Sözcü Plus Giriş
HÜSNÜ MAHALLİ

Ajan kaynıyor

27 Aralık 2018

LAFARAGE, dünyanın çok yerinde çimento üreten bir Fransız şirketidir.
Suriye'de Rakka-Menbiç arasında çok büyük bir fabrikası var. Şimdi şirketin, Fransız yargısıyla başı belada.
Neden mi?
2011-2016 döneminde fabrikada üretimin devamını sağlamak için IŞİD'e para vermiş.
IŞİD bölgeden temizlenince nöbeti PYD almış.
2 Şubat 2015'de PYD Eş-Başkan Asya Abdullah ve Kadın Savunma Birlikleri Komutanı Nesrin Abdullah'ı Elysee Sarayı'nda ağırlayan dönemin Cumhurbaşkanı Hollande'ın çimentoyu konuşup konuşmadığı bilinmez ama geçen hafta Cumhurbaşkanı Macron ile bir araya gelen PYD-SDG heyeti Macron'a ‘Ne olur bizi bırakma istediğini yaparız' demiştir.
Başkaları gibi.
Örneğin Suriye eski Savunma Bakan Mustafa Tlass'ın oğlu Munaf, 6 Temmuz 2012'de ordudan ayrılarak muhalefete katıldı, 26 Temmuz Ankara'da Davutoğlu ile buluştu, Esad devrilseydi ‘Suriye'nin yeni cumhurbaşkanı olacaktı ama artık Paris'te yaşıyor. Kız kardeşiyle birlikte Fransız ‘devleti' ile çok iyi ilişkileri var.
Kardeşi Firas 2007-2011 döneminde LAFARAGE'ın Suriye'deki ortağıydı çünkü Başkan Esad ile arası çok iyiydi.
Firas; Gür-İş şirketinin 2008'de Rakka yakınında temelini attığı fabrikayı engellemek için çok uğraştı.
Şimdi dönelim bizim Hamza'ya yani Jan'a.
Ağustos 2016'da Cerablus'a giren ve oradan tüm bölgeye yayılan Türk askerleri Şubat 2017'de El-Bab'da önemli bir IŞİD'çiyi yakalamıştı. Arap medyasında görüntüleri yayınlanan Jonathan isimli bu kişi Avrupalı cihatçıların Suriye'ye taşınmasından sorumluydu.
Sonrasında adamla ilgili hiçbir yerde haber görmedim.
Cerablus'takilere sorduğumda bu kişinin Cerablus'a gelip gittiğini Hamza ile birlikte dolaştığını söylediler.
Peki birlikte dolaştıklarında neler yapıyorlardı?
Cerablus'un yüzde yüz doğal üzüm, ceviz, kavun, domates, soğan ve benzeri birçok meyve ve sebzenin tohum ve fidelerini özel sandıklara koyuyor ve Türkiye üzerinden Fransa'ya yolluyorlardı.
Cerablus halkına GDO'dan söz ettiğinizde size şaşkın bakar çünkü devlet hiçbir şekilde yabancı tohumların ithaline ve kullanılmasına izin vermiyor ve cezası çok ağırdı.
Olayların başladığı 2011'den sonra ülke perişan oldu.
Birçok bölgeyi önce IŞİD sonra da PYD-SDG Fırat'ın doğusunu yönetir oldu.
Hepsi de ABD, Fransa, İngiltere, Almanya, İtalya ve diğer Batılı ülkelerin hizmetindeydi.
Bölgede binlerce belki on binlerce casus yani ajan yetiştirilmişti.
Ne yaptılar ya da ne yaparlar bilinmez ama Suriye'nin bunlardan kurtulması için yıllar gerekecek.
Batılı ülkelerinin işi bitmedi ve bitmez…
2011-2017 döneminde en az on bin Avrupalı Suriye'ye gidip IŞİD ve PYD'ye katıldı.
CİA, İngiliz Mİ6, Alman BND, Fransız DGSE, Mossad ve diğerleri…
Mossad'ın Arapça bilen Arap ve Kürt Yahudilerinden 100 kişiyi farklı organizasyonlar içinde Fırat'ın doğusunda görevlendirdiği yazıldı.
Durun daha bitmedi.
Kimya mühendisi olduğunu söyleyen Hamza 2016 öncesinde IŞİD'in yardımıyla sonrasında PYD'nin onayıyla Halepli ve Musullu binlerce Hristiyan aileyi Türkiye ve Lübnan üzerinden Hollanda ve Belçika'ya kaçırmış. Amaç bu ülkelerdeki Müslüman nüfusu dengelemek ve Müslümanlar arasına Arapça bilen insanları yerleştirmek.
En son Mayıs 2017'de Kobani'de görülen Hamza'nın yanında Tunus kökenli genç bir Fransız kadın varmış.
Bu kadın 2013 yılında cihatçılara seks hizmeti sunmak için Paris'ten gelmiş ve IŞİD El-Bab'ı terk etmeden önce Hamza ile tanışmış.
Öncesinde 3-4 ay arayla 7 IŞİD komutanıyla evlenmiş.
‘Söz konusu imansa gerisi teferruattır'.
Şimdi Hamza'nın nerede olduğunu bilen yok.
Fransa'da devam eden sorgulamalarda LAFARAGE'ın Suriye, Dubai ve Türkiye'de adamlarının olduğundan söz ediliyor.
Anlaşılan Fransa'nın eski sömürgesi Suriye'de çok adamı ve bu adamların çok işi var.
Belki de 100 yıl önce olduğu gibi yeni haritalar çiziyorlardır.
Onun için Trump'a ‘Aman abi bizi bırakıp gitme' diye yalvarıyorlar.
Amerikalılar zaten uzağa gitmiyor.
Erbil yakınında büyük bir üs kuruyorlar.
İsrail'le birlikte.
Herkesi alacak büyüklükte.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more