Sözcü Plus Giriş

‘Ordu FETÖ ile kurumsal olarak mücadele etmedi’

Emekli Korgeneral Mehmet Şanver 15 Temmuz’a nasıl gelindiğini SÖZCÜ'den Yüksel Şengül'e anlattı. Şanver, ihanet gecesine ilişkin "F-16" bilgisini de ilk kez paylaştı.

10:29 -
‘Ordu FETÖ ile kurumsal olarak mücadele etmedi’

Muharip Hava Kuvveti eski Komutanı Mehmet Şanver, 15 Temmuz'un bastırılmasında kritik rol oynadı. Yaşananları ‘Kartal Yuvasının İstilası' adlı kitabında topladı. O kanlı günün öncesi ve sonrasına ilişkin sorularımızı şöyle yanıtladı:

sanver-dugunKızınız Banuçiçek'in Moda Deniz Kulübü'nde 15 Temmuz gecesi düğünü vardı. Düğünden dar­beye nasıl müdahale edebildiniz?

‘Darbe başladı ve hemen düğün mekânına gelen darbeciler bizi topla­yıp götürdü' şeklinde düşünülüyor ge­nelde… Oysa darbeyi öğrendiğimiz an­dan derdest olayına kadar darbeye ciddi bir müdahalemiz oldu.

Darbeye kim emir vermiş?

Eskişehir bu uçuşların Ankara'da bulunan ‘Hava Kuvvetleri Harekat Merkezi'nin emriyle' başlatıldığını be­lirtti. Ancak, Hava Kuvvetleri Komuta­nı ve Harekât Merkezi'nin komutanı Hava Kuvvetleri Harekat Başkanı di­ğer misafir komutanlarla birlikte dü­ğünde, yanımdaydı. Hava Kuvvetleri Harekat Merkezi'nin yasal olmayan iş­lere bulaştığını belirterek Eskişehir'de­ki komutana ‘Komutayı siz alın, hava­daki kontrolsüz uçuş yapan uçakla­rı derhal indirin' diyerek ilk direktifi­mi verdim. Ve çok daha kritik olarak, yardımcım Korgeneral Kadıoğlu daâ­hil olmak üzere bana bağlı olan ve ha­rekâta komuta edebilecek yedi gene­ralin; dördünü Eskişehir'e, üçünü de yakın civardaki Balıkesir, Bandırma ve Afyon'a göndererek bu bölgelerin hava kontrolünü sağladım.

‘KORUMAYA GELDİK' DEDİLER

 Eskişehir'le irtibat halindeydiniz…

Evet… Erzurum'dan iki F-16'ya kalk emri verildiğini öğrendim. Olaya mü­dahale edip bu uçakların kalkışlarını iptal ettirdim. Bu iki uçağın, dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın uçağına yönelik bir teşebbüs olarak havalandı­rılmak istendiği ortaya çıktı.

Hedefleri uçağı vurmak mıydı?

İçişleri Bakanı'nın uçağını ya iste­dikleri yere indirmeye zorlayacaklar, inmeme durumunda ise kendilerine verilecek emri yerine getireceklerdi. Uçağı vurma emri de alabilirlerdi.

Darbeciler sizleri götürmek üzere saat kaçta düğünü bastılar?

Darbeci askerler saat 23.00 suların­da bizi almak için düğün alanına gel­diler… Önce sizi korumaya geldik gi­bi inandırıcı olmayan bir söylemle­ri vardı. Sonra, dışarı çıkmak isteyen bir generalin üzerine; sol tarafından duvara ateş edip onu durdurdular. Bizi zor kullanmaya mecbur bırak­mayın diyerek tehdit ettiler…

Darbeci askerler sizi almak için düğüne 23.00 sularında değil de, da­ha erken gelselerdi ne olurdu?

Durum daha farklı olurdu. Bizim et­kinlikle kullandığımız 2-2.5 saatlik bir süre oldu. Bu olmasaydı, darbe girişi­minin önünü kesmek belki daha zor ve daha çok kayıplı olabilirdi.

O gece atılan bombalar oldu…

32 sorti muharip (F-16) uçuş yaptı­lar. Bu uçuşlardan sekizi atışlı oldu. Bu sekiz atış görevinde altı hedefe yo­ğunlaşarak, 13 bomba attılar. Emni­yet Havacılık Dairesi'ne bir, Polis Özel Harekat Kışlası'na bir, TÜRKSAT tesis­lerine dört, Ankara Emniyet Müdür­lüğü'ne iki, Cumhurbaşkanlığı Kül­liyesi civarına iki ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne üç bomba atıldı.

