Sözcü Plus Giriş

Nobel Fizik Ödülü sahibi Alman teorik fizikçi Albert Einstein kimdir? Einstein dünyada en çok tanınan bilim adamıydı…

Nobel Fizik Ödülü sahibi Yahudi asıllı Alman fizikçi Albert Einstein kimdir? 1921 yılında Nobel Fizik Ödülü’ne layık görülen ve dünyanın en çok bilinen ve tanınan bilim adamı olarak bilinen 'deha' Einstein ile ilgili bilinmeyenler, politik görüşleri ve ilginç yaşam öyküsü ve Albert Einstein hakkında 15 ilginç bilgi haberimizde..

Güncellenme: 08:32, 18/04/2018
Nobel Fizik Ödülü sahibi Alman teorik fizikçi Albert Einstein kimdir? Einstein dünyada en çok tanınan bilim adamıydı…

Albert Einstein kimdir? Dünya tarihinin en çok bilinen bilim insanı olan Einstein kaç yaşında nerede vefat etti? Nobel Fizik Ödülü sahibi Yahudi asıllı Alman fizikçi iile ilgili tüm merak edilenler… Özel yaşamı, siyasi görüşleri, Albert Einstein hakkında 15 ilginç bilgiyi ve hakkında merak edilenleri haberimizde bulabilirsiniz…

ALBERT EINSTEIN KİMDİR?

Albert Einstein (14 Mart 1879 – 18 Nisan 1955), Yahudi asıllı Alman teorik fizikçi.

Albert Einstein, 14 Mart 1879 yılında Almanya’da Württemberg’de doğdu. 1880 yılının Haziran ayında ailesi Munich’e taşındı. Babası Hermann ve abisi Yakob burada Einstein&Cie adında bir elektrik mühendisliği ile ilgili bir şirket kurdular. Einstein, konuşmaya geç başlaması dışında normal bir çocukluk geçirdi. 1884 yılında eğitimi için özel dersler ve 1885 yılında da keman dersleri aldı. Aynı yıl Yahudi olduğu halde Munich’deki Katolik Okulu’nda eğitimine başladı.

Einstein okula başladıktan sonra okuldaki sıkı disiplinden ve ezberci anlayıştan rahatsız olmaya başlamıştı. Ama okul ile hoşnutsuzluğuna rağmen yüksek notlar alıyordu. Birinci sınıfı atlamıştı ve çoğu dönemde sınıfında birinci olmuştu. 1888’de yine bu şehirdeki Luitpold Gymnasium’a geçerek eğitimine devam etti. Eğitim hayatından hoşlanmıyordu. 1894 yılında ailesinin iflası sonucu İtalya’ya yerleştiler.Bugünkü adı “ETH Zürich” olan “Swiss Federal Polytechnic Enstitüsü”ne gitmek için başvurdu ancak giriş sınavında başarısız olduğu için, İsviçre’de Aarau’da eğitimine devam etti.Babasının istediği gibi elektrik mühendisi olamayacağını anladı. İki yıl sonra 1896’da “Swiss Federal Polytechnic Enstitüsü”ne matematik ve fizik öğretmeni olmak için gitti. Maxwell’in “Elektromanyetik Teorisi” üzerinde çalıştı. Bu okulda tek kadın öğrenci olan Mileva Maric ile tanıştı. Evlenmek için ailesiyle tanıştırdı ancak Mileva’nın yaşının büyük olması ve Yahudi olmamasından d

