Reklamsız Sözcü
EMİN ÇÖLAŞAN

Devlet parasıyla iftar sofraları

18 Mayıs 2018

Sevgili okurlarım, kutsal ramazan ayı geldi çattı… Ve görkemli iftar sofraları yeniden kurulmaya başlandı.
Bu sofralarda her gün yüzlerce kişi ağırlanıyor, bu rakam ramazan sonunda binlerce kişi olacak.
Protokol davetlileri bir saat öncesinden gelip kendilerine ayrılan yerlere oturuyor.
İftar saati yaklaşınca önce dualar, sonra Kur'an okunuyor.
Tabii bunlar olurken kimlerin niyetli olduğu, kimlerin olmadığı bilinmiyor.
Sonuçta devlet görevlisi olan garsonlar servise başlıyor.
Yine devletin aşçıları tarafından hazırlanan yemekler doğrusu muhteşem. İnsanın yedikçe yiyesi geliyor.

* * * 

Yemek bitince iş bu kez nutuk okumaya geliyor.
Sofrayı devletin parasıyla donatan sayın büyüklerimiz, sayın siyasetçilerimiz bu kez günün önemli konuları hakkında ahkâm kesmeye, özel protokol davetlilerine hitap etmeye başlıyor.
Kalabalık salonda sözleri sık sık alkışlarla kesiliyor!
Yuhalayacak değiller ya, elbette alkış tutacaklar.
Birkaç gündür en önemli konu İsrail…
Allah İsrail'i zorda bıraksın, İslam alemini bu Allahsız kitapsız katil Yahudiler karşısında muzaffer kılsın diye dualar ediliyor.
Bu sofralar ramazan bitene kadar her akşam kurulacak ve aynı olaylar yaşanacak.

* * *

Doğrusunu isterseniz bazı soruların yanıtını ben bilemiyorum.
– Devlet parasıyla görkemli sofralar kurdurup her seferinde özel davet edilmiş yüzlerce konuğu ağırlamak caiz midir, değil midir?
– Bu sofralarda siyasi nutuk atmak günah mıdır, değil midir?
Hiç sanmıyorum ama belki bizim Diyanet beni adam yerine koyar da, bu kısa ve basit sorulara iki satırlık yanıt gönderir.

israil-2

Rıza Zelyut'un dün Aydınlık'ta çıkan yazısının başlığı ilginçti:
“İsrail'i duayla yenemezsiniz.”
Çok doğru bir tespittir, altına imzamı atıyorum.
Eğer İsrail dualar ederek yenilecek olsaydı, yer yüzünden şimdiye kadar bin kere yok edilirdi.
İsrail diye bir ülke haritadan çoktan silinmiş olurdu.
Ama gelin görün ki durum öyle değil.
Avuç içi kadar, nüfusu dokuz milyon olan bir ülke, bütün dünyayı parmağında oynatıyor.
Niçin?..
Çünkü İsrail bilimi kullanıyor. Ne yapacağını, neler yapması gerektiğini önceden planlıyor, gücünü kuvvetini ve ABD'den aldığı destekleri ona göre ayarlayıp her adımını o doğrultuda atıyor.
Bilime dayalı güçlü bir devlet kurmuş, karşısında imiş gibi duran İslam ülkeleriyle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor.

* * * 

Peki biz ne yapıyoruz?
“Allah İsrail'i kahretsin” diye dualar ediyoruz, ulusal yaslar ilan ediyoruz, iç siyasete ve oy avcılığına yönelik mesajlar veriyoruz.
Ama gelin görün ki İsrail bir türlü kahrolmuyor!
Bütün bu olanlar milyarlık İslam alemini hiç ırgalamıyor…
Çünkü onların çoğu dümen peşinde.
Halkımı daha fazla nasıl soyarım, petrol paralarını nasıl cebe atarım, ABD'nin kucağında nasıl kalırım!

* * * 

Sevgili okurlarım, görüntüye bakarsanız, İsrail'e en “Sert (!)” biçimde karşı çıkan ülkelerin başında Türkiye geliyor.
İsrail'e her gün bindiriyorlar, “Kahrolsun terör devleti İsrail” diye haykırıyorlar ama değişen bir şey olmuyor…
Ve bu gidişle asla olmayacak.
Dün de yazmıştım, İsrail'e akaryakıt Türkiye'den gidiyor.
İsrail limanları oraya Türkiye'den ve dünyanın dört bir yanından mal taşıyan gemilerle dolu.
Türk kamuoyu karşısında İsrail'i kınayan (!) bir hükümet düşünün ki, o ülkeyle büyük ticareti var ve para kazanıyor. Niçin?..
Zira bunların dini imanı para.
İşin ucunda para varsa, kazanç varsa kim takar İslam düşmanı Yahudileri!

* * * 

Daha birkaç gün önce Meclis'te çok ilginç bir olay yaşandı. CHP, İsrail'le olan ticari ilişkilerimizin sorgulanması, ticaret anlaşmalarının iptali ve gerekirse o ülkeye mal satışımızın yasaklanması konusunda bir önerge verdi.
Peki sonra ne oldu?
Bu önerge İsrail'e ana avrat dümdüz giden AKP milletvekilleri tarafından reddedildi!

* * * 

Şimdi size somut bir örnek daha vereyim, sıkı durun:
THY, İsrail'e en çok sefer düzenleyen ikinci dünya havayolu şirketi.
İlk sırada kim var diye sorarsanız, doğal olarak İsrail şirketi El-Al var.
Yani bizim devlet yönetimindeki THY, o ülkeye yapılan uçak seferleri açısından dünyada ikinci.
Üçüncü sırada ise yerli malı özel şirket Pegasus geliyor.

* * * 

Şimdi bizimkilere seslensek:
“Yav kardeşim bu yaptığınız ayıptır. Bu heriflere her gün sövüyorsunuz, Allah sizi kahretsin diye dualar okuyorsunuz ama THY maşallah, oraya her gün seferler düzenliyor. Hiç değilse o seferleri iptal edin” desek!..
Gelecek yanıt bellidir:
“İptal edemeyiz çünkü o işten büyük paralar kazanıyoruz!..”
O halde kardeşim siz vatandaşı kandırmak için dua etmeye devam edin!
Ama bu kafayla İsrail'i çökertmeniz biraz zor olacaktır!

sozcu-banner-1

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Emin Çölaşan
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more