‘HEP MÜCADELE ETTİM'

FETÖ'nün Hava Kuvvetleri'ndeki yapılanmasını da anlatıyorsunuz… Bilindiği gibi, FETÖ 30-40 yıllık bir süre içerisinde takiyyenin alasını uy­gulayıp devletin tüm kademelerine sızdı. 17-25 Aralık 2013 sonrası dev­let önemli tedbirler almaya, çeşitli ku­rumlardaki FETÖ'cüleri etkisiz hale ge­tirmeye başladı. Ancak 2016'ya gelin­diğinde TSK'da halen bir temizlik ya­pılmamıştı. Belki de ilk kez 2016 Ağus­tos ayında yapılacak Yüksek Askeri Şura'da TSK'daki FETÖ yapılanmasıy­la ilgili bazı adımlar atılacaktı. Örgüt, diğer kurumda yapılanları görüp, sı­ranın TSK'daki elemanlarına da gele­ceğini ve 2016 ‘daki Yüksek Askeri Şu­ra'da önemli bir gücünü daha kaybe­deceğini anlayıp bu hain girişime baş­vurdu diye değerlendiriyorum.

FETÖ'ye karşı sizin müca­deleniz ne oldu?

Türk Silahlı Kuvvetleri maa­lesef kurumsal mücadele etme­di. Özellikle Kumpas Davaları sürecin­de hedefe alınan personelini birer bi­rer feda etti. 12 yıllık generalliğim bo­yunca FETÖ ile sürekli mücadele et­tim. Örgütün saldırılarına da maruz kaldım. Onlara karşı kendimi, komu­ta ettiğim personelimi, ailemi ve örgü­tün mağdur ettiği kumpas davasında­ki silah arkadaşlarımı elimden geldiği kadar korumaya, savunmaya çalıştım. Yetkim arttıkça bireysel mücadelemi kurumsal mücadeleye dönüştürmeye çalıştım. 2013-2015 Kurmay Başkanlı­ğı dönemimde ( Akın Öztürk'ün Hava Kuvvetleri Komutanı olduğu dönem) karargâhta FETÖ oyunlarını durdur­makla kalmayıp, üzerine de gittim.

‘FETÖ ETKISI HÂLÂ SÜRÜYOR'

FETÖ ordudan temizlendi mi?

Örgütün beli kırıldı. Asıl güç yok e­dildi ama tamamen temizlendiğini söylemek çok zor. Bu virüsün bulaştığı uzuvlar kesilse de etkisi bazı organlar­da devam ediyor olabilir.

2016'daki YAŞ'ta terfi etmeniz bekleniyordu ama olmadı…

Kariyerim boyunca FETÖ ile müca­delem devlet kayıtlarında vardı. Üste­lik YAŞ'a birkaç gün kala Ankara Em­niyet'inde “misafir” statüsünde eks­tradan sorgulanmam neticesinde te­miz sicilim bir kez daha tescillendi.

Üniformayı nasıl çıkardınız?

Öyle zor geldi ki tarif edemem. Üni­forma değildi üzerimden çıkan; san­ki derim soyulmuştu. Ancak, benim a­çımdan üzücü bir karar olsa da istifa e­derken hiç tereddüt etmedim.

DÜĞÜNDE YAŞANANLAR ANLAŞILMADI

Emekli Hava Pilot Korgeneral Mehmet Şanver'in 15 Temmuz 2016 akşamı kızı Banuçiçek'i Moda Deniz Kulübü'nde evlendirme telaşı vardı… Şanver'in yüksek rütbedeki silah arkadaşları da düğündeydi. Düğün mekanında yaşa­nan hadiselerin kamuoyunda halen tam anlaşılmadığını belirten Şanver, “Darbe­yi öğrendiğimiz andan derdest olayına kadar darbeye ciddi bir müdahale zamanımız ve müdahalemiz oldu” dedi.

BU SIR İLK KEZ AÇIKLANIYOR

F-16 yakıt almaya gitti Erdoğan'ın uçağı indi

CUMHURBAŞKANI­MIZI taşıyan uçağın dar­becilerin kontrolündeki F-16 takibinden kurtul­ması için neler yapıldı?
Cumhurbaşkanımızın ATA uçağı, onu almak için önce Adnan Mende­res'ten havalanıp 00.40'ta Dalaman'a indi… Bu uça­ğın Adnan Menderes'ten kalkış bilgisini almış ol­malılar ki Akıncı'dan iki adet F-16 kaldırdılar. An­cak kalkışları geciktiği i­çin (00.20) ATA uçağını önlemekte başarısız oldu­lar. Bu birinci teşebbüstü.
Sonra…

ATA uçağı Cumhur­başkanımızı alarak 01.43 te İstanbul için Dala­man'dan kalkıyor. Dar­beciler kalkış olayını yi­ne haber almış olmalılar ki tekrar İstanbul rotası­na iki F-16 kaldırıyorlar. İstanbul üzerinde zaten hava hareketliliği var ve bu nedenle ATA uçağı Bi­ga üzerinde beklemeye a­lınıyor. Ama burada çok önemli bir müdahale var: Eskişehir Harekat Merke­zindeki personel ATA u­çağının askeri ekranlar­daki görüntüsünü sildiri­yor. Dolayısıyla darbeci­ler hava resminde Cum­hurbaşkanımızın uçağını göremiyorlar. Atatürk Havalimanı ku­le görevlileri de çok kri­tik bir müdahale yapıyor. Havalimanı çevresinde u­çan F-16'nın yakıtının a­zalıp yakıt ikmali yapma­ya gitmesini fırsat bili­yorlar ve de Biga üzerin­de bekleyen ATA uçağını emniyetle inişe alıyorlar.