olayı annesi evliliğe karşı geldi. Mileva’nın evlilik dışı hamile kalmasıyla doğan kızlarını evlatlık olarak vermek zorunda kaldılar.Ardından 21 Şubat 1901’de İsviçre vatandaşlığına başvurdu ve kabul edildi. Mayıs 1901’den, Temmuz 1902’ye kadar Winterthur ve Achaffhausen’de özel ders verdi.Öğretmenlik için başvurduğu yerlerden çok genç olması nedeniyle olumlu cevap alamıyordu. Sonra İsviçre’nin başkenti Bern’e gitti. Geçimini sağlamak için matematik ve fizik dersleri vermeye devam ediyordu. Bernese’deki “Akademie Olypia”ya katıldı. Bu sırada birçok bilim adamıyla tanışma fırsatı buldu. Kariyeri için önemli bir adımdı. Ardından teknik asistan olarak İsviçre Patent Ofisi’nde işe başladı. Einstein, mucitlerin patent alabilmesi için yaptıkları aletimini yapıyordu. Cihazların farklılıklarını ve zayıf yönlerini görerek, nasıl düzeltebileceği üstünde çalışıyordu. Bazen o kadar çok değişiklik yapması gerekiyordu ki alet artık onun tasarımı haline bile gelebiliyordu.6 Ocak 1903 tarihinde ailesinin tüm karşı gelmelerine rağmen okul yıllarında tanıştığı Mileva Maric ile evlendi. Kendisi de bir matematikçi olan Milena Maric ile birçok ortak noktaya sahipti.

İLK OĞLU DOĞDU

1904 yılında ilk oğlu Hans Albert, 1910 yılında da ikinci oğlu Eduard doğdu. İleriki yıllarda Eduard şizofreni teşhisiyle Zürich’deki bir akıl hastanesine yatıldı ve hayatını da burada kaybetti. Albert ise ileriki hayatında California Üniversitesi’nde profesörlük yaptı.903 yılında artık İsviçre Patent Ofisi’deki işinde ilerlemeye başlamıştı. Makina Teknolojisine hakim bir duruma gelmişti. Bir yandan Max Planck’ın kuantum teorisi üzerinde çalışıyordu.1905 yılında Zürich Üniversitesi’de “A New Determination of Molecular Dimensions” adlı doktora tezini verdi ve doktor ünvanını aldı.1933 yılında Almanya’da Nasyonal Sosyalist Partisi’nin iktidara gelmesiyle yasalar yüzünden çalışmalarına izin verilmeyen 40 bilim adamı adına Mustafa Kemal ATATÜRK’e bir mektup yazarak onların Türkiye’de çalışmalarına devam etmelerini istemişti. Atatürk bu isteği kabul ederek İstanbul Üniversitesi’nde çalışma imkanı tanımıştı.

İSRAİL BAŞBAKANLIĞI TEKLİF EDİLDİ

Bu dönem Einstein’a İsrail Başbakanlığı teklif edildi ancak Einstein teklifi kabul etmedi. Dr. Chaim Weizmann ile Jerusalem Musevi Üniversitesi’ni kurdu.1945 yılında Roosvelt’e yazdığı mektupta nükleer silahların yapılabileceğinden bahsetti. Daha sonra nükleer silahların oluşumuna ve kullanılmasına neden olduğu için büyük pişmanlık duyduğunu hep dile getirdi. Hayatının geri kalanında da Atom Bombası’nın kullanım şeklinden rahatsızlığını dile getirerek, buna karşı bir tutum izledi.1948 yılında Brendeis Üniversitesi’nin komitesinde görev aldı. 18 Nisan 1955 yılında 76 yaşında iç kanama sonucu hayatını kaybetti. “Generalized Theory of Gravitation” adlı çalışması yarım kaldı.Ölümünden sonra otopsisini yapan Dr. Thomas Stoltz Harvey beynindeki anormaliyi fark etti. Paryetal lobunun normal insanlarınkinden %15 daha büyük olduğunu keşfetti. Beynin bu bölgesi matematik ve görsel yetenekle ilgili becerilerinin geliştiği bölge idi. Ayrıca
Einstein’nın beyninin normal insanlardan %73 daha kıvrımlı olduğu gözlemlendi.

Kitapları

*Görelilik; Özel ve Genel Kuram: Popüler Bir Yorum, 1920.
*Görelilik’in Anlamı, 1921.
*Tek Atomlu Ddeal Gazların Kuantum Kuramı, 1924.
*Brown Hareketi Kuramı Üzerine Araştırmalar, 1926.
*Siyonizm Hakkında, 1930.
*Niçin Savaş, 1933.
*Gördüğüm Kadarıyla Dünya, Denemeler, 1934.
*Felsefem, 1934.
*Fiziğin Evrimi, Leopold Infield ile birlikte, 1938.
*Otobiyografik Notlar, Denemeler, 1949.

