Reklamsız Sözcü

Sona eren bir hayat geleceğe katkı verecek

248 bin çocuğun hayatında fark yaratan Tohum Otizm Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Aylin Sezgin, “SÖZCÜ herkese örnek oldu” dedi.

Hande ZEYREK
android-time 02:58 7 Temmuz 2018
Sona eren bir hayat geleceğe katkı verecek
248 bin çocuğun hayatında fark yaratan Tohum Otizm Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Aylin Sezgin, “SÖZCÜ herkese örnek oldu” dedi.

SÖZCÜ Gazetesi'nin bir süre önce başlattığı “Vefat ve başsağlığı ilan gelirlerinin yüzde 15'inin, bağışçının seçeceği dernek ve vakıflara aktarma“ kampanyasına destek çığ gibi büyüyor. Yürüttüğü çalışmalarla 15 yılda 248 bin 505 otizmli çocuk ve ailesinin hayatında fark yaratan Tohum Otizm Vakfı'nın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Aylin Sezgin “örnek olmalı” dediği kampanyaya şu sözlerle destek çıktı: “Bir basın kuruluşunun böyle bir projeye imza atmasından memnunum. Bir hayatın sona ermesi, güzel amaçlar için yürütülen çalışmalara bu proje vesilesiyle katkı sağlayacak. Tohum Otizm Vakfı'nı bu projenin bir parçası olmasını tercih eden SÖZCÜ Ailesi'ne çok teşekkür ederim. Bu örnek davranışın emsal teşkil etmesini diliyorum.”

TEK TEDAVİSİ EĞİTİM

Tohum Otizm Vakfı'nın kurulduğu günden beri yaptıkları saymakla bitmiyor…Otizmli çocukların eğitimi için okul açtılar, 843'ü burslu bin 780 otizmli çocuk nitelikli eğitim aldı. 55 bin çocuğu otizm risk taramasından geçirdiler, 15 yılda toplam 248 bin 505 otizmli çocuk ve ailenin hayatında fark yarattılar… Vakıf kurucularından biri olan Aylin Sezgin 1997'de doğan ikiz bebeklerinden Cem'e otizm teşhisi konunca işini bırakıp kendini oğlunun eğitimine adadı. Boğaziçi Üniversitesi'nden arkadaşı Mine Narin'le çocukların erken tanısının konulması, özel eğitimlerle topluma kazandırılması için çalışmaya başlamış. “Çoğunun alabildiği tek eğitim destek eğitim” diyen Sezgin daha çok farkındalığa ihtiyaç olduğunu anlattı. Sezgin'in şunları söyledi:

MODEL OKUL: Eğitim, otizmin bilinen tek tedavisi. Tohum Otizm Vakfı olarak okul kurduk. Bu okul, otizmli çocuklarımızın eğitimle nasıl ilerleyebileceğini ispat etmek için. Bugün çocuklarımızın 11 yıllık video kayıtları ile gelişimlerini herkese gösterebiliyoruz. Burada amaç ülkeye otizmli çocuklar eğitilirse bağımsız birer birey haline gelebilir ve topluma katkı sağlayabileceklerini gösterir hale getirmek. Çok güzel sonuçlar aldık. Bugün üniversiteye giden, iş hayatına katılan öğrencilerimiz var. Amacımız bu modelin devlet tarafından Türkiye'de yaygınlaştırılması.

OKULLAR KABUL ETMİYOR: Biliyorsunuz özel gereksinimli çocukların eğitime katılmasında sıkıntılar var. Ülkemizde özel gereksinimli öğrenciler için iki eğitim ortamı söz konusu. Bunlar, kaynaştırma eğitiminin uygulandığı genel eğitim okulları ve ayrıştırılmış eğitimin uygulandığı özel eğitim okullarıdır. Örgün eğitim sisteminin müfredatını takip edebilecek seviyede olan otizmli çocuklar ise, genel eğitim okullarında yarı zamanlı ya da tam zamanlı olarak normal gelişim gösteren akranlarıyla eğitim almaya devam edebilmektedir. Yarı zamanlı kaynaştırma eğitiminde çocuğun çoğunlukla akademik olmayan derslerde ya da bazı müfredat dışı etkinliklerde akranlarıyla bir arada eğitim alması akademik derslerde ise özel eğitim sınıfında gereksinimlerine uygun biçimde eğitim alması tasarlanır. Burada esas çocukların okula gidebilmeleri ve okul sonrası destek eğitim alabilmeleridir. Sistem böyle kurulmuş olmasına rağmen; bugün hâlâ otizmli çocuklarımızın birçoğu okullara kabul edilmemektedir.

68 ÇOCUKTAN BİRİ: Otizmin görülme sıklığı günümüzde çok büyük bir hızla artıyor. 1985'te her 2bin 500 çocuktan birine konan otizm tanısı, 2001'de 250, 2013'te ise 88 çocuktan birine denk gelirken, günümüzde doğan her 68 çocuktan biri otizmli olarak dünyaya geliyor. Dünyada her 20 dakika da bir çocuk otizm tanısı alıyor ve otizmin erkek çocuklarındaki yaygınlığı, kızlardan 4 kat fazla. Otizmli çocuk sayısına bakacak olursak ülkemizde, 0-18 yaş grubu arasında yaklaşık 352 bin otizmli çocuk ve gencimizin 30 bini okullaşabilmiş ve eğitime ulaşabilmiş durumda. Nüfusa projeksiyon yaptığımızda ülkemizde yaklaşık 1.142.586 otizmli birey olduğu ve bu durumdan etkilenen 4 milyon 568 bin aile ferdi bulunduğu tahmin edilmektedir.