F-16'lar o gece Cum­hurbaşkanımızın uçağı­na ulaşsa neler olurdu?

Ancak kişisel değerlen­dirme yapabilirim. Zan­nediyorum elde edecek­leri psikolojik üstünlüğü düşünerek öncelikle uça­ğı istedikleri yere indir­mek ve Cumhurbaşkanı­mızı esir almak isterlerdi. Durum istedikleri tarzda şekillenmezse de alacak­ları emre göre hareket ederlerdi diyebilirim.

Semih Terzi

Semih Terzi

Semih Terzi iki nakliye uçağı istedi vermedik

DIYARBAKIR'a bir Tuğgeneral ko­mutasında Özel Kuvvetler mensu­bu 100 kadar personel gelmiş ve An­kara'ya gitmek için iki adet CASA u­çağı istemişler. Darbe girişiminin daha ilk dakikalarında bu talebin maksadını çözmeniz güç. O an çok süratli her olasılığı düşünerek, Es­kişehir'e ‘Onlara uçak vermeyecek­siniz' dedim. Sonradan, talepte bu­lunanın Tuğgeneral Semih Terzi ol­duğu ortaya çıktı. Bizden uçak ala­madı ve planladığı sayıda persone­li Ankara'ya getiremedi. Sadece Ö­zel Kuvvetler Komutanlığı'na bağlı kendi komutasındaki uçakla ancak otuz kişilik bir personelle Ankara'ya gelebilmiş. Sonrası malum. 15 Tem­muz şehidimiz Ömer Halisdemir ta­rafından vurularak öldürüldü.

‘BAŞARAMADILAR'

Darbeciler Kayseri'den kaldırdık­ları sekiz adet kargo uçağı ile Çar­dak-Denizli, Siirt, Şırnak, Hatay gibi meydanlardan darbeye destek ve­recek komandoları ihtiyaç duyduk­ları bölgelere intikal ettirmeyi plan­lamışlar. Ancak bu planlama önce­den verilen sözlü direktifler ve be­lirttiğim yazılı emir sayesinde tam bir fiyasko ile sonuçlandı. Bu uçak­lar istedikleri meydanların nere­deyse hiçbirine inemediler. Kısaca­sı, düğün mekânından derdest edi­lene kadar; Muharip Hava Kuvveti Komutanı olarak Eskişehir'deki ha­rekat merkezimiz üzerinden olduk­ça kritik emirler verdim. Allah'a şü­kür bir tek hatalı emrim de çıkmadı.

sanver-thy-ortaYabancı pilotların askeri alanımıza inmesi istihbarat açısından risklidir

Pilot açığımız var. Bu yüzden Türk Hava Yol­ları uçaklarında sayıla­rı 100'e yakın Yunanis­tan uyruklu asker emek­lisi pilotun görev yaptığı­nı biliyor musunuz?

Sivil Hava Yolları'nda yalnız Yunan pilotlar de­ğil başka ülkelerden ge­len pilotlar da görev yap­maktadırlar. Bunların as­keri alanlarımıza inmele­ri de elbette istihbarat a­çısından risk taşıyor. Bu­gün aslında sivil pilot du­rumundan ziyade askeri pilot durumumuz çok da­ha önemlidir. FETÖ kum­pasları maalesef asker pi­lot sayımızı önemli ölçü­de etkiledi. Buna ilave o­larak mecburi hizmet sü­resinin 10 yıla düşürül­mesi de pilot sayımıza o­lumsuz etki yaptı. 15 Tem­muz sonrası yapılan zo­runlu temizlik neticesin­de oluşan pilot sayısında­ki azalma ele alınması ge­reken öncelikli konudur.

Hava Kuvvetleri bu darbeyi atlatıp eski gücü­ne ne zaman erişebilir?

Sayıları nispeten azalsa da kahraman pilotlarımı­zın vazife aşkı her güçlüğü yenecektir. Bundan kim­senin şüphesi olmasın. Hava Kuvvetlerimiz halen dünyanın sayılı hava kuv­vetleri arasındaki etkin yerini korumaktadır. Ne var ki, pilotların üzerinde­ki sorumluluk ve görev a­ğırlığının azaltılması için pilot sayısının artırılma­sı elzemdir ve Türk Hava Kuvvetleri'nin yoğun bir pilot yetiştirme seferberli­ğine ihtiyacı vardır.

Son güncelleme: 10:43 27.03.2018
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more