Politik görüşleri

Einstein Almanya’da doğmuş bir Yahudi vatandaşı olarak Nazilerin yükselişi, iktidarı ve Holokost döneminde yaşamıştı. Bu nedenle ABD’ye göç etmiş ve büyük bir Nazi karşıtı görüş geliştirmiştir. Bilim adamlarına Nazi baskısının artması üzerine 1933 yılında Atatürk’e mektup yazarak Türkiye’ye kabul edilmelerini istemiştir. Bunun sonucunda gelen yüzlerce bilim insanı Türk üniversitelerine büyük katkı sağlamıştır. Yine ABD başkanına mektup yazarak ABD’nin Almanya’dan önce nükleer silah geliştirmesi gerektiği tavsiyesinde bulunmuştur. Yahudilerin kendi ülkelerine sahip olması gerektiğine inanmış ve İsrail’in kuruluşunu desteklemiştir. Ama bu devletin sınırları ve bir ordusu olmasına karşı çıkmış ve Araplar ile birlikte iki uluslu bir ülke olması gerektiğini savunmuştur.

Einstein, sosyalizm hakkında övgü dolu sözler söylemiş ve bütün dünyanın tek bir hükümet altında toplanması fikrini ifade etmiştir. Soğuk Savaş’ın başlaması ile ABD’deki anti-komünist politikalarını ifade özgürlüğünü kısıtlayacak derecede olmaları nedeniyle eleştirmiştir. Kendisi ayrıca Bertrand Russell ile birlikte bir anti-nükleer manifesto yayınlamıştır.

Niçin Sosyalizm yazısında kapitalizmi şu şekilde eleştirmiş ve sosyalizmi savunmuştur.

“Bana kalırsa kapitalizmin en büyük kötülüğü bireylerin sakatlanmasıdır. Tüm eğitim sistemimiz bu beladan muzdariptir. Gelecekteki kariyerine hazırlanmak için açgözlü bir biçimde başarıya tapmak üzere eğitilmiş öğrenciye abartılı bir rekabetçi yaklaşım aşılanır. Ben bu korkunç beladan kurtulmanın tek yolu olduğuna eminim. Bu yol, toplumsal hedefler doğrultusunda yönlendirilmiş bir eğitim sisteminin eşlik ettiği sosyalist ekonominin inşasıdır. Böyle bir ekonomide toplumun kendisi üretim araçlarının sahibidir ve üretim araçları planlı bir tarzda kullanılır. Üretimi toplumun gereksinimlerine uyduran planlı bir ekonomi işi çalışabilir durumda olanlara dağıtır ve erkek, kadın, çocuk herkesin geçimini garanti eder. Bireyin eğitimi, doğuştan sahip olduğu yeteneklerin geliştirilmesinin yanında, günümüz toplumundaki güç ve başarının yüceltilmesi yerine, bireyin içinde çevresindekilere karşı sorumluluk hissi geliştirmeyi hedefler.

Dini görüşleri

Einstein çeşitli röportajlarında ve mektuplarında Museviliğe inanmadığını ve bütün dinleri çocukça batıl inançlar olarak gördüğünü söylemiştir. Kendisi dinlerin çocukça ve batıl inançlardan oluşan boş inançlar olduğunu belirtmiştir. Fakat kendisini bir ateist ya da panteist olarak tanımlamayıp değişik zaman dilimlerinde agnostik veya deist görüşler belirtmiştir. Katı bir determinizme inanan Einstein, evrenin yasalarını anlamayı bir tür dini duyguya benzetmiştir. Ancak kendisinin dini fikirleri konusunda tartışmalar halen devam etmektedir.

