Bu makalenin konusu yeni havalimanının adının ileride ne olup olmayacağı değildir. Konumuz, bu havalimanının, işletme ekonomisi kitaplarına kötü örnek olarak girmesi gereken bir savurganlık abidesi olup olmadığıdır. Tarih boyunca dünyanın pek çok ülkesinde, kendinde olağanüstülük fehmeden hükümdarlar, bu duygularını, yaptırdıkları devasa mimari eserlere yansıtmıştır. Mısır piramit mezarları bunun en çarpıcı örneğidir.
Hocam Fuat Çobanoğlu, “Gelişmiş veya gelişmemiş her ülkede zengin bireyler, helal veya haram, ama kendi paralarıyla ‘gösteriş tüketimi’ (conspicuous consumption) yapar. Anormal büyüklükte evler ve yatlar inşa ettirir. Şişmiş egolarını tatmin eder. Ama sadece az gelişmiş ülkelerde hükümdarlar, halkın parasıyla ‘gösteriş yatırımı’ (conspicuous investment) yapar” derdi.
Örnek olarak, enflasyon belasından başı bir türlü kurtulamayan Orta ve Latin Amerika ülkelerinin diktatörlerini gösterirdi. Çok yalın bir soru sorayım: Avrupa’nın en zengin ülkesi Almanya’da, Şansölye Merkel’in veya ABD’li Başkan Trump’ın mevcut çok büyük bir havalimanını hurdaya çıkarıp, yeni bir havalimanı inşa ettireceğini tahmin ve tahayyül edebilir misiniz?

İKTİSADİ KARAR ALMA YÖNTEMİ

Rasyonel karar alma yöntemi “Karar almak, seçmektir” (To decide is to choose) önermesi üzerine inşa edilmiştir. Seçmek için, ortada birden fazla seçenek olması gerekir. Karar dört aşama geçtikten sonra alınır:
1. Sorunu tam olarak tanımla. (Örnek: Havalimanları yetersiz kalacak.)
2. Birden fazla çözüm geliştir. (Mevcutları büyütme veya ilave yeni tesis)
3. Çözümleri kıyaslayacağın kıstasları belirle. (İç verim ve dışsal etkiler)
4. Çözümleri, belirlediğin kıstaslara göre kıyasla, değerle ve sırala.
Birinciyi seç. Çıkan en iyi sonuç içine sinmediyse, karar sürecini baştan tekrarla. Atatürk Havalimanı’nı hurdaya çıkarmadan, artan yolcu talebini karşılamak için Karadeniz kıyısına devasa bir yeni havalimanı inşa etmenin mutlaka bir veya birkaç alternatifi vardır. Aşağıda diğer seçeneklerden birini, kısaca “Atatürk’ün ve Sabiha Gökçen’in kapasite toplamını 180 milyon yolcuya çıkarmanın maliyetini” yapılanla kıyaslayacağım.

BİRİNCİ FAZ 7.5 MİLYAR EURO’YA ÇIKMIŞ

Yeni havalimanını inşa eden ve işletecek olan IGA’nın CEO’su Kadri Samsunlu Hürriyet’e verdiği demeçte, 90 milyon yolcu kapasiteli birinci faz için 7.5 milyar Euro harcandığını açıkladı. Lütfen dikkat: 70 milyon yolcu kapasiteli Atatürk Havalimanı hurdaya çıkartılıyor, sadece 20 milyon ilave yolcu kapasitesi için 7.5 milyar Euro harcanıyor. Bitmedi. Bu arada hemen hiç yatırım yapmadan Sabiha Gökçen Havalimanı (SGH) sadece bir yılda yolcu kapasitesini %11 artışla 34 milyon yolcuya çıkarıyor.
SGH’nın CEO’su Ersal Göral, 2019’da bitecek ikinci pist ve yeni yapılacak ek terminal binası ile kapasitelerinin iki katına çıkacağını söylüyor. Çok daha ilginci, TAV şu bilgiyi veriyor: DHMİ ile daha önce yaptığımız sözleşme gereği, 90 milyon Euro’luk bir yatırımla Atatürk’ün yolcu kapasitesini 80 milyon yolcuya çıkarmış bulunuyoruz. Yani eskisinde 90 milyon Euro harcanarak 10 milyon, yenisinde 7500 milyon Euro harcanarak 90 milyon yolcu kapasitesi inşa edilmiş. Ey iktisadi akıl! Geldinse üç kez vur.
Son söz: Yatırım, yatır değildir.