Reklamsız Sözcü
RAHMİ TURAN

Nazlı Ilıcak’ın mektubu!

14 Şubat 2018

Darbe girişimini önceden bildikleri iddiasıyla İstanbul 26'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan 7 gazetecinin arasında Nazlı Ilıcak da var.
Nazlı Ilıcak ve diğer sanıklar savcının ağır suçlamalarına karşı önceki günkü duruşmada da savunmalarını yapmaya devam ettiler. Belçika ve İsveç konsolosluk temsilcilerinin de takip ettiği davayı izlemek isteyen birçok kişi ayakta kaldı.
Mahkeme Başkanı ayakta izleyici kabul etmeyince Nazlı Ilıcak'ın oğlu Mehmet Ali Ilıcak'ın da aralarında bulunduğu izleyiciler salondan çıkarıldı.
Bu duruşmadan bir gün önce Nazlı Ilıcak'tan bir mektup aldım. 8 Ocak 2018 tarihli olmasına rağmen mektup elime nedense bir aydan fazla bir gecikmeyle ulaştı.

* * *

Nazlı Ilıcak, SÖZCÜ Gazetesi'nin FETÖ'cü diye yargılanmasına üzüldüğünü, fakat SÖZCÜ gibi içerideki birçok gazetecinin de haksızlığa uğradığını yazıyordu.
Nazlı Ilıcak meslektaşımızdır. Bir vakitler onunla aynı gazetelerde, Milliyet grubunun Meydan ve Hürriyet grubunun Gözcü gazetelerinde çalışmıştık. Tercüman Gazetesi'nin sahibi olan rahmetli eşi Kemal Ilıcak çok değer verdiğim bir meslek büyüğümdür.
Nazlı Hanım ile diğer tüm gazetecilerin beraat edip özgürlüklerine kavuşmaları en içten dileğimdir.
Mahkemede diğer tutuklu meslektaşlarla birlikte savunmasına devam eden Nazlı Ilıcak'ın mektubunu okurlarımla paylaşmak istiyorum. Diyor ki:

* * *

“Cezaevinde birçok gazeteci benim gibi meslekte 40 yılını devirmiş. Tabii ki, Burak Akbay'dan, Emin Çölaşan'dan, Saygı Öztürk'ten FETÖ'cü çıkmaz. Uğur Dündar'dan da çıkmaz. Ama benden, Mehmet ya da Ahmet Altan'dan, Şahin Alpay'dan FETÖ'cü çıkar mı?
Zaten iddianamede benim için “FETÖ'cü olmamakla birlikte” şerhi, düşülüyor. Hem FETÖ'cü değilim, hem de laik demokratik cumhuriyeti yıkıp yerine bir cemaat diktatörlüğü kuracak olan darbeye zemin hazırlayacağım! Bu iddiada hiçbir mantık var mı?
Her terör örgütü bir ‘amaç suçu' gerçekleştirmek üzere kurulur. FETÖ'nün de amacının devlet bürokrasisini ele geçirmek olduğu artık anlaşıldı. FETÖ'cüleri o kadar yaygın biçimde atayan, sınav hırsızlıklarının peşine düşmeyen biz gazeteciler miyiz ki, terörizmle suçlanıyoruz?
Kaldı ki, FETÖ'nün 15 Temmuz öncesi terör olduğu da belli değildi. Ben onları hayırsever bir dini yapı gibi değerlendiriyordum. Hatalı bir teşhis koyduğumu kabul ediyorum ama onların devlet kadrolarını ele geçirme çabasında ya da darbede nasıl bir payım var?
İddianamede sadece yazı ve tweetler yer alıyor. Bugün Gazetesi'nden aldığım 15 aylık maaş ve 2006-2015 arası Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Harun Tokak'la, Halit Esendir, Ekrem Dumanlı ve Akın İpek'le telefon irtibatımı gösteren telefon kayıtları 10 yılda toplam 10'u geçmez.
‘Örgüt üst yöneticileriyle görüştü' diyorlar. 2006-2015 arası onların örgüt üst yöneticileri olduğu biliniyor muydu? İktidar üyeleri de dahil, kim bilir kaç kişiyle konuştular!
Çok eski dostluğumuza dayanarak size bu satırları yazdım. Allah cümlemize kolaylık versin. Bekir Coşkun'la konuşursanız, ona acil şifalar dilediğimi lütfen söyleyin.
Sevgiler… Nazlı ILICAK.”

Yaşar Kemal'in mirası (2)

Ünlü romancımız Yaşar Kemal'in İstanbul Basınköy'de miras bıraktığı ev nedeniyle ilk eşinden olan oğlu ile son eşinin mahkemelik olduğunu yazmıştım.
Yaşar Kemal'in oğlu Raşit Gökçeli telefonla arayarak olay hakkında şu açıklamayı yaptı:
“Evet, mahkemeliğiz ama davayı açan ben değilim. Ayşe Hanım miras tespit davası açtı. Evin 16'da 15 hissesi, annem Tilda Hanım nedeniyle zaten bana ait. Ayşe Hanım hem evdeki miras hissesini, hem de kitapların telif haklarındaki dörtte bir hisseyi az buluyor. Keşke böyle üzücü bir dava açılmasaydı.”

TEBESSÜM

Kaplan avcısı!

Uzun süre işsiz dolaşan Temel sonunda devletten iş istemeye karar verir, Trabzon'da İş ve İşçi Bulma Kