Reklamsız Sözcü

MİT TIR’ları davasında yargılanan Astsubay itirafçı oldu

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından durdurulan MİT TIR’larına ilişkin 55 kişinin yargılandığı davada sanık olan Astsubay E.Y itirafçı oldu. Adli kontrolle serbest bırakılan itirafçı astsubay FETÖ’ye dahil olmasını “kandırıldım” diyerek anlattı. Tehdit edildiği için örgütten çıkamadığını savunan itirafçı FETÖ imamalarının kendisine bir operasyonel bir hat verdiğini ve iletişimi bunun üzerinden yaptıklarını “Ben bunu operasyonel hat olarak değil cemaat içinde haberleşmek için kullandım. Bu hattı başka bir maksatla kullanmadım” diyerek anlattı.

Can ÖZÇELİK
android-time 12:43
MİT TIR’ları davasında yargılanan Astsubay itirafçı oldu
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından durdurulan MİT TIR’larına ilişkin 55 kişinin yargılandığı davada sanık olan Astsubay E.Y itirafçı oldu. Adli kontrolle serbest bırakılan itirafçı astsubay FETÖ’ye dahil olmasını “kandırıldım” diyerek anlattı. Tehdit edildiği için örgütten çıkamadığını savunan itirafçı FETÖ imamalarının kendisine bir operasyonel bir hat verdiğini ve iletişimi bunun üzerinden yaptıklarını “Ben bunu operasyonel hat olarak değil cemaat içinde haberleşmek için kullandım. Bu hattı başka bir maksatla kullanmadım” diyerek anlattı.

“Patates” diye tabir edilen operasyonel hat ile 577 kez iletişim kurduğu tespit edilen itirafçı E.Y, bu hattı 1,5 yıl kullandığını belirterek “Hattı aldığım tarih 2012 yılıdır. Zaten daha sonra da haberleşmek için başka bir sisteme geçeceğiz diyerek iptal ettiler. Tablet üzerinden Bylock'a geçtiler” ifadelerini kullandı.

“HATLARI KIRIP ATIN”

Faruk Dur adına kayıtlı olan operasyonel hattı kendisine Tarım Bakanlığında çalışan Tarık isimli şahsın verdiğini anlatan Astsubay “Hattın üzerinde herhangi bir isim yoktu, zaten açılırken pin kodunu da iptal etmişti. Kullanırken de, 5 saniye, 10 saniye, ‘Ne yapıyorsun? Sıkıntın var mı' diyordu. ‘Şuraya gel, bugün Kuran okuyacağız, Risale okuyacağız' şeklinde konuşmalar oluyordu. Ben hattı bu maksatla kullandım. İstihbarat veya herhangi birimde kullanmadım. Cemaat içinde haberleşme olarak kullandım” dedi.

Örgütün daha sonra haberleşmek için Bylock programını kullanmaya başladığını söyleyen itirafçı, kendisine verilen hat ve telefonun “Bunu kırıp atacağız” diyerek elinden alındığını ifade etti.

“BYLOCK YÜKLÜ TABLET VERDİLER”

Örgütün gizli mesajlaşma programı Bylock'u kullandığını söyleyen itirafçı programı telefonu eski olduğu için yükleyemediklerini daha sonra ise kendisine içerisinde Bylock programının yüklü olduğu tablet verildiğini anlattı.

İtirafçı astsubay, “Bana ‘Bununla haberleşeceğiz, telefon kullanmayacağız' dediler. Bir müddet de bu tabletle bunu kullandılar. Program içinde yüklüydü, programın içinde bağlantıları da kendileri yapmışlar, bu bağlantının birinde Asaf isimli şahıs yüklüydü, Asaf’ı yüklemişler direkt. Asaf da bana Fetullah Gülen’in sohbetlerini gönderiyordu. Yani biriyle haberleşme aracı olarak telefonun yerine geçmişti” dedi.

“10'LU KODLAMA SİSTEMİ

İtirafçı astsubay E.Y örgüt içi haberleşme de “10'lu kodlama” sistemini kullandıklarını da söyledi. Astsubay bağlı oldukları imamların kendilerini genelde sabit kontörlü telefonlardan aradıklarını söyleyerek şu bilgileri verdi:

“Bunlar ankesörlü telefonlardan yer tespit edilir diye, güvenlik kamerası olmayan kontörlü telefon olan bayilerden arama yapıyorlardı.

Herkese şöyle diyorlardı: ‘Biz sizinle bu ankesörlü telefonla arayacağız, alan kodu 312’li numara görürseniz bilin ki biziz, meşgule atmayın' şeklinde uyarıyorlardı.

Bizim numaralarımızı kendileri saklıyorlardı, '10’a tamamlama' metoduyla, son iki rakamını ona tamamlayarak, mesela benim numaram 44 ise diğeri onu 66 diye kaydediyorlardı son iki hanesini, birisi baksa bu 66 ama üzerine 10’a tamamlamak için 4 eklendiği zaman gerçek numara 44, bu şekilde herkesin numarasını kendilerinde gizliyorlardı. Aramak istedikleri herkesi ankesörlü telefondan veya bu kontörlü telefondan arıyorlardı.”

Örgüt üyelerine “İhbar” tehdidi

Açığa çıkmamak için ibadetlerini gizli yaptıklarını ifade eden Astsubay E.Y, örgüt imamlarının kendilerine şu sözleri söylediklerini aktarıyor:

“Şimdi bize ‘İbadetinizi Rusya’da yapıyormuş gibi gizli yapın. Açığa çıkarsanız veya sizin bizimle irtibatlı olduğunuz anlaşılırsa sizi fişlerler, daha sonra da ilk etapta da şûralarda atılırsınız, o yüzden görüşmelerinize çok dikkat edin' diyorlardı. Bizi Cuma namazına bile göndermiyorlardı. ‘Cumaya giderseniz bizimle irtibatınız ortaya çıkar, atılırsınız' diyerek korkutuyorlardı. Bize bu şekilde davranıyorlardı, yani gizliliğe önem veriyorlardı. Çünkü bir dağılma süreci başlarsa hepsi domino taşı gibi birbirini takip eder. 2014’ten sonra işi değiştirdiler. Aba altından sopa gösteriyorlardı. Yani çift taraflı oynadılar. Önce ‘İşinizden atılırsınız' diyerek devletle korkuttular daha sonra da ‘Biz sizi ihbar ederiz' gibi imalı sözlerle tehdit ettiler.”

“CEZAEVİNDE BİZİ ROBOT GİBİ SEVK EDİYORLARDI”

20 ay cezaevinde kaldığını söyleyen itirafçı FETÖ'cülerin burada da baskıya devam ettiklerini söyleyerek, televizyon izlemelerine bile izin verilmediğini anlattı:

“15 Temmuz’la birlikte bunların zaten gerçek yüzünü iyice gördük. Cezaevinde de televizyondan izledikçe bunların gerçek yüzlerini gördük. ‘Televizyon izlemeyin' diyerek bizim bilgi edinmemizi engelleyecek şekilde davranıyorlardı. ‘Kuran okuyun, Fetullah Gülen okuyun' diyorlardı. Bizi bir robot gibi sevk ediyorlardı. Ben bundan dolayı hem kendime hem aileme zarar verdim.”

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more