karakteri sağa, sola savrulan bir karakter değildir. Şunu da söyleyeyim, yaşadığımız sürecin bize bir maliyeti vardır ama operasyonu gerçekleştirenlere de bir maliyeti olduğu şüphesizdir. Zira Türk milleti, istiklali ve istikbali söz konusu olduğunda canıyla, malıyla, dişiyle, tırnağıyla tüm varlığını ortaya koyacağını defaatle göstermiştir. 15 Temmuz bunun en son, en büyük ve en çarpıcı örneğidir. Dün milletimizle birlikte tankların, topların, uçakların, helikopterlerin, namluların karşısında dimdik durmuştuk. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki bugün de milletimizle birlikte doların, kurun, enflasyonun, faizin karşısında aynı kararlılıkla duracağız. Ben, milletime inanıyorum. Milletimin bu konudaki kararlılığına inanıyorum. Onların yoğun bir şekilde şu anda Türk lirasını hemen alıp, doları bankalarda bozdurduğunu görüyorum. Mesele bu.”

Erdoğan, dolar bozdurulup, Türk lirasının onurunu korumanın en güzel cevap olduğunu belirterek, “Dün siyasi özgürlüğümüzü birbirimize kenetlenip çıplak ellerimizle darbecilerin silahlarına galebe çalarak korumuştuk, bugün de ekonomik özgürlüğümüzü yine birbirimize kenetlenip, imkanlarımızı seferber ederek koruyacağız.” diye konuştu.

‘ONLARIN IPHONE’U VARSA…’

“Buradan milletimize, özellikle de iş dünyamıza sesleniyorum; ekonomik tetikçilere vereceğimiz en güzel cevap, işimize dört elle sarılmak olacaktır. Daha çok üreteceğiz, daha çok ihraç edeceğiz, depoları kilitlemenin anlamı yok. İhraç, ihraç, ihraç…’Üretimi askıya alalım.’ Çok ciddi yanlış yaparsınız. Üretim, üretim, üretim… Yola devam.” ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Daha çok istihdam oluşturacağız, daha çok ter dökeceğiz, daha çok emek vereceğiz. Dışarıdan dövizle aldığımız her ürünün daha iyisini, daha kalitelisini burada üretip, biz dışarıya satacağız. Amerika’nın elektronik ürünlerine biz boykot uygulayacağız. Onların Iphone’u varsa, öbür tarafta Samsung var. Kendi ülkemizde Venüs var, Vestel var. Biz bunları uygulayacağız. Ne yaptığımızı, ne yapacağımızı anlasınlar. Dolayısıyla biz, kendimize yeteceğiz. Olmayanı da üreteceğiz. Dışarıya para verip yaptırdığımız her işin daha güzelini yapıp biz dışarıya servis edeceğiz. Bu millet bunları yapmaya muktedirdir.”

Başkan Erdoğan, ABD’nin, Türkiye insansız hava aracı istediğinde “Kongre izin vermiyor.” dediğini hatırlatarak, “Kötü komşu bizi ev sahibi yaptı. Şimdi bunları biz üretiyor muyuz, üretiyoruz. Sıkıntımız var mı, yok. Hem de istediğimiz kadar üretiyoruz. Ve şimdi ihraca başlıyoruz, mesele bu.” dedi.

‘YATIRIMLARA ARA VERMEYECEĞİZ’

Ham maddeden yarı mamule, yarı mamulden mamule, mamulden yüksek teknolojiye, yüksek teknolojiden tasarıma doğru işleri geliştireceklerini ifade eden Erdoğan, “Fabrikalarımızı daha çok çalıştıracağız, fazla çalıştıracağız. Yatırımlarımıza ara vermeyeceğiz. Pazarlarımızı genişletmek için dünya kazan biz kepçe daha çok çalışacağız.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hafta içinde Batı’da, uluslar arası camiada yapacakları birçok görüşmenin olacağını söyledi. Hazine ve Maliye Bakanı Beraat Albayrak’ın bazı ülkeleri dolaştığını aktaran Erdoğan, kendisinin de telefonla irtibatları kurduğunu, kurmaya devam edeceğini anlattı. Erdoğan, “Sağ olsun Batı’dan dostlar aradı, onlarla görüşüyoruz, görüşmelerimizi devam ettireceğiz ve Türkiye’de bir araya gelmenin gayretleri içerisindeyiz, onlarla bir araya geleceğiz. Dayanışmamızı bu şekilde sürdüreceğiz.” dedi.