HAYATINI OĞLU CEM'E ADADI Aylin Sezgin, Cem'e otizm teşhisi konunca işini bırakıp kendini oğluna adadı. Şimdi hem otizmli çocuklar hem de aileleri için çabalıyor.

HAYATINI OĞLU CEM'E ADADI
Aylin Sezgin, Cem'e otizm teşhisi konunca işini bırakıp kendini oğluna adadı. Şimdi hem otizmli çocuklar hem de aileleri için çabalıyor.

Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Başkanı Baş: Toplumsal dayanışmayla engelleri kaldırabiliriz

SÖZCÜ'nün ‘Acılar Paylaştıkça Hafifler' sloganıyla başlattığı kampanyaya bir destek de 20 yılda binlerce omurilik felçlisinin toplumsal yaşama katılmasını sağlayan, yüzlercesine iş bulan Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği'nden geldi. Derneğin kurucusu ve Genel Başkanı Ramazan Baş, dernek ve vakıfların ancak toplumsal dayanışmayla başarılı çalışmalar yapabildiğini belirtti. Baş, SÖZCÜ'nün bu dayanışmaya katkı sağlayacak olmasından duydukları mutluluğu şu sözlerle anlattı:

DAYANIŞMA: Vakıfların hizmet kalitelerinin yükselmesi toplumsal dayanışma halinde yürütülürse başarılı olabiliyor. Biz yönetimler, üniversiteler ve medya ile işbirliği yaptığımızda engelleri daha kolay aştığımızı görüyoruz. 20 yıl oldu derneği kuralı, 2017'de 3 binin üzerinde farkındalık haberimiz olmuş. Her haber bir kişinin kaza geçirip omurilik felçlisi olmasını engelliyor. İş arayan ya da yeniden meslek edinmeye ihtiyacı olan kişilerin meslek edinmelerini sağlıyor. Sanatsal, sportif, sosyal birçok yaşam alanındaki projelerin içinde oluyorlar. Bütün sivil toplum kuruluşlarının gelire ihtiyacı var. Bağışlar en önemli ihtiyaçlarımızı karşılıyor.

a1

SÖZCÜ'NÜN DESTEĞİ: Sözcü daha önce de bize destek oldu. Şimdi de vefat ilanıyla birlikte gelirin bir kısmını vakıf ve derneklere bağışlama kararı aldı. Ben gördüğümde çok sevindim. Bir bakım merkezimiz var Türkiye'de tek. Ekonomik ve sosyal yoksulluk içinde bakacak kimsesi olmayan omurilik felçlilerinin kaldığı bir merkez. Geleceğe endişe ile bakan en az 25 omurilik felçlisi orada yuvaya kavuştular. Merkezimizi kuran rahmetli işadamı Hüsnü Ayık her gün dua alıyor. Bu vefat ilanlarıyla da yapılan bağışlarla insanların hayatlarını, zorluklarını, engellerini, sağlık sıkıntılarını, bakıma ihtiyaçlarını karşılayıp dua alacaklar. Vefat eden insanın arkasından yapılacak en hayırlı iş budur.Teşekkür ederim.

BAŞKASINA BAĞIMLI

Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği'nin (TOFD) verilerine göre Türkiye'de 200 binin üzerinde omurilik felçlisi var ve her yıl ortalama 2 bin-2 bin 500 kişi çeşitli kazalar sonucu omurilik felçlisi oluyor… Bu rakamın %90'ı tekerlekli sandalyeye ve bir başka kişiye bağımlı yaşıyor. Tam da bu noktada derneğin çalışmaları devreye giriyor. 1998 yılında omurilik felçlilerinin tıbbî, meslekî, ekonomik, sosyal sorunlarının çözümü ve yeni omurilik felçlilerinin oluşmaması için hizmet vermek amacıyla kurulan Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği kurulduğu yılından bugüne, öncelikle omurilik felçlileri olmak üzere tüm ortopedik engellilerin daha iyi yaşaması için çalışmalar yürütüyor.

SAKATLIĞI ÖNLEME

TOFD, engellilerin sosyal yaşama tam ve etkin katılımı amacıyla çok sayıda projeyi de hayata geçirdi. Derneğin en büyük amacı, yeni oluşabilecek kalıcı sakatlıkların önlenmesi ve toplumun bu alanda bilgilenmesini sağlamak.

Ramazan Baş, 18 yaşındayken 1983'te sığ suya balıklama atlama sonucu felç kaldı. 20 yıl önce derneği kurdu.

Ramazan Baş, 18 yaşındayken 1983'te sığ suya balıklama atlama sonucu felç kaldı. 20 yıl önce derneği kurdu.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more