Sözcü Plus Giriş
EMİN ÇÖLAŞAN

Son hedef İYİ Parti

25 Temmuz 2018 Yazarlar

Sevgili okurlarım, İYİ Parti'nin başına gelenler neredeyse pişmiş tavuğun başına gelmedi!
Seçimden birkaç ay önce kurulan bir parti…
Çoğunluğu MHP'den kopanlar oluşturuyor.
Parti seçime girecek ama beş kuruş parası yok…
Hem de iki seçime birden girecek.
Meclis seçimine ve cumhurbaşkanlığı seçimine…

* * *

Sonrasını hep birlikte izledik. Seçimlere katılabilsin diye CHP'nin 15 milletvekili İYİ Parti'ye transfer edildi.
Türk siyaseti açısından çok olumlu bir davranıştı. İşin içinde para dönmedi, şike yapılmadı…
Ancak Meral Akşener ısrar ediyordu:
“Ben cumhurbaşkanlığı adaylığım için bununla yetinmem. Halka gidip 100 bin imza toplayacağım…”
Ve zoru başardı, topladı.

* * *

Partinin bir numaralı amacı seçimlerde merkez sağı temsil edebilmekti… Zira Türkiye'de çok önemli bir boşluk vardı.
Merkez sağ yıllardan beri yok olmuştu…
Ve merkez sağdaki seçmenler ister istemez AKP'ye kaptırılmış, büyük bir boşluk ortaya çıkmıştı.

* * *

Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP'nin adayı Muharrem İnce iyi bir performans sergiledi ve Recep Bey'den sonra en yüksek oyu almayı başardı.
Oysa bazı kesimlerin düşüncesi farklıydı:
“Recep Bey'le Akşener baş eder. İkinci tura kalındığı takdirde Recep Bey doğal olarak karşısında CHP adayının olmasını isteyecektir. Merkez sağ'dan bir aday onun işine gelmez…”
Seçim ne yazık ki ikinci tura kalmadı!

* * *

Milletvekili seçimlerinde İYİ Parti'nin aldığı sonuç hiç de fena değildi.
Yeni kurulmuş, parası olmayan, örgütlenmesi eksik kalmış bir parti idi. Yine de (bence) başarılı oldu.
Bir sürü olanaksızlıkla boğuşurken yüzde 10 dolaylarında oy aldı ve Meclis'e 43 milletvekili ile girdi.

* * *

Ancak parti içinden ve dışından çatlak sesler hemen devreye sokuldu.
Son Afyon toplantısında bu çatlak sesler iyice boy verdi, Akşener rest çekti ve yeni bir kurultay toplantısı yapılmasına karar verildi.
Kısacası, işler biraz karıştı.

* * *

Şimdi yandaş iktidar medyasının boy hedefinde İYİ Parti var.
Dünkü gazete manşetlerinden birkaç örnek vereyim, ne demek istediğim daha iyi anlaşılır:
Star Gazetesi: “İYİ Parti'de Akşener tiyatrosu. 24 Haziran seçiminden ağır bir yenilgiyle çıkan İYİ Parti'de kriz büyürken, partisi için ‘Ölü doğmuştu, şimdi cenazesi kaldırılıyor' yorumları yapılıyor.
Kulislerde partinin çok başlı bir döneme girdiği konuşuluyor.”
Türkiye Gazetesi: “İYİ Parti'de dağılma tehlikesi kapıda. Dağılmaya çözüm arayışı…”
Yeni Şafak Gazetesi; “Siyaseti yeniden dizayn etmek isteyen proje sahipleri, Akşener'in İYİ Parti'nin başında kalması için harekete geçti. (Devlet Bahçeli'yi kastediyor olsa gerek.) O akıl yeniden devrede.)

* * *

Akşener ve partisinin doğal olarak sıkıntıları var. Örnek:
Akşener cumhurbaşkanlığı seçiminde partisinin Meclis seçiminde aldığı oylara göre daha düşük oy almış olmasından rahatsız.
Ama bir şeyi unutmayalım:
Geçtiğimiz seçimler öncesinde medya kendisine yeterince yer vermedi. Özellikle televizyonlarda yer bulamadı.
Cumhurbaşkanlığı seçimi Erdoğan-İnce arasında gerçekleşti. Hepimiz o rüzgara kapıldık.
Yani Akşener bir anlamda (deyim yerindeyse) Tayyip Erdoğan'la Muharrem İnce'nin arasında kaynayıp gitti!
Şimdi Akşener bu sıkıntıyı yaşarken, partisinden daha yüksek oy almayı başaran Muharrem İnce, anında genel başkan adaylığına soyundu ve kurultay istiyor.

* * *

Akşener'in bundan sonra en büyük sıkıntısı bence şu olacaktır:
Milletvekili olmadığı için Meclis çalışmalarına katılması mümkün değil. Bir genel başkan için çok önemli, hatta bir numaralı dezavantajdır.

* * *

Ancak madalyonun bir de öbür yüzüne bakmak gerekir:
Bütün olanaksızlıklara ve çıkarılan engellere karşın İYİ Parti Meclis'e 43 milletvekili sokmayı başardı.
Çok önemli ve hafife alınmaması gereken bir olaydır.
Bir yanda yılların MHP'si 49 milletvekili çıkarırken İYİ Parti'nin 43 çıkarması başarı değil de nedir!
(Bu arada Bay Devlet Bahçeli'nin devreye girip “Hanımefendi yerinde kalsın” demesinin siyasi ahlâkla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bu sözü hangi amaçla söylediğini anlayan bugüne kadar çıkmamıştır. Kendi işine bakması, bundan sonra başka partilerin iç işlerine karışmaması daha uygun olacaktır!)

* * *

Anlaşıldığı kadarıyla Akşener ve partisi bundan sonra da belli çevrelerin, özellikle AKP-MHP koalisyon ortaklığının boy hedefi olmayı sürdürecektir.
İYİ Parti sağlam durmalı, bu tuzaklara düşmemeli ve yılgınlığa kapılmamalıdır.

plusbanner2x YAZARIN TÜM YAZILARI