Salondaki bir vatandaşın “Bir kapı kapanırsa bin kapı açılır.” sözlerine Erdoğan, “Ama onlar bundan anlamaz, ondan biz anlarız.” karşılığını verdi.

‘KAYNAKLAR İÇERİYE AKTARILACAK’

Kaynaklar dışarıdan içeriye aktarılacak “Ülkemize yatırım yapmayı düşünenleri daha çok teşvik edeceğiz.” ifadesini kullanan Erdoğan, imkanı olanlara seslenerek, kaynakların içeriden dışarıya doğru değil, dışarıdan içeriye doğru akıtılacağını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bunları başardığımızda önümüze konan engellerin birer birer
devrildiğini, kurulan tuzakların birer birer bozulduğunu, yazılan senaryoların birer birer yıkıldığını, yırtıldığını göreceğiz. Millet olarak bunu daha önce defalarca başardık. Bunu Çanakkale’de, İstiklal Harbi’nde, merhum Menderes’le, Özal’la, AK Parti’yle 16 yıldır başardık mı? Başardık. İnşallah bu defa da başaracağız. Hep söylediğim gibi, bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım. İnanın bana gerisi çok kolay.” Allah’ın yardımının yakın olduğunu belirten Erdoğan, “Hiç endişe etmeyin.” dedi.

Recep Tayyip Erdoğan, “(Bekle gör) anlayışıyla üretimi durdurursak, ‘ihtiyat’ diyerek ticareti aksatırsak, ‘önümüzü görelim’ diyerek yatırımları ertelersek, paramızı ‘eyvah tehlike var’ diyerek dövize yönlendirirsek inanın asıl o zaman düşmana teslim olmuş duruma düşeriz. Sakın. (Dövize gidersek kurtuluruz) yok. O zaman batarsın. Sen Türk’sün, sen Türk lirasıyla beraber
yoluna yürüyeceksin.” değerlendirmesini yaptı.

Vatan toprağından vazgeçmekle üretimden, yatırımdan, ticaretten, ekonomiden vazgeçmek arasında bir fark olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, her ikisinin de sonucunun aynı kapıya çıkacağını, buna meydan vermeyeceklerini vurguladı.

ASIL HEDEFİMİZ 2023 HEDEFLERİNE ULAŞMAKTIR

Milletle, iş dünyasıyla, üreticilerle, ihracatçılar ve çalışanlarla birlikte gönül gönüle, el ele, omuz omuza verip bu meselenin üstesinden geleceklerine işaret eden Erdoğan, “Biz siyasi hayatımızın her döneminde olduğu gibi, bu hadise karşısında da asla küçük düşünmüyoruz. Bizim asıl hedefimiz bukonjonktürel krizi aşmak değil, 2023 hedeflerimize ulaşmaktır. Çünkü bu
hedeflerimize ulaşamazsak daha çok krizle karşı karşıya geleceğimizi biliyoruz.” diye konuştu.

Erdoğan, Malazgirt Savaşı’nın tarihi olan 26 Ağustos’un yaklaştığını anımsatarak, “26 Ağustos’ta yeniden Malazgirt’ten yola çıkacağız, unutmayın. Yeniden bir diriliş olacak inşallah.” dedi.
Geçen 16 yılda, Türkiye’nin büyümesinden, gelişmesinden, zenginleşmesinden Türkiye’de yaşayan 81 milyon vatandaşın her birinin istifade ettiğini vurgulayan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Bununla da kalmadık, bölgemizdeki ve dünyadaki tüm mazlumlara, gariplere de el uzattık. Ne diyor bu beyefendiler, ‘Dünyanın en zengini biziz.’ Sorun bakalım, en az gelişmiş ülkelere ne kadar yardımları, destekleri olmuş. Biz bir numarayız. Onlar arkamızdan geliyor. Niye? Ya bizim gönlümüz zengin, gönlümüz. Gayrisafi milli hasılaya göre zaten devamlı onlar arkamızdan geliyor, biz önden gidiyoruz. Bundan sonra da bu böyle devam edecek.”