Kendisi bir kitabında dini şu şekilde tanımlamıştır:

“Gerçeğin ve onun insan aklına eşsiz biçimde erişebilmesinin mantıklı yapısına duyulan bu inancı “din” kelimesinden daha iyi ifade edecek bir şey bulamadım. Bu inancın olmadığı yerde bilim, yavan bir süreç haline gelir. Eğer rahipler bunu kendi çıkarları için kullanacaklarlarsa bırakalım da bunu şeytan düşünsün. Bunun için herhangi bir ilaç yoktur.[36] ”
Albert Einstein, kendi Tanrı görüşünü de şu şekilde dile getirmiştir:

“Daha yüksek bir düzenin bütün bilimsel çalışmasının arkasında dünyanın mantıklı veya anlaşılabilir şekilde yaratılmış olduğuna dair, dini duyguya benzer, bir inanç olduğu kesindir… Kendisini deneyim dünyasında ortaya koyan üstün bir akıl içerisinde yer alan bu sağlam, derin duygulara sıkı sıkıya bağlı inanç benim Tanrı anlayışımı anlatmaktadır.[37] ”
50. yaş gününde, George Sylvester Viereck’e verdiği bir röportajda tanrı ve din ile ilgili fikirlerini şu şekilde özetlemiştir:[38]

“Ben bir ateist değilim ve kendime bir panteist de diyebileceğimi düşünmüyorum. İlgili soru bizim kısıtlı akıllarımız için çok geniş. Biz, pek çok değişik dilde kitapla doldurulmuş bir kütüphaneye giren küçük bir çocuğun durumundayız. Çocuk kütüphanedeki kitapları birisinin yazmış olması gerektiğini bilir. Nasıl yazıldıklarını bilmez. Yazıldıkları dilleri anlamaz. Çocuk, kitapların sıralanmasında esrarengiz bir düzen olduğundan şüphe eder, ama ne olduğunu bilmez. Bu durum, bana göre, en zeki insanın bile tanrıya göstereceği yaklaşımdır. Biz, evrenin muhteşem bir şekilde düzenlendiğini ve belirli kanunlara uyduğunu görmekteyiz, ancak bu kanunları çok bulanık bir şekilde anlayabilmekteyiz. ”

Popüler kültürde Einstein

Albert Einstein, pek çok popüler kültür ürünü için konu veya bir ilham kaynağı olmuştur.

Einstein’ın 72. yaş gününde, UPI fotoğrafçısı Arthurr Sasse kendisini kameraya karşı gülümsetmeye çalışıyordu. Einstein o gün defalarca kameralara gülümsedikten sonra bu sefer dilini çıkardı. Bu fotoğraf Einstein’ın en ünlü fotoğraflarından biri olmuştur. 19 Haziran 2009’da orijinal fotoğraf bir açık arttırmada 74,324 dolara satılmış ve Einstein’ın en pahalı fotoğrafı olmuştur.

1999’da, Einstein’ın ileri gelen fizikçiler tarafından tarihin en büyük fizikçisi seçilmesinin de etkisiyle, Einstein kelimesi, dahileri tanımlamak için kullanılan bir kelimeye de dönüşmüştür.

Einstein ayrıca kurgu eserlerde çılgın bilim adamı tipleri için de bir model olmuştur. Aşırı ifadeli suratı ve farklı saç modeli çoğunlukla taklit edilmiş ve abartılmıştır. Time dergisinin yazarı Frederic Golden’a göre Einstein “bir çizgi romancının gerçeğe dönüşmüş hayaliydi”.

CESEDİ YAKILMIŞTI

Görecelilik kuramını geliştiren ve dünya tarihinin en zeki insanları arasında sayılan Albert Einstein, 1955'te ölmeden önce, ‘Kimse kemiklerine tapmasın diye' cesedinin yakılmasını istemişti. Bilim adamının isteği yerine getirilmiş ve külleri ABD'nin kuzeydoğusundaki Delaware Nehri'ne savrulmuştu.

Albert Einstein hakkında 15 ilginç bilgi!

