Sözcü Plus Giriş

Yüzyılın fıkrası, şakaysa komik, değilse daha komik

Türkiye, Çölaşan ve Doğru’nun da aralarında bulunduğu SÖZCÜ çalışanı 5 isme açılan davayı konuştu “Tamam anladık, susturmak istiyorsunuz ama ne olur birazcık mantıklı bir suç bulun” yorumu yapıldı

07:59 -
Yüzyılın fıkrası, şakaysa komik, değilse daha komik

Yayın hayatına başladığı günden bu yana FETÖ'nün iç yüzünü ortaya koyan SÖZCÜ Gazetesi ve çalışanlarına yönelik yeni algı operasyonu ile karalama kampanyasına çığ gibi tepki yükseldi. Aralarında SÖZCÜ Gazetesi yazarları Emin Çölaşan ve Necati Doğru'nun da bulunduğu 5 isme “FETÖ'ye yardım” iddiasıyla açılan dava, sosyal medyanın da gündemine oturdu. “Emin Çölaşan” ismi Twitter'da beş binin üzerinde yorum aldı ve Türkiye'nin en çok konuşulan konusu oldu.Ekşisözlük'te ise yazarlar, “Yüzyılın en kısa fıkrası: Şakaysa komik, gerçekse daha komik. Adam FETÖ'ye zamanında ‘FETÖ' diyebilen birisi. En son Fetullah Gülen'i FETÖ davasından aklayacaklar. Onun yerine FETÖ ile mücadele edenleri alacaklar” diye yazdı. SÖZCÜ'ye atılan iftirayla ilgili sosyal medyada yapılan yorumlardan bazıları şöyle:

BEKLİYORDUM: Bu günün geleceğini bekliyordum. Sıra yavaş yavaş diğer muhaliflere de gelecek. Susturulamayanlar da bu şekilde susturulacak zaten. İleri demokrasi bunu gerektirir.

LANET OLSUN: Emin Çölaşan,siz Amerika'ya çiçekler gönderip yoluna hasretiz türküleri çığırırken avaz avaz cemaatin örgütlenmesini yazıyordu.

SULANDIRMA: Bir soruşturma nasıl sulandırılır en güzel örneği olan olay. Bu adam FETÖ daha FETÖ değilken ipliklerini pazara çıkaran adamdır. Tamam anladık muhalif, anladık susturmak istiyorsunuz ama ne olur birazcık mantıklı bir suç bulun.

UÇAN KUŞ: Yakında uçan kuşu da FETÖ'cü diye içeri alacaklar herhalde. Bu adamlar FETÖ'ye karşı durmuş adamlar. En son Fetullah Gülen'i FETÖ davasından aklayacaklar. Onun yerine FETÖ ile mücadele edenleri alacaklar.

GÖBEK ATIYORLAR: Emin Çölaşan ve Necati Doğru'yu FETÖ'ye yardımdan yargılamak FETÖ'ye göbek attırmak ve muhalif avlamaktır.

ÖRGÜT SEVİNİR: Böyle bir iddia kimseye inandırıcı gelmez ancak FETÖ soruşturmalarını sulandırır, örgüt üyelerini sevindirir. FETÖ mücadelesi, Çölaşan ve Doğru aleyhine iddianamehazırlayacak ciddiyetsizlik boyutuna ulaşmışsa olay minvalinden çıkmış,

“Herhalde Zaytung haberi” dedim baktım ciddiymiş

basliksiz-1

Habertürk yazarı Fatih Altaylı da dünkü köşesinde SÖZCÜ davasını kaleme aldı. “FETÖ ile mücadele edilmiyor, FETÖ ilemücadele sulandırılıyor diyenleri haklı çıkaracak bundan daha iyi bir örnek olamaz” ifadesini kullanan Altaylı, şunları yazdı:

DAHA İYİ ÖRNEK OLMAZ!

“Emin Çölaşan ile Necati Doğru'ya FETÖ'cülükten dava açılmış. Ciddi bir hapis istemiyle. Olayı önce sosyal medyada gördüm. “Herhalde Zaytung haberidir” dedim. Sonra baktım ki, ciddiymiş. FETÖ ilemücadele edilmiyor, FETÖ ile mücadele sulandırılıyor diyenleri haklı çıkaracak bundan daha iyi bir örnek olamaz. Bu sulandırma değil, sulandırma ötesi bir durum olabilir. Meşhur FETÖMETRE'ye bir sorsunlar bakalım. Böyle bir saçmalık hiç görülmüşmü! Bu konuda FETÖ uzmanı Nedim Şener ve Ahmet Zeki Üçok'un yorumlarını çok merak ediyorum doğrusu.”


