Sözcü Plus Giriş
EMİN ÇÖLAŞAN

Hükümet dedi ki “Bu yargı kararları uygulanamaz!”

24 Şubat 2018

Sevgili okurlarım, hükümet yeni bir karar aldı. Türkiye'de mevcut ve çalışır durumda olan 25 şeker fabrikasından 14'ü satılacak.
Bu fabrikalar on binlerce şeker pancarı üreticisinin ve on binlerce işçinin ekmek kapısı. Ekonominin temel direkleri arasında önemli yerleri var.
Özelleştirme olunca çiftçiler aç, işçiler açıkta kalacak.
Aynen bundan önceki özelleştirmelerde olduğu gibi!..
Çünkü bunların yerine yeni fabrikalar yapılmayacak.
Ya ne olacak?
Bu fabrikaların değerli arsa ve arazileri yandaşlara peşkeş çekilecek. Yerlerine gökdelenler ve AVM'ler yapılacak.
Aynen geçmişteki özelleştirmelerde olduğu gibi!

* * *

Bu iktidarın bu konudaki çarpık ve hukuk dışı bakışını şimdi somut bir örnekle belgeliyorum… Bu konuyu sizlere bir kez daha iletirken olayımıza anayasanın 138. maddesiyle başlıyorum.
Hadiseyi okuyunca bu iktidarın yargı kararlarını nasıl yok saydığını, üstelik anayasayı da nasıl paspas gibi çiğnediğini belgesiyle göreceksiniz.
Anayasa madde 138: “…Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini GECİKTİREMEZ.”
Demek ki neymiş, ortada verilmiş bir yargı kararı varsa, hükümet bunu uygulamakla yükümlü imiş! Ancak kitapta öyle yazıyor olsa bile işin aslı başkaymış!

* * *

Şimdi asıl konumuza gelelim. Bu bir ibret belgesidir.
Bakanlar Kurulu, 12 Eylül 2011 tarihli bir kararname imzalıyor. Kararname şöyle, lütfen dikkatle okuyunuz:
“Özelleştirme işlemleri tamamlanarak devir işlemleri sonuçlandırılan bazı kuruluşları devralanlar (yani yandaş alıcılar) tarafından, üretim, yatırım, istihdam ve bunlara bağlı her türlü ticari ve mali tasarruflarda bulunulmuştur.
Daha sonra özelleştirme işlemleri hakkında mahkemeler tarafından İPTAL kararları verilmiştir.
Böylece devir tarihi ile (mahkemelerin) karar tarihi arasında fiilen geri dönülmeyecek bir yapı ortaya çıkmış veya hisselerin el değiştirmesi söz konusu olmuştur.”
Büyük rezalet işte bu aşamada, alttaki cümlede karşımıza çıkıyor:
“Belirtilen nedenlerle, bu kuruluşlara yönelik olarak mahkemelerce verilmiş olan İPTAL kararlarının (özelleştirme iptallerinin) uygulanmasında fiili ve hukuki İMKÂNSIZLIK ortaya çıkmıştır.”

* * *

Bakanlar Kurulu kararnamesinde daha sonra, konuyla ilgili özelleştirmelerden hangilerinde mahkeme kararlarının (yani kesinleşmiş iptal kararlarının) uygulanmayacağı sıralanıyor:
– Eti Aluminyum şirketinin yüzde 100 oranında özelleşmesini iptal eden,
– Türkiye Denizcilik İşletmelerine ait Kuşadası Limanı'nın işletme hakkı verilmesi suretiyle özelleştirilmesini iptal eden,
– Aynı kuruluşa ait Çeşme Limanı'nın işletme hakkı verilmesi suretiyle özelleştirilmesini iptal eden,
– SEKA kağıt fabrikalarına ait Balıkesir işletmesinin özelleştirilmesini iptal eden,
– Türkiye Petrol Rafineleri şirketinde bulunan yüzde 14'lük hissenin İMKB'de satılması işlemini iptal eden mahkeme kararlarıyla ilgili olarak ileriye ve geriye yönelik herhangi bir işlem tesis EDİLMEMESİNE karar verilmiştir.”

* * *

Hukukçu olmayan okurlarım için bu işin tam Türkçesini vereyim:
“Bazı özelleştirme olayları yargıya intikal etmiş, yargı bunları yasalara ve kamu yararına aykırı bularak iptal etmiştir.
Ancak bu konuda yargı tarafından verilmiş olan iptal kararları uygulanmayacaktır.”
Şimdi mutlaka “Bu Bakanlar Kurulu kararnamesi acaba hangi tarihli Resmi Gazete'de yayınlanmış?” diye soracaksınız!
Yayınlanmamış efendim!
Gizli kararname bu!

* * *

Bu gizli kararname günün birinde, gereğinin yapılması için Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na gönderiliyor, orası da (o dönemde başkanlık makamında oturan) Ahmet Aksu imzasıyla ilgili kurum ve kuruluşlara bir yazı gönderip “Bakanlar Kurulu kararı uyarınca mahkeme kararlarını uygulamayın” diye talimat veriyor.

* * *

Kendimi bildim bileli bu ülkede yaşarım, üzerinde “Mahkeme kararları uygulanmayacaktır” yazan bir resmi belge, önüme ilk kez geldi!
Anayasa, yasalar falan filan, bu iktidar için hiç önemli değil.
Birkaç cümlelik gizli kararname hazırlarsınız, işi bitirirsiniz.
Kim takar mahkeme kararlarını!
Ancak böyle bir kararnameyi açıkça yayınlamanız mümkün olmaz zira kıyamet kopar.
Gizli kararnameye yukarıdaki örnekte olduğu gibi, süslü bir cümle eklersiniz:
“Mahkemelerce verilen iptal kararlarının uygulanmasında fiili ve hukuki imkansızlık (!) ortaya çıkmış olduğundan…”
Çok büyük olasılıkla, bunun gibi nice başka gizli kararnameler de var.
Ancak elime sadece bu takıldı!
Bu bir hukuk rezaletidir, büyük bir suçtur.

* * *

Sevgili okurlarım, 13 Mart 2012 tarihli yazımda şöyle demiştim:
“Türkiye gerçekten de korkutuldu, sindirildi. Bu gibi olaylar, geçmişte şu veya bu biçimde medyaya mutlaka yansıtılır ve tepki çok büyük olurdu. Şimdi herkes korkuyor.
“Ben gazeteciyi ararsam, mutlaka telefonlar dinleniyordur ve başıma iş açarım…”
“Bu iş içime sinmiyor ama yapacak bir şey yok. Korkuyorum…”
Ortada bir hükümet var, Meclis'te çoğunluğu ele geçirmiş bir iktidar partisi var. Her şey “Ben yaptım, oldu” anlayışı ile yürütülüyor.
Anayasa, yasalar, mahkeme kararları falan, hepsi hikaye!
Adamlar yasaları açıkça çiğniyor. Özelleştirme işlemleri iptal ediliyor ve hemen ardından bir gizli kararname imzalayıp önlerindeki bütün engelleri yok ediyorlar.
Yargının tümünü demiyorum ama tümüne yakınını ele geçirdiler.
Özellikle yüksek yargı, artık iktidarın elinde.
Kepçeyi daldırdılar, istedikleri gibi oynuyorlar… Neden bu tepkisizlik, neden bu boyun eğmek?..”

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more