Albert Einstein deyince aklımıza hemen izafiyet teorisi ya da kendisinin dil çıkartırken poz verdiği fotoğraf gelse de kuantum fiziğini tanımlayan, atomun parçalanmasıyla muazzam derece enerji üretilebileceğini bulan Einstein, modern dünyanın şüphesiz en önemli isimlerinden biri. tr.fobito.com‘dan derlediği bu listede Albert Einstein hakkında 15 ilginç bilgiyi bulunuyor.

1. 14 Mart 1879 tarihinde doğan Einstein hayata gözlerini Almanya'nın Ulm kasabasında saat 11:30'da açmıştır.

2.18 Nisan 1955 saat 01.15'te abdominal anevrizmanın patlaması sonucu tetiklenen iç kanama sebebiyle Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde 76 yaşında hayata gözlerini yummuştur.

3. Ölümünün ardından Dr. Thomas Harvey Einstein'ın beynini çıkarıp incelemiştir ki bu inceleme için Einstein'in önceden verdiği bir izin yoktur.

4. Einstein ölümünün ardından gömülmek istememiştir. Bu istediğine uyularak bedeni yakılmış ve külleri bilinmeyen bir yere savrulmuştur.

5. Albert Einstein'in 18 Mart 1955 tarihinde yazdığı son vasiyeti üzerine tüm mal varlığı Küdüs'teki Yahudi Üniversitesi'ne bağışlanmıştır.

6. Kız kardeşi Maja'ya göre Einstein küçük bir çocukken yapbozlarla, bulmacalarla ve inşaat setiyle oynamayı çok severmiş, yaşı ilerledikçe ise bunların yerini en büyük tutkusu olarak kitaplar almış.

7.Hemen herkesin bildiği “Einstein okul yıllarında sınıfta kalmış, zaten hiç de başarılı bir öğrenci değilmiş.” Cümlesi şehir efsanesinden başka bir şey değil. Her ne kadar Einstein'ın okul yıllarında dil, çizim ve spor notları o kadar iyi olmasa da matematik ve doğa bilimlerinde başarılı bir öğrenciydi, ve hiç sınıf tekrarı yapmadı.

8.Einstein lise eğitimi İsviçre'nin Aaru şehrindeki Cantonal okulunda almıştır. Lisenin ardından ise 1985-1990 yılları arasında İsviçre Teknik Akademisi'ne devam etmiştir.

9.İlk evliliğini 1903 yılında Mileva Maric ile yapmıştır. Çift 1919 yılında boşandıklarında iki çocuk sahibidirler. Boşanmanın ardından 4 ay sonra Einstein ikinci evliliğini kuzeni Elsa Löwenthal ile yapmıştır ve bu evliliğinden bir çocuk sahibi olmuştur.

10. Einstein'ın boyu hakkında kesin bir bilgi yok. İsviçre'deki kayıt defterinde 171.5 olan boy, 1923 tarihli pasaportta 1.75 olarak belirtilmiş.

11. Piyona ve keman çalabilen Einstein'in en sevdiği besteciler ise Mozart, Vivaldi ve Bach'tır.

12. Albert Einstein yüzme bilmezdi ve Tümmler isimli bir teknesi vardı.

13. Einstein sigara ve pipo içerdi ve doktorun yasaklamasına rağmen bu alışkanlığından vazgeçmedi. Bunun yanında sık sık olmasa da alkol de tüketirdi.
14. “En sevdiğin yazar kim?” sorusunun Einstein için kesin bir cevabı yoktu fakat Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşleri favori romanları arasındaydı. Bunun yanında David Hume'un İnsan Doğası Üzerime Bir Tez isimli çalışmasının gelişimdeki çok büyük yere sahip olduğunu aktarmıştır.

15. Endüstri mühendisi Hermann Anschütz-Kaempfe ve makine mühendisliği Profesörü Rudolf Goldschmidt ile jiroskopik pusulanın, Doktor Gustav Bucky ile bir işitme cihazının patentini alan Einstein'in toplamda 12 adet patenti vardır.