Reklamsız Sözcü
EGE CANSEN

Ispanak yiyen aslan

2 Eylül 2018

Haklısınız. Ispanak yiyen aslan olmaz. Çünkü aslanın sindirim sistemi ıspanaktaki besin maddelerini ayrıştırıp aslanın bedenine yararlı hale getiremez. Dolayısıyla ıspanak denen sebze, etobur aslanın “aslan gibi yaşamasını” sağlayamaz.

Peki, gür sesli bir “harcama aslanı” olan AKP'nin, döviz fiyatları arttı diye midesinin kaldıramayacağı tasarruf önlemleri alması mümkün mü? Alırsa geriye aslanlığı kalır mı? Daha vahimi sadık seçmeninin bir kısmını kaybetmez mi?

AKP'nin efsanesi harcama üzerine kuruludur. Harcamalarının iki ayağı vardır: Birincisi, fakir-fukaraya, garip-gurebaya yaptığı sosyal transferlerdir. İkincisi, iktisadi olup olmadığına bakmadan dıştan takviyeli yerli yüklenicilere inşa ettirilmiş görkemli altyapı yatırımları ve bu yatırımlar vesilesiyle eşe dosta sağlanan servet transferleridir.

Bunların hepsi bütçeye, bütçe de halkın sırtına binmiştir. Bu da cebirsel bir sonuçtur. Kaçış yoktur. Soru: Dış borçlarımızı zamanında ödeyemezsek, alacaklı yabancılar finansörler, köprüleri, tünelleri, havalimanlarını, otoyolları, sarayları söküp götürebilirler mi? Götüremez.

Halkımız da zaten “yapılmış, yapılmıştır” diyor. Ama milli gelirimizin bir kısmını “yüksek faiz” ile bal gibi götürebilir.

DIŞ BORÇ HESABI

Hazine'nin veya başka kuruluşların karmaşık borç tablolarını okuyup anlamlı bir rakam bulmaya uğraşmayın. Size çok basit bir borç hesabı yapayım. 2003-2018 arasında Türkiye ekonomisinin verdiği “cari açık” tutarlarını alt alta yazıp toplayın. Profesör Esfender Korkmaz bunu yapmış. Bulduğu rakam 614 milyar dolar. Demek ki; en az bu rakama eşit miktarda “dış borç alınmış” veya yabancılara mülk satılarak “dışa karşı ulusal yükümlülük” yaratılmıştır.

Bu da cebirsel bir özdeşliktir. Burada bir düzeltme yapmak istiyorum. Türkiye'de yerleşiklerin yurt dışında tuttukları (banka aracılığıyla resmen yurt dışına yollanan ve kayda girenler hariç) “kayıt dışı” (vergi affıyla kayıt içine alınanlar dâhil) servetin kaynağı, esas olarak şişirilmiş ithalat rakamlarıdır.

Dolayısıyla, cari açıklar toplamından (benim tahminime göre 60 milyar dolar olan) bu miktarı düşmek gerekir.  

TOPLAM MİLLİ GELİR VE MİLLİ HARCAMA TOPLAMI

Makro ekonomi dengelerini anlamak için bu paragrafta okuyacaklarınızı zihninize iyice yerleştirin. Milli gelir bir yıl içinde o ülkede yapılan tüketim ve yatırım harcamaları toplamından (stok değişimi sıfır kabul edilirse) “cari açık” rakamı düşülerek veya varsa “cari fazla” rakamı eklenerek bulunan bir sayıdır.

Türkiye'de geçen yıllarda kabaca 800 milyar dolarlık milli gelir yaratılıp, 850 milyar dolarlık harcama yapılmıştır. Çünkü yukarıdaki denklik gereği milli harcama “milli gelir+cari açık” toplamına eşittir.

Diğer bir hesapla, son 15 yılda “milli gelirimiz” ortalama % 5 yani kabaca yılda 40 milyar dolar artarken “milli harcamalarımız” her yıl “40+40 (614/15)=80” milyar dolar artmıştır.

Son dönemde bu kadar çok yazlık-kışlık ev ve otomobil alınmasının sırrı budur. AKP “ekonomide yapısal reform” yaparak üretimi ihracata yöneltse ve milli gelir bu sayede daha yüksek bir oranda büyüse bile, eğer cari açık azalırsa, toplam harcamalar (tüketim ve yatırım)  bir süre düşer. AKP efsanesini tehdit eden somut açmaz budur.

Son söz: Aslan acından ölür, ama ıspanak yemez.

plusbanner2x
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more