VATANDAŞ İKİ KAT ZENGİN HALE GELECEK

2023 hedeflerinde Türkiye’nin bugünden daha ileride olacağını dile getiren Erdoğan, “2023 hedeflerimize ulaştığımızda kişi başına düşen milli gelirimizi iki katından fazla artıracağımız için her vatandaşımız şu anda olduğunudan iki kat daha zengin hale gelecektir.” ifadesini kullandı.

Milletle beraber devletin de zenginliğinin, gücünün, imkanının artacağına dikkati çeken Erdoğan, böyle bir Türkiye’yi kimsenin döviz kuru oyunlarıyla, enflasyon ve faiz baskısıyla köşeye sıkıştırmayı düşünemeyeceğini vurguladı.

Erdoğan, Türkiye’nin üretimleriyle, ihracatlarıyla, pazarlarlarıyla, markalarıyla dünyada hakettiği yeri aldığında cari açık, enflasyon, faiz gibi sorunlarının olmayacağına işaret etti. Türkiye’nin ihtiyacını her alanda karşılayacağını, dünyaya yüksek teknoloji, tasarıma ve markaya dayalı ürünler satacağını anlatan Erdoğan, savunma sanayinde kimseye muhtaç olmadan kendi ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra Türkiye’ye dost olanlara da el uzatacak duruma gelineceğini söyledi.

Gelişmiş ülkelerin nüfusları hızla yaşlanırken Türkiye’nin genç, eğitimli, dinamik ve üretken nüfusuyla bölgenin ve dünyanın parlayan yıldızı haline geleceğini ifade eden Erdoğan, Türkiye geliştikçe, ekonomik olarak büyüdükçe gençlerin önünün daha da açılacağını belirtti.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu ülkede kendine aydınlık bir gelecek kuramayan, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şans elde edemez. Bazılarının, özellikle gençlerimizi tahrik etmek için yurt dışı güzellemeleri yaptıklarını görüyorum. Şundan emin olunuz, yurt dışında verdiği emeği ve ortaya koyduğu gayreti burada sergileyen herkes, ülkemizde çok daha iyi bir hayat seviyesine kavuşacaktır. Kendi ülkesinde ortalama bir işle oldukça iyi bir standartta yaşamayı yurt dışında sefalet içinde hayatını sürdürmeyi tercih eden varsa, elbette kendi bileceği bir iştir. Ama bununla kalmayıp bir de ülkesini karalamayı tercih edenlere biz ‘mankurt’ diyoruz. Bizim mankurtlara ihtiyacımız yok. Bize bu ülkenin kalbi iman dolu, kafası zehir gibi çalışan kendilerine eğitimden spora, sağlıktan teknolojiye her türlü imkanı sağladığımız gençler yeter. AK Parti davası işte bu gençliği yetiştirme davasıdır. Bunun için 2053 ve 2071 vizyonlarımızı gençlerimize emanet ettik. Önümüzdeki dönemde özellikle bu davamıza, hedeflerimize daha sıkı sahip çıkacağız. Türkiye’yi gençlerimizle birlikte hedeflerine ulaştıracağız.”

Sempozyumdaki oturumların, partilerinin kuruluş yıl dönümünde ve büyük kongrelerinin arefesinde delegelere, partililere, gençlere ufuk açacağını ifade eden Erdoğan, azim ve gayretle yollarına devam edeceklerini dile getirdi.

Erdoğan, “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet” vurgusu yaparak, bu özelliklerle geleceğe yürüyeceklerini kaydetti.

AA

Son güncelleme: 16:25 14.08.2018
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more