Sözcü Plus Giriş
HÜSNÜ MAHALLİ

Sittin sene

19 Ağustos 2018

CHP'de Kurultay tartışmalarının eskilerin deyimiyle sittin sene yani altmış yıl devam edeceği anlaşılıyor.
Tepede kavga uzadıkça örgütler dağılma noktasına yaklaşıyor.
CHP'ye gönül ve oy veren insanlar artık kavgayla hiç ilgilenmiyor.
Erkene alınmazsa 19 Mart 2019'da yapılacak olan yerel seçimlerde bu insanların büyük bölümü sandığa gitmez.
Seçmen sandığa gitmezse CHP elindeki birçok belediyeyi kaybedebilir.
Yok eğer bir an önce kavgaya son verir, yönetim ve muhalifler anlaşır, örgütleri toparlanır ve güçlü adaylar bulunabilirse İstanbul ve Ankara bile alınabilir.
İşte o zaman CHP yeniden umut olur ve AKP'nin iç ve dış politikada kötü yönetimine son verebilir.
Aksi takdirde AKP ve Erdoğan sittin sene iktidarda kalır.
2071'e kadar.
Malazgirt Savaşı'nın 1000. Yıldönümü'ne dek.
Öncesinde AKP bu ülkeyi yani Atatürk Cumhuriyeti'ni ne hale getirir varsın CHP düşünsün.
Niyeti varsa!
O tarihlere kadar CHP ortada kalırsa!
Ben çok ciddiyim.
Sokağın nabzını çok iyi tuttuğumu düşünüyorum.
Kılıçdaroğlu ya da İnce'den yana değil çağdaş, aydın ve kendi  içinde barışık esenlik içinde bir Türkiye'den yanayım.
Elbette çevresindeki ülke ve halklarla dost ve kardeş kalarak.
CHP bu bilinç ve iradeyle hareket etmediği sürece asla iktidar olamaz.
CHP bir an önce iç kavgalarına son vererek dışa açılmalıdır.
İçerde farklı söylem ve eylemlerle toplum güvenini yeniden kazanması gereken CHP bir an önce dünya başkentlerine ve öncesinde çevre ülkelere ‘Her zaman bir iktidar alternatifi' olabileceğini  ve ‘Türkiye'nin geleceğinde söz sahibi' olduğunu kanıtlamalıdır.
Örneğin seçim öncesinde ‘Türkiye'nin kurtuluşunu OBİT yani Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı'nda gören CHP lideri Kılıçdaroğlu Tahran, Bağdat ve Şam'ı ziyaret etmeli. Belki de bu davranışıyla iç kavgaları hafifletir ve yandaş medyanın ‘karıştırıcı' çabalarına son verdirebilir.
Elbette Moskova, Pekin, Berlin, Amman, Beyrut ve Doha gibi Türkiye ve bölge sorun ve konularını ilgilendiren başkentlere de gitmeli.
Bunlar ‘platonik' temenniler olabilir ama dışa açılmak CHP'yi çok daha etkinleştirebilir ve kendi iç sorunlarından uzaklaştırabilir.
Benden söylemesi dışarda herkes CHP'yi merak ediyor ve neden dışa açılmadığını soruyor. Bu merak ve sorma CHP'nin hareketlenmesiyle karşılık bulmazsa yakında bitebilir.
Tıpkı heyecanın içeride bitmek üzere olduğu gibi.
CHP tarihsel bir yol ayrımında.
Ya çok daha güçlenerek varlığını sürdürecek ya da toplumun heyecanının tükenmesinden sorumlu olarak tarihe geçecek.
Laf olsun diye yazmıyorum.
Ben çok ciddiyim.
Bu haliyle CHP'yi yazmak hiç hoşuma gitmiyor.
Çarşamba akşamı Didim Kitap Günleri'nde karşılaştığım yüzlerce yurtseverin tesbitiyle CHP herkesin sorunu.
Bu sorun çözülmedikçe Türkiye'deki sorunlar çok daha karmaşık bir hal alacak ve hep birlikte dönüşü olmayan karanlık bir yolun sonuna gelmiş olacağız.
İşte o zaman izin verilse bile konuşmanın bir anlamı kalmayacak.
Türkiye bunu hak etmiyor.
Elbette Türkiye'nin şimdi içinde bulunduğu durumdan 16 yıl iktidarda olan AKP sorumlu.
Ancak CHP de çoğu kez AKP'ye ve Erdoğan'a yardımcı olmuş ya da dolaylı dolaysız destek vermiştir.
2001'den bu yana CHP yönetiminde olan herkes.
Baykal ve Kılıçdaroğlu ve tüm ekipleri.
Muharrem İnce de bu ekiplerin içindeydi.
Yine benden söylemesi:
Halk en ince ve mahrem detaylarına kadar  her şeyi biliyor.
Muhalif medyadaki meslektaşlarımız çok daha fazlasını insanlara anlatmalı.
Demokratik ve Laik Cumhuriyet'in geleceği için.
Herkes dürüst olmak ve elini vicdanına koyarak yalnızca gerçekleri anlatmak zorunda.
Yandaş medyada olduğu gibi korkak olmanın ve yalakalık yapmanın bir alemi yok.
İnsanlar çok acı çekiyor.
Cumhuriyet zor durumda.
CHP'liler koltuk derdinde. Çok ayıp.

plusbanner2x
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more