Sözcü Plus Giriş
EGE CANSEN

Asrın yıkımı başlıyor

22 Şubat 2018 Yazarlar

Muhtemelen dünyanın en büyük “gayri iktisadi yatırımları” sıralamasında birinci olacak yeni “İstanbul Havalimanı” yılsonundan önce işletmeye alınacakmış. Pek tabii Atatürk Havalimanı'nın da yıkımına aynı günlerde başlanacaktır. Zaten İstanbul'a yeni bir havalimanı yapmanın esas amacı Atatürk Havalimanı'nı yıkıp arsasını imara açmaktı. AKP'nin iktisat anlayışını tek cümlede özetlemek gerekse “arsayı paraya dönüştürmek” denebilir. Aslında kötü inşaatlarla heder edilmiş arazi veya arsaları paraya dönüştürmek için üstündeki binaları yıkmak iktisaden yanlış değildir. İktisatçı Schumpeter “Yaratıcı yıkıcılık (creative destruction) kapitalizmin fıtratında vardır” der. Bu kavramdan esinlenerek bu kabil projelere de “yapıcı yıkıcılık” (constructive destruction) olarak bakılabilir. Ama üçüncü diye lanse edilen yeni İstanbul Havalimanı projesi, hiçbir iktisadilik çuvalına sığmayacak kadar büyük bir “israf mızrağı”dır. Milletimiz bu asrın israf projesinin yükünü sonsuza kadar taşıyacaktır.

YENİ HAVALİMANI NİÇİN SADECE İSRAFTIR

Eğer İstanbul'un havalimanları ihtiyaca cevap vermez hale gelmiş ve üçüncü bir havalimanı yapmak zorunluluğu ortaya çıkmışsa, yenisinin iniş-kalkış güzergâhının mevcutlarla çakışmaması gerekirdi. Zaten Tekirdağ-Çorlu Havalimanı üçüncü olarak kullanılıyordu. Çorlu tevsi edilebilirdi. Daha önemlisi; öncelik Sabiha Gökçen Havalimanı'nın ikinci pistini derhal bitirip, terminal kapasitesini önce yıllık 50, sonra 100 milyon yolcuya çıkartmak olmalıydı. Aynı esnada üç pistli Atatürk Havalimanı'nın işletme verimliliği de artırılabilirdi. İktisadi havalimanı, yolcuların kolay ve ucuz ulaşabildiği yerde kurulu tesis demektir. İstanbul havalimanları sadece İstanbul'un değil tüm Batı Anadolu'nun ihtiyacına cevap vermek durumundadır. Sabiha Gökçen bu bakımdan ideal konumdadır. Hızlı tren, Orhangazi Köprüsü gibi iki büyük ulaşım projesi adeta Sabiha Gökçen için inşa edilmiştir denilebilir. Avrasya Tüneli ve Marmaray, “Atatürk” için cuk oturmuş ulaşım sistemleridir. Sırası gelmişken bir ilave daha yapayım. Ne kadar büyük tutulursa tutulsun ulaşım sistemleri, belli zamanlarda yetersiz kalır. Bu yeni havalimanı için de geçerlidir. Ama iktisadi olan da budur.

NE KADAR ZİYAN O KADAR BÜYÜME

Şimdi sıra daha ilginç bir konuya geldi. Milli gelir muhasebesine göre miyarlarca dolar değerindeki Atatürk Havalimanı'nın yıkılması, milli serveti azaltacak ama milli geliri büyütecektir. Milli gelir bilindiği gibi “gayri safi” olarak hesaplanır. Buna GSMH (Gayri Safi Milli Hâsıla) denir. Yani milyarlarca dolar değerinde bir tesisin yerle bir edilip değerinin sıfıra indirilmesiyle milli gelir azalmaz. Aksine bu tesisleri yıkmak için yapılan harcamalar yatırım harcaması kabul edilir ve GSMH toplamına dâhil edilir.  Bitmedi; bu yeni havalimanına gitmek ve gelmek için yapılacak şehir içi ve şehir dışı seyahat giderleri ile uçak şirketlerinin bilet fiyatlarına bindireceği havalimanı kullanım bedelleri ve vergileri de “tüketim harcamaları” içinde mütalaa edilir. Bu harcamalar da GSMH'yi büyütür. Yeni havalimanını kullanmak zorunda kalarak, para ve zaman kaybına yani harcanabilir gelir azalmasına uğrayan vatandaşlar milli geliri artırmış olacaktır.

Son söz: Bilmediğin hesabı yutma.

 

YAZARIN TÜM YAZILARI