Sözcü Plus Giriş
EMİN ÇÖLAŞAN

Helal sana Ali Erbaş!

14 Kasım 2018

Sevgili okurlarım, Türkiye'de gerçekleşen inanılmaz olaylardan birine birkaç gün önce hep birlikte tanık olduk.
Unvanı Diyanet İşleri Başkanı olan şahıs, hem de ayağına kadar gidip fesli bir meczubu ziyaret etti.
Kimdir Bu Diyanet'in Başkanı?
Ali Erbaş diye biri.
Türkiye'deki 80 milyon Müslümanı din açısından sözüm ona temsil eden biri…
Kimi temsil ediyor, hangi kafa yapısıyla temsil ediyor, belli değil.
Cumhuriyet rejiminin düşmanı mı?
Atatürk düşmanı mı?
Bütün marifetleri ortada.
Kararı siz verin!

★★★

Geçtiğimiz 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı pazartesi gününe denk geliyordu.
Diyanet'in ondan önceki cuma günü Türkiye'deki bütün camilerde okunan hutbesinde Cumhuriyet Bayramı'ndan bir tek kelime bile olsun söz edilmedi…
Niçin?…
Çünkü 29 Ekim'den söz ettikleri takdirde Mustafa Kemal Atatürk'ten de ister istemez söz etmek zorunda kalacaklardı…

★★★

Cumhuriyet Bayramı'nı böyle geçiştirdiler ama şimdi sırada 10 Kasım vardı.
10 Kasım bu yıl cumartesi gününe denk geliyordu…
Ve bir gün öncesinde, cuma günü yeniden bütün camilerimizde Diyanet tarafından hazırlanan ve altında Ali Erbaş isimli şahsın imzası bulunan hutbe okutuldu,
Atatürk yine yoktu.
Atatürk'le ilgili bir tek cümle bile yoktu.
Demek ki Cumhuriyet Bayramı, Atatürk gibi kavramlar bu beyefendileri rahatsız ediyordu!

★★★

Ali Erbaş isimli bu şahıs 9 Kasım Cuma günü ilginç bir olaya daha imza attı…
Cumhuriyet rejimi ile birlikte Mustafa Kemal Atatürk'ün en büyük düşmanlarından biri olan fesli Kadir'i ziyaret etti.
İkisini birlikte gösteren fotoğraflar çekildi…
Ve bu fotoğraflar 10 Kasım günü inadına medyaya servis edildi.
Korkunç bir olaydı…
Diyanet Başkanı Türk Milleti ile adeta alay etmişti.

★★★

Üstelik bu Ali Erbaş, fesli Kadir'in ziyaretine cübbesi ve başlığı ile, resmi giysileriyle gitmişti…
Ona hediyeler götürmüştü!
Makam aracı olan lüks Mercedes ve korumaları kendisini kapıda bekliyordu.
Evet, o gün Anıtkabir'i ziyaret eden yüz binlerce insanımız başta olmak üzere herkesle alay edilmiş oluyordu.
Şimdi muhtemelen şöyle diyecektir:
“Ben onu ziyaret etmesine ettim ama sayın Cumhurbaşkanımız Recep Bey de aynı şeyi yapıp onun ziyaretine gitmişti!”

★★★

Ziyaret ettiği şahıs uçuk, kafasında fesle gezen, sürekli saçmalayan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken biri…
Arada sırada yumurtladığı vecizelerle ün yaptı:
“Kurtuluş savaşını keşke Yunan kazansaydı da başımıza bunlar gelmesiydi!..”
“10 Kasım günü saat 9'u 5 geçe kenefe gidin!..”

★★★

Dün internet sitelerinde yeni bir kaydı dolaşıyordu, şöyle diyordu:
“Şeyhülislamın beni ziyaret etmiş olması tarihi bir hadisedir.”
Şeyhülislamlık artık yok canım, çoktan iptal edildi!
Orası Osmanlı'nın bir makamı idi.
Şimdi Diyanet İşleri Başkanlığı var.

★★★

İşte dünkü videodan bir kayıt daha:
“Ben keşke Yunan kazansaydı demedim. Benim dediğim Yunan kazansaydı Mustafa Kemal'in yaptıklarını yapamazdı! O zaman rejim şeriattı. Mustafa Kemal rejimi değiştirip gâvurluk yaptı.”
Özrü kabahatinden büyük.
Diyanet İşleri Başkanı derseniz, onun yatacak yeri yok.

★★★

CHP, MHP, İYİ Parti ve milletimizin çok büyük bir bölümü, o herife yapılan ziyareti kınadı…
Herkes Diyanet Başkanı'nı istifaya çağırıyor.
AKP derseniz, onlardan tık yok.
Olmasını zaten beklemezdik.

★★★

Evet, ülkemizdeki bütün Müslümanları, Sünnileri, Alevileri ve diğerlerini temsil etmekle yükümlü olan Diyanet Başkanı Ali Erbaş, inanılmaz bir gaf yaptı.
Milletimizi ve bütün Müslümanları incitti.
Ali'yi soracak olursanız sütre gerisine çekildi, bu konuda ağzını açıp bir tek kelime söylemesi mümkün olmuyor.
Müslümanları birbirine düşüren bu şahıs aslında Diyanet'in başında bir dakika bile duramaz ama arkasında siyasal iktidarın desteği var. Ona güveniyor.
Çeksin gitsin…
Yaptığı yanlışı, milletimize karşı sergilediği saygısızlığı belki biraz olsun öyle unutturur.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more