Reklamsız Sözcü
RAHMİ TURAN

Enflasyon bilmecesi!

5 Aralık 2018

“Ne sihirdir, ne keramet” dediler, şapkadan tavşan çıkarır gibi enflasyonu indirdiler!
Fiyatlar artıyor ama enflasyon düşüyor! Nasıl oluyor bu?
Kasım ayında enflasyon biraz inerek yüzde 21,62 olmuş… Büyük bir başarı diye anlatıyorlar. Aslında bu da can yakıcı bir enflasyon…
Türkiye dünyada enflasyonu en yüksek 10 ülkeden biri…
CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak “Düşüşün arkasında ne var?” diye soruyor ve cevabını kendisi veriyor:
– Düşüşün arkasında ekonomideki yavaşlama var.
– Vergi indirimleri var.
– Ulaştırma fiyatlarındaki gerilemenin etkisi var.
– En önemlisi, Türkiye İstatistik Kurumu'nda değişen bir başkan yardımcısı var. (O başkan yardımcısı, geçen ay enflasyon yüksek çıktı diye görevden alınmıştı. Yeni başkan yardımcısı bundan ders almış olacak ki enflasyonu kâğıt üzerinde 1,44 puan indirdi)
Pazardaki fiyatlar, vatandaşın mutfağındaki yangının devam ettiğini gösteriyor. Tencerelerde et değil, dert kaynıyor!
Buna rağmen enflasyonun düşük çıkması mucize!
31 Mart seçimlerine kadar kim bilir daha ne mucizeler göreceğiz!

rt

Ege'de, Yunanistan'ın zorbaca işgal ettiği Türk adaları olayını sık sık yazıyorum. Türkiye'yi yönetenler, bu adaların elimizden alınmasını umursamazca seyretmeye devam etseler bile, ben, vatan topraklarımızı savunmaya (gücüm yettiğince) devam edeceğim.
Bu konuda elbette ki yalnız değilim. Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri E. Albay Ümit Yalım, E. Tümamiral Soner Polat, gazeteci meslektaşım Ahmet Takan gibi bu konuda hassas birçok yurtsever var.

★★★

Amiral Soner Polat, istihbarat ve strateji konusunda engin bilgilere sahiptir.
Amiral, AKP yönetimini Türk adalarına sahip çıkmak için göreve çağırarak “Ege, Türkiye'nin kapısıdır. Bu kapıyı kapatmak isteyenlerle mücadele etmek her Türk'ün birinci, görevidir.” dedi ve ekledi:
“Türk Milleti'nin büyük kaygı duyduğu bir alanda böylesine duyarsız davranışı nasıl izah edebiliriz?
AKP cephesinin soyut ‘Yaparız, ederiz, izin vermeyiz…” dışında hiçbir ciddi adımı yoktur. Hatta AKP kadroları Yunanlara yaptıkları sıcak ve samimi ikili ilişkilerle karşı tarafı rahatlatmışlardır.
Ulusal çıkarlar, şirketlerin kazançlarına feda edilemez!”

★★★

Bilindiği gibi Ege'de Türkiye'ye ait 152'den fazla ada, adacık ve kayalık vardır. Fakat Yunanistan bu adaların üzerinde mutlak egemenlik iddiasındadır. Adalardan 18'i fiilen Yunan işgali altındadır.
Kendi toprakları üzerinde düşman askerlerinin yerleşmesini dünyadaki hiçbir devlet kabul etmez.
AKP'de Başbakanlık yapmış iki siyasetçi, bu adalardan ikisini (Koyun Adası ve Marahati Adası) pasaportla ziyaret etmişlerdir. Dünya tarihinde kendi adalarına pasaportla giren ilk siyasilerdir bunlar… 

★★★

Amiral Soner Polat şunu öneriyor:
“Yunanistan'ın haksız ve hukuksuz uygulamalar içinde olduğunu düşünüyorsak, önce Meclis'te (HDP hariç) bütün partilerin altına imza atacağı ortak bir deklarasyon yayınlamalıyız. İktidar partisi bu girişime öncülük etmelidir.
Bu deklarasyon Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı olmalı ve başta Yunanistan olmak üzere bütün dünyaya ilan edilmelidir.
Strateji, sorunların belirli önceliklere göre bir sıra halinde çözülmesini gerektirir.
Siyasiler, Ege sorunlarının doğasını Türk Milleti'nden gizlemektedir.
Millete mal edemediğimiz ulusal davaları savunamayız.”

Beddualı paralar!

İstanbul'da “Trafik Vakfı” adlı kuruluştan çok şikâyet geliyor.
Bu vakfa ait araçların, polisin himayesinde haksızlıklar yaptığı, pazar günleri bile tatil yapmayıp gece-gündüz araç çektirerek vatandaşlara eziyet ettiği iddia ediliyor.
Trafik sıkışıklığıyla ilgisi olmayan ikinci, üçüncü derecedeki ara sokaklardan bile araç çekildiğini belirten vatandaşlar “Haram olsun diyerek çekici ve otopark parası olarak 108 lira ödüyoruz, ayrıca trafik cezası da geliyor. Amacı trafiği düzeltmek değil, sırf para kazanmak olan Trafik Vakfı, pazar günleri bile elemanlarına fazla mesai yaptırıp vatandaşları yoluyor! Fakat bu beddualı paralardan kimseye hayır gelmez!” diyorlar.
İlgililere ve yetkililere duyuruyorum.

TEBESSÜM

Fıkra gibi bir olay!

Funda Kocabıyık, Uşak Valiliği'ne atanınca, gazeteci Talat Atilla, başkanı olduğu federasyon ve sahibi olduğu yayın organı (Türktime) adına ona küçük bir “Hayırlı olsun” hediyesi göndermek istedi.
Gaflette bulundu ve hakkında çok şikâyet geldiğini bilmesine rağmen “Çiçeksepeti.com” adlı siteye sipariş verdi.
…Ve tam 4 gün sonra, şirketten Talat Atilla'ya şöyle bir mesaj geldi:
“Tüm aramalarımıza rağmen Uşak Valiliği bulunamamıştır!”
Fıkra gibi gerçek bir olay!

GÜNÜN SÖZÜ

Yaptığı her işte “Ne kadar kazanırım?” diye düşünen, asla büyük adam olamaz!

r
Rahmi Turan
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more