basliksiz-2
Gördüklerimiz tam bir kara mizah

Gündeme  dair konuları kendine has üslubuyla Youtube kanalında değerlendiren gazeteci Memduh Bayraktaroğlu SÖZCÜ'ye yönelik algı operasyonuna tepki gösterdi. “Emin Çölaşan FETÖ'cüymüş, öyle mi” diyen Bayraktaroğlu, davanın sanıkları arasında yer alan eski arkadaşı SÖZCÜ Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz'ı şu sözlerle anlattı:

“FETÖ'CÜ OLMAZ YAHU

Metin'in suçu yok mu, var… Sen gel, hiç kimsenin tanımadığı gazeteyi Türkiye'nin 1 numarası yap. Kendin de hiç görünme piyasada. Bu çok büyük suç ve kusur. Metin Yılmaz 55 senelik arkadaşım. Okul arkadaşım, futbol arkadaşım. Akşam'da beraber çalıştık. Tercüman'da beraber çalıştık. Metin Yılmaz'dan FETÖ'cü olmaz yahu… FETÖ'ye övgü dizenler dışarıdalar.FETÖ ile ilgili kötü eleştiriden başka hiçbir şey yapmayan gazetecilerin 15 yıl cezalandırılmaları isteniyor. Kara mizah demeyeyim de ne diyeyim.”

FETÖ KUMPASLARININ MAĞDURLARI SÖZCÜ'YE SAHİP ÇIKTI: Hukukun kantarıyla oynamayın

SÖZCÜ Gazetesi yazarları Emin Çölaşan ve Necati Doğru ile 3 yönetici hakkında “FETÖ'ye yardım” davası açıldı ve 15'er yıl hapisleri isteniyor. Mahkemede çürütülen 19Mayıs 2017 soruşturması iddianamesinden kopyala yapıştır yöntemiyle düzenlenen yeni iddianame büyük tepki çekti. Tepki gösterenler arasında FETÖ'nün Ergenekon ve Balyoz gibi kumpaslarına maruz kalmış isimlerin de olması dikkat çekti.

basliksiz-1

İşte sosyal medyadan tepkiler

Mustafa Önsel (Balyoz kumpası mağduru): En kallavi yerlerde hâlâ Fetullah Gülen çetesinin elemanlarının cirit attığı iddiaları havada uçuşurken;

YAZIKLAR OLSUN…

Bank Asya'ları, Zaman paçavrasını ve Samanyolu denilen yalan yolunu kuranlar, destek olanlar elini kolunu sallayarak pozisyonlarına pozisyon sağlarken… Bu kabul edilemez durum kimin işine yarar? Bunu bilmeden mi böyle davranıyorsunuz? Yazıklar olsun! Emin Çölaşan, Necati Doğru Fetullah çetesinin en güçlü olduğu dönemde bizim sesimiz oldu. Sesten öte nefesimiz oldu… Yanlarındayım

Durduğum yer bilinsin! Doğru ve Çölaşan”dan FETÖ yardakçısı çıkartamazsınız… Hukukun kantarıyla oynamayın! Pek çok örnek var. Ayarı bozulan kantar bir gün gelir sizi de tartar…

basliksiz-1

Emin Arslan (Ergenekon kumpası mağduru): FETÖ'nün yatay yapılanması içinde yer alan sözde medya mensupları ve kriptoları hâlâ faaliyette. Ama yazı ve kitaplarıyla yıllardır FETÖ'ye karşı toplumu uyaranlara FETÖ'cü davası! Lütfen uyanık olalım ve pusuda olan FETÖ'nün değirmenine su taşımayalım.

Ümit Kocasakal: Savcı delilsiz, keyfi biçimde iddianame düzenleyemez

basliksiz-1

SÖZCÜ davasını değerlendiren İstanbul Barosu eski Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal, iddianamenin düzenlenebilmesi için, ‘yeterli şüphe' oluşması gerektiğine dikkat çekti. Kocasakal, “Savcı delilsiz, keyfi bir biçimde istediği gibi iddianame düzenleyerek kişiyi şüpheli hale getiremez. Hukuki, cezai ve idari sonuçları vardır” dedi. Kocasakal'ın değerlendirmeleri şöyle:

HUKUKİ METİN:
İddianame hukuki bir metindir.Nitekim CMK 170. maddeye göre savcı ancak, ‘soruşturma evresi sonunda toplanan deliller,suçun işlendiği hususunda yeterli şüpheoluşturuyorsa' iddianame düzenleyebilmekte, yeterli şüphe oluşturacakdelil elde edemediğinde ise takipsizlik vermekle yükümlü olmaktadır.Burada kastedilen ‘yeterli şüphe', soyut iddia ve değerlendirme, dedikodu, iftira değildir.Adeta buluttan nem kaparak, bazı yazılardan zorlama ‘subliminal' sonuçlarNçıkararak, isnat edilen suçun unsurları,delilleri göz ardı edilerek, bazı kişilerin arkasında dahi duramadıkları dedikodular delil gibi gösterilerek keyfi biçimde kişiler suçlanamaz. İddianame düzenlemek, çocuk oyuncağı değildir. İnsan aklıyla da alay edemez.

