Reklamsız Sözcü

Utanç davasında ihbarcı tanık ilk kez konuştu: Tek çarem buydu

İstanbul'da Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ortaya çıkan ‘115 hamile çocuk’ skandalıyla ilgili Başhekim Yardımcısı A.A. ile Sosyal Hizmetler Uzmanı N.D. yargılandığı davaya devam edildi. İhbarda bulunarak skandalı ortaya çıkaran Sosyal Hizmetler Uzmanı İclal Nergiz tanık olarak bugün hakim karşısındaydı. Nergiz, "Çocuklarla ilgili yapabileceğim tek şey Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunmaktı" dedi.

Şeyma ULUSOY
android-time 15:44
İstanbul'da Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ortaya çıkan ‘115 hamile çocuk’ skandalıyla ilgili Başhekim Yardımcısı A.A. ile Sosyal Hizmetler Uzmanı N.D. yargılandığı davaya devam edildi. İhbarda bulunarak skandalı ortaya çıkaran Sosyal Hizmetler Uzmanı İclal Nergiz tanık olarak bugün hakim karşısındaydı. Nergiz, "Çocuklarla ilgili yapabileceğim tek şey Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunmaktı" dedi.

İstanbul Küçükçekmece'deki Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli Sosyal Hizmetler Uzmanı İclal Nergiz'in ihbarı ile ortaya çıkan skandalda, 18 yaşın altındaki 39'u Suriyeli 115 çocuğun hamile olduğu ve emniyetin ya da savcılığın bilgilendirilmediği ortaya çıkmıştı.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı skandalın ardından başlattığı soruşturmada, 115 çocuğun hamileliğini ilgili makamlara bildirilmediği iddiasıyla hastanenin Başhekim Yardımcısı A.A. ile Sosyal Hizmet Uzmanı N.D. hakkında ‘Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi' suçundan 7 aydan 15 günden 3 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle dava açılmıştı.

İLK KEZ TANIK OLARAK DİNLENDİ

Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya sanık avukatı ile tanık İclal Nergiz katıldı. Yaptığı ihbarla, skandalı ortaya çıkaran Sosyal Hizmetler Uzmanı İclal Nergiz, ilk kez tanık olarak dinlendi.

“BU İŞLERİ BEN HALLEDİYORUM. SİZ KENDİ İŞİNİZE BAKIN”

İclal Nergiz, “Göreve başladığımda, görev yaptığım birime gönderilen 18 yaş altında çocuklarla ilgili daha önceden birkaç kez konsültasyon gönderildiğini görünce, daha önce yapılmış olması halinde yeniden işlem yapılmaması gerektiğinden işlem kayıtlarına baktım” diyerek şöyle konuştu:

“Geçmişe yönelik inceleme yaptığımda, 115 çocuk hakkında herhangi bir işlem yapılmamış olduğunu tespit ettim. O dönemde Başhekim yardımcı olan sanık A.A.'ya eksiklikleri raporlayarak yazılı ve sözlü olarak bildirdim. Sanık A.A.'ya yazılı sunduğum tutanağın cevap süresi yasal olarak 2 olduğu için, cevap vermesini bekledim. Ancak 2 aylık süre dolmasına rağmen işlem yapılmadığını, benimde bu listeyi tamamlayarak işlemleri yapıp bildirmem gerektiğini Başhekim yardımcısı sanık A.A. söylediğimde, ‘Bu işleri ben hallediyorum. Siz kendi işinize bakın' dedi.

İclal Nergiz

İclal Nergiz

“TEK ÇAREM SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMAKTI”

Nergiz, sanık A.A.'dan aldığı tepki üzerine 2 aylık yasal süre dolduğu halde cevap gelmediği için dilekçe düzenleyemediğini ve bu nedenle hazırladığı tutanağa ilişkin cevap verilmesini talep ettiğini söyledi.

Nergiz şöyle konuştu: “Bu dosyaları kapatabilmek için adli mercilere bildirildiğine dair başhekimlikten gelecek üst yazı lazımdı. Ancak yazılar gelmedi. Bende sanık A.A. ile bizzat görüşüp dilekçeme dair cevap verilmediği için geriye yapabileceğim tek şeyin bu çocuklarla ilgili Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmak olduğunu söyledim.”

“BÖYLE BİR EKSİKLİKLE KARŞI KARŞIYA KALACAĞIMI DÜŞÜNMEMİŞTİM”

Sanık A.A. ile konuşmasının sonrasında yeri değiştirilerek Toplum ve Ruh Sağlığı Merkezi’nde görevlendirildiğini söyleyen İclal Nergiz, “Ben de tüm dosyaları düzenleyerek Ç.Ş.’ye devrettim. Eksikleri kendisine söyledim. Sanık N.D.'den görevi devir aldığım da kendisiyle yüz yüze gelerek devralmadım. Ve durumu sanık A.A.'ya bildirmiştim. Ancak böyle bir eksiklikle karşı karşıya kalacağımı düşünmemiştim” şeklinde konuştu.

“SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUM”

Göreve başladığında 10'a yakın çocuklar üst üste benzer durumunu fark etmeseydi. Yaşanılan skandalı fark etmeyebileceğine dikkat çeken İclal Nergiz, “Ben Sosyal Hizmetler Birimi’nde görev yaptığım süre içerisinde ÇETUM görevlisi I.Ö. da sözleşmeli olarak görevliydi. I.Ö. ile benim görevim farklıydı. Öz itibariyle aynı görevi yapıyorduk. O nedenle 18 yaş altındaki hamile çocuklarla ilgili işlemleri birlikte yürütüyorduk. Geriye dönük bildirimler ile ilgili araştırmayı beraber yapmıştık. Eksiklikler giderilmemesi üzerine ben de Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundum” diye konuştu.

Mahkeme, diğer tanığın dinlenmesi ve sanık avukatlarının tanık beyanına karşı süre vererek duruşmayı erteledi.

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Son güncelleme: android-time 16:2821.11.2018
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more