Sözcü Plus Giriş
EMİN ÇÖLAŞAN

Aleviler yakınıyor

29 Kasım 2018

Sevgili okurlarım, Türkiye'de çok ciddi bir Alevi sorunu vardır ama hepimiz çoğu zaman bunu ıskalarız.
Kimimiz onları severiz, kimimiz nefret eder ve Alevilerin toplum yaşamından tümüyle dışlanmasını ister!
Bana soracak olursanız Alevi yurttaşlarımız Türkiye'nin “Aydınlık yüzünü” temsil eder.
Ben onları “Gericiliğin düşmanı ve laikliğin sigortası” olarak görürüm.

★★★

Türkiye'de kaç Alevi olduğunu ne yazık ki bilmiyoruz. Bu konuda her kafadan ve her kesimden farklı sesler çıkıyor.
Bazıları 10 milyon, bazıları 15 milyon diyor.
Bu konuda yapılmış bilimsel bir araştırmaya ne yazık ki sahip değiliz. Ama her halde bu rakamlar bile küçümsenecek gibi değildir.

★★★

Bazı kesimler Alevileri bölüp parçalamak ve aralarına nifak sokmak için ellerinden geleni fazlasıyla yaptı… Ve yapmayı sürdürüyorlar!..
Onları kapalı kapıların ardında hiç utanıp sıkılmadan “Gavur, İslam dışı” diye tanımlamaktan bile çekinmiyorlar.
Bunu bir ölçüde başardıklarını da söyleyebiliriz.
Aleviler yobaz değildir.
Ama pek çoğu inançlı insanlardır.
Alevilerin hemen hepsi kendilerini “Mustafa Kemal'in askeri” olarak tanımlar. Buna defalarca tanık olmuş biriyim.
Ancak ne yazık ki devlet ve bazı siyasetçiler onları dışlamıştır.
Devletin içinde en çok dışlayan ise Sünni egemenliğinde yaşamakta olan Diyanet'tir.

★★★

Okurum, emekli vatandaş Hasan Alp dün bir mesaj göndermiş. Bu gibi mektupları yazanların ismini açıklamak için önce kendilerinden izin almakta fayda vardır. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki aksi takdirde başına iş açılabilir.
Kendisini dün aradım ve iznini aldım. İşte o mektup:
“Sayın Emin Çölaşan Bey, 20 Kasım 2018 tarihli köşe yazınızı okudum. Diyanet Başkanlığı yıllardan beri kul hakkı yiyor.
Biz Aleviler Atatürk hayranlarıyız. Onun içindir ki Cem evlerimizde Hazreti Ali, 12 İmamlar ve Hacı Bektaş-ı Veli'nin posterlerinin yanı sıra Atatürk'ün resimleri de mutlaka asılıdır.
Atatürk ve silah arkadaşlarının kurdukları bu Cumhuriyet sayesinde belirli makamlara gelen, ancak oturdukları koltukların değerini bilmeyen ve Atatürk'e karşı olanlar tek kelimeyle nankördür.
Diyanet Başkanının fesli Kadir'i ziyaret etmesi, aynı zihniyeti taşıdığı anlamına gelir. Diyanet'in başında olan bu şahıs da o makamda olmasını Atatürk'e borçludur.

★★★

Biz milyonlarca Alevi vergi veriyoruz ve bu vergilerden Diyanet'e giden paraları helal etmiyoruz.
Önümüzde yerel seçimler var. Geçtiğimiz günlerde Meclis'te bütçe görüşmeleri yapıldı.
Muhalefet partilerinden ve iktidar partisinden bir  Allah'ın kulu çıkıp da AİHM'in Alevi hakları için verdiği kararları, yani Cem evlerinin ibadethane olarak tanınması, Alevilere bütçeden pay ayrılması, Alevi dedelerine maaş bağlanması gibi konuları dile getirmedi.
Bu insani duyarlılık ve Alevi hakları medyada hiçbir biçimde yer almıyor. Hal böyleyken öbür taraftan Diyanet'e para yetişmiyor. Her dönem ek bütçe ve personel alımları yapılıyor.
Diyanet'in yüz bini aşkın personeli olduğu halde içlerinde sembolik olarak bir tek Alevi çaycı bile bulamazsınız.
Dahası 81 ilimizde bir tek Alevi vali yoktur.
Yüzlerce ilçede bir Alevi kaymakam bulamazsınız.
Bir müsteşar, bir emniyet amiri veya müdürü belki vardır ama zor bulursunuz!

★★★

Biz Aleviler şunu da biliyoruz ki devlet kurumlarına personel alımı için sınavlar açılıyor. Sınavlara giren ve yazılıyı çok yüksek puanlarla kazanan Alevi gençleri sözlü mülakata tabi tutulduğu zaman, Alevi kimliği anlaşıldığı takdirde kendilerine şu söyleniyor:
“Biz seni daha sonra arayacağız!”
Ama sonunda ne arayan oluyor, ne de soran!
Altını çizerek soruyorum Emin Bey, toplum bu Alevi dert ve sorunlarını acaba yeterince biliyor mu? Alevilerin dert ve sorunları Cem TV dışında hiçbir medya kuruluşunda, sözlü ve yazılı basında dile getirilmiyor.
Aleviler Türk milletinin asli unsurlarıdır ve İslam'ın da özüdürler.
Bu nasıl bir zihniyettir ki tüm vatandaşlık görevlerini yerine getiren ve ülkesine bağlı olan Alevilere karşı sürekli ayrım yapılıyor. Bu nasıl bir devrik düzendir, anlamak mümkün değil.
İşte bu nedenlerle, verdiğimiz vergileri ve özellikle de Diyanet'e giden paraları helal etmiyoruz.
Diyanet bilerek kul hakkı yiyor. Nasıl ki devlet bütçesinden Diyanet'e caminin hocasına, müezzinine maaş veriliyorsa, Cem evlerinin dedelerine de maaş verilmesi esastır. Hakça paylaşmak da bunu gerektirir.
Emin Bey, bu konuda değerlendirmeyi size ve okurlara  bırakıyorum. Eğer ki kayda değer bulup da köşenizde yayınlarsanız bana dünyayı bağışlamış olursunuz. Saygılarımla.”

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more