Reklamsız Sözcü

‘İhraç edilen 130 bin kamu sektörünün durumu hâlâ belirsiz’

Uluslararası Af Örgütü'nün (UAÖ) bugün yayımladığı yeni rapora göre, Türkiye’de 15 Temmuz sonrası ihraç edilen yaklaşık 130 bin kamu sektörü çalışanı iki yıldan uzun bir süre geçmesine rağmen durumlarıyla ilgili 'gelişme' bekliyor. Rapora göre; ihraçlar için kurulan komisyon ise şimdiye kadar sadece 36 bin kişinin durumunu ele aldı.

Fatma VURGUN
android-time 12:40
‘İhraç edilen 130 bin kamu sektörünün durumu hâlâ belirsiz’
Uluslararası Af Örgütü'nün (UAÖ) bugün yayımladığı yeni rapora göre, Türkiye’de 15 Temmuz sonrası ihraç edilen yaklaşık 130 bin kamu sektörü çalışanı iki yıldan uzun bir süre geçmesine rağmen durumlarıyla ilgili 'gelişme' bekliyor. Rapora göre; ihraçlar için kurulan komisyon ise şimdiye kadar sadece 36 bin kişinin durumunu ele aldı.

Türkiye'de Kamudan İhraç Edilenler İçin Etkin Çözüm Yok başlıklı raporda; terör gruplarıyla “irtibat” veya “iltisak” halinde olduğu iddialarıyla işinden ihraç edilen doktorlar, polis memurları, öğretmenler, akademisyenler ve  diğer on binlerce kamu sektörü çalışanının hâlâ görevlerine iade edilmediğini, bu kişilere tazminat sağlanmadığını ve ihraç kararlarını değerlendirmek için kurulan komisyonundan da yanıt gelmediği vurgulandı.

ihrac-raporuUAÖ’nün Türkiye Şubesi Basın Koordinatörü Beril Eski ile birlikte kameralar karşısına geçen  UAÖ Türkiye Şubesi Strateji ve Araştırma Yöneticisi Andrew Gardner konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Terörist olarak damgalanıp geçim imkanlarından yoksun bırakılarak iş ve aile yaşamları mahvedilen on binlerce kişi hâlâ adaletin sağlanmasını bekliyor” diye konuştu.

Gardner, sözlerini şöyle sürdürdü: “Söz konusu ihraçların keyfi niteliği ortada olmasına rağmen ihraç kararlarını değerlendirmekle sorumlu olan komisyon, uluslararası standartlara uygun davranamadı ve başlangıçtaki kusurlu ihraç kararlarını otomatik olarak onaylayan bir mekanizmaya dönüştü. Sürecin bütünü, adalete yapılan bir hakarettir” dedi.

Türkiye'de 2016'da gerçekleştirilen darbe girişiminden sonra ilan edilen olağanüstü hal döneminde yaklaşık 130 bin kamu sektörü çalışanının kanun hükmünde kararnamelerle keyfi olarak işinden ihraç edildiği raporda; “Hukuka uygun olan zararsız faaliyetler, komisyon tarafından geriye dönük bir şekilde ihraçları ve bu insanları kamu sektöründe çalışmaktan, hatta mesleklerini yapmaktan kalıcı olarak men etme kararlarını haklı göstermek için kullanıldı. Bank Asya'ya para yatırmak, belirli sendikalara üye olmak ya da ByLock mesajlaşma uygulamasını indirmek gibi faaliyetler, yasaklı terör gruplarıyla bağlantılı olmaya kanıt olarak gösterildi ve bu gibi bağlantılara veya suç niteliği taşıyan eylemlere dair başka hiçbir kanıt sunulmadı” ifadelerine yer verildi.

ihrac-raporu-1125 BİN BAŞVURUDAN 36 BİNİ HAKKINDA KARAR VERİLDİ BUNLARDAN 2 BİN 300 KARAR BOZULDU

Ocak 2017'de kanun hükmünde kararnamelerle verilen ihraç kararlarını değerlendirmesi için Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'nu kurulduğunun hatırladığı raporda; komisyonun ihraç edilen kişiler tarafından yapılan yaklaşık 125 bin başvuru içinden 5 Ekim 2018 itibariyle yalnızca 36 bin başvuru hakkında karar verdiği belirtildi. Bu kararlarda, başlangıçtaki ihraç kararlarının yüzde 7'sinden daha azının (2 bin 300 ihraç kararı) bozulduğu vurgulandı.

“Kurumsal bağımsızlığın olmaması, uzun bekleme süreci, kişilere haklarında öne sürülen iddiaları etkili bir şekilde çürütebilmelerini mümkün kılacak güvencelerin sağlanmamış olması ve ihraçları savunan kararlardaki kanıtların yetersizliği” raporda “Komisyonu kusurlu hale getirdi” ifadesiyle eleştirildi.

“Komisyona başvuruda bulunan insanlar sonu gelmeyen bir süreçle karşılaşıyor.” denilen raporda “İhraç edilen kamu sektörü çalışanlarına, ‘terör gruplarıyla bağlantılı’ olduklarının değerlendirildiğine ilişkin genel bir gerekçenin ötesinde herhangi bir ihraç gerekçesi sunulmadı.” görüşüne yer verildi.

ihrac-raporu-2TAHMİN YÜRÜTEREK SAVUNMA YAPTILAR

Raporda şu ifadelere yer verildi “Haklarındaki belirli iddiaları veya aleyhlerindeki kanıtları bilmeksizin ihraç kararlarına itiraz eden insanlar, sözleşmelerinin sona erdirilmesine ilişkin gerekçeler üzerine tahmin yürütmek zorunda kaldı. Bu durum da benzeri iddiaları çürütmelerini ve etkili başvurular sunmalarını zorlaştırdı.
Ayrıca, komisyonun bazı kararlarında, başvuru sahibinin yasaklı gruplarla bağlantılı olduğu sonucuna varılmasına neden olan kanıtlara ilişkin yeterli bilgi bulunmuyor. Bu durum da komisyona yaptıkları başvuruları reddedilen kamu sektörü çalışanlarının idare mahkemelerine ikinci bir itirazda bulunmalarını son derece zorlaştırıyor.”

Andrew Gardner “On binlerce kamu sektörü çalışanı, ihraçlar başladığından bu yana geçen iki yıldan uzun süredir etkin bir çözüm olmaksızın belirsizlik içinde yaşıyor. Komisyon, adalet için bir mekanizma sunmak yerine bu insanların yaralarına tuz basıyor” diye konuştu.

KAMU ÇALIŞANLARININ ZARARLARI TAZMİN EDİLMELİ

Hükümete karşı tavsiyelerde de bulunulan raporda, “Olağanüstü hal kapsamında kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) ihraç edilen tüm kamu sektörü çalışanları önceki görevlerine iade edilmeli, KHK ile ihraç edilen kamu sektörü çalışanlarının, kazanç kayıpları, ruhsal zarar, manevi zarar ve hukuki yardım ya da uzman danışmanlığı, ilaç ve tıbbi malzemeler ile psikolojik ve sosyal hizmetler için gerekli olan giderler dahil olmak üzere uğradıkları tüm zararlar tazmin edilmelidir” ifadedeleri de yer aldı.

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Son güncelleme: android-time 14:5725.10.2018
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more