KİME HİZMET EDİYOR:

Hukuki ve mantıkı inandırıcılığı olmayan bir iddianame ile FETÖ davalarını sulandırmanın kime ve neye hizmet ettiğine, kime yaradığına da bakmak gerekir

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu karalama kampanyasına sert çıktı:

kilicdaroglu-880-1_16_9_1530273947

SÖZCÜ'ye yapılan algı operasyonunu kınıyorum

CHP lideri Kılıçdaroğlu yazarlarımız Emin Çölaşan ve Necati Doğru'yu arayarak üzüntüsünü iletti. Kılıçdaroğlu “Amaç yıldırmak. Sindirmek. SÖZCÜ Gazetesi milyonların sözcüsü olmaya, doğruları söylemeye her zaman devam edecek” dedi

Gazetemiz SÖZCÜ'nün 2 yazarı ve 3 yöneticisi hakkında açılan davaya siyasetçiler de sert tepki gösterdi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu “SÖZCÜ'ye yapılan algı operasyonunu kınıyorum” dedi.

İDDİALAR ÇOK SAÇMA

Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti: “Beni asıl üzen yargının içine düştüğü durumdur. SÖZCÜ demokrasiye ve Cumhuriyet'e sahip çıkan milyonların sözcüsü olmayı sürdürecektir. SÖZCÜ yazarları Emin Çölaşan ve Necati Doğru'nun Cumhuriyet'e, demokrasiye ve Atatürkçü aydınlanma devrimine inançlarını yıllardır verdikleri mücadeleden biliyoruz. Bu iddianame SÖZCÜ ve yazarlarını korkutma, sindirme amaçlıdır. SÖZCÜ Gazetesi de yazarları da bu saçma iddialardan korkmaz, yılmaz. Onlar doğruların sesi olmaya devam edecek. Adaletin katledildiği bir ortamda demokrasiye sahip çıkmanın zorluklarını biliyor ve yaşıyoruz.” Kılıçdaroğlu yazarlarımız Çölaşan ve Doğru'yu telefonla arayarak üzüntüsünü de iletti.

Salıcı: “Ne istediniz de yazmadık” demediler

basliksiz-1

CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, MYK toplantısından sonra konuyla ilgili açıklama yaptı. Salıcı, “SÖZCÜ Gazetesi'nin yayın politikası da çalışanları da Cumhuriyet'e demokrasiye inanan insanlar. Onlar hiçbir zaman FETÖ ile aynı menzilde yürümediler. Onlar hiçbir zaman ‘Ne istediniz de vermedik, ne istediniz de yazmadık' demediler” dedi.

ZAYTUNG ADALETİ VAR

Salıcı bu hareketin gözdağı vermek olduğunu söyledi. Oğuz Kaan Salıcı, “Bu konu sadece SÖZCÜ ile sınırlı da değil. Farklı görüş ifade eden insanları susturmaya gözdağı vermeye yönelik bir hareket. Hayatın akışına aykırı, Zaytung habere benzeyen bir adalet mekanizması var” dedi.

CHP'li Umut Oran: SÖZCÜ Gazetesi'ne dava açılması tam bir akıl tutulmasıdır

basliksiz-1

CHP'li Umut Oran, kurulduğu günden bu yana laik, demokratik, sosyal hukuk düzenini, Atatürk'ü ve ilkelerini savunan SÖZCÜ Gazetesi'nin, tam tersi biçimde FETÖ'cü olduğu iddia edilerek dava açılmasını sert sözlerle eleştirdi. Oran, “FETÖ ceberrut terör örgütü ile ilgili Emin Çölaşan'a ve SÖZCÜ'ye FETÖ'ye yardımdan dolayı iddianame hazırlanması ve dava açılması tam bir akıl tutulmasıdır. SÖZCÜ Gazetesi kumpası Ergenekon kumpasının yeni adıdır. Dayanışma içinde olmak ve SÖZCÜ'yü yaşatmak zorundayız. İmece ruhunun neleri başarabileceğini binlerce defa göstermiş olan Cumhuriyetseverleri şimdi bir kez daha göreve çağırıyorum. Attıkları iftiralarla SÖZCÜ Gazetesi'ne ve yazarlarına zarar verebileceklerini sananları da ayrıca kınıyorum” dedi.

Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Yekta Güngör Özden: OLACAK ŞEY DEĞİL

Yazarımız Yekta Güngör Özden SÖZCÜ'ye yönelik algı operasyonu için şu değerlendirmeyi yaptı: “Şaşırtıcı bir savla açılan bu davanın hukuk tarihine geçecek bir değerlendirmeye sahip olacağı kaçınılmazdır. İddianamenin içeriği suçlamanın aykırılığını, belirgin bir yanılmanın ve yakıştırmanın varlığını ortaya koymaktadır. Hiçbir AKP'li ve yandaşı, şakşakçısı, SÖZCÜ yazarları kadar FETÖ'yü ve FETÖ'cülerle yandaşlarını eleştirmiş değildir. RTE'nin ‘Ne istediler de vermedik' ve ‘Bu hasret bitsin' sözleri, birlikte çektirdikleri fotoğraflar, Pensilvanya'da Fetullah'la fotoğraf çektiren AKP'liler ne oldu? AKP kadrosundan bir FETÖ'cü temizlendi mi?Birine bu nedenle bir işlem yapıldı mı? Okumadım, duymadım. SÖZCÜ'nün ilk günden bu yana süren karşıtlığını suçla ilişkilendirmek, suç yaratmak gibi anlamsızdır. FETÖcülükle yakınlığımızın akıl dışı olduğu unutulmamalıdır.

Eski Adalet Bakanı ve Meclis Başkanı Cemil Çiçek: Yargı ideolojiyi deli gömleği gibi giyerse adalet kalmaz

Eski Adalet Bakanı ve Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in yargıya yönelik eleştirileri dikkat çekti. Karar Gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren “Cuma günü yayımlanan ‘Yargı herkesin sorunu ama…' başlıklı yazısı üzerine Cemil Çiçek'in aradığını söyledi. Taşgetiren, Cemil Çiçek'in değerlendirmelerini şöyle aktardı: “Yargı reformundan söz edilecekse bu da bir insan reformu çerçevesinde olmalıdır. Yargı kararlarının yüzde 95'i yorumdur. Dolayısıyla yorumu yapan kişinin niteliği büyük önem kazanır. Orada da ideolojik aidiyetlerin devreye girmesi söz konusu. Yargı makamında olan kişi- kişiler ideolojik aidiyeti bir deli gömleği gibi üzerine giydiğinde ortada adalet kalmaz.”

Akit yazarı Abdurrahman Dilipak: Rüşvet vermeyen iş adamı “FETÖ'cü” diye baskın yedi

Yeni Akit Gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak “Velevkane 180…” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Dilipak yazısında, bir işadamının başından geçenleri aktardı. Dilipak şunları kaydetti: “Geçen gün bir işadamının başından geçenleri anlattılar. İnşaat, tarım, petrol alanında birkaç ilimizdeyatırımları olan bir işadamı. Fabrikalarını kapatmış. Rüşvet isteyen belediye başkanının yeğenine istediği parayı vermeyince adama FETÖ'cü diye yapmadıklarını bırakmamışlar. Yurtdışına çıkarken pasaportuna el konmuş. Maliyeden baskınlar yemiş, cezalar kesmişler. Adamlar herkesi tehdit ve şantajla haraca bağlamışlar.” Yazısında Abdurrahman Dilipak, “FETÖ'cüler bu işi çok iyi biliyorlar” dedi.

TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş: Kime Basın Özgürlüğü Ödülü verdiysek cezaevine girdi çıktı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş, İAÜ İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü ve Gazetecilik Kulübü´nün düzenlediği konferansta konuştu. Güneş, şunları kaydetti: “TGC'nin 5 ödülü var. Ödüllerimiz; Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri, Sedat Simavi Ödülleri, Yerel Gazetecilik Ödülleri, Burhan Felek Basın Hizmet Ödülleri. Basın Özgürlüğü Ödülleri vardı onu son 2 yıldır vermiyoruz. Zira ödül verdiğimiz herkes cezaevine girdi çıktı. Türkiye'deki koşullar nedeniyle çok vermeyi tercih etmiyoruz.”

basliksiz-1basliksiz-2İLGİLİ HABERKarayalçın: Muhalefetin sesi kesilmek isteniyorKarayalçın: Muhalefetin sesi kesilmek isteniyor

 

İLGİLİ HABERMeral Akşener'den Sözcü'ye destek ziyareti | Son dakika haberleriMeral Akşener'den Sözcü'ye destek ziyareti | Son dakika haberleri

 

Son güncelleme: 08:37 12.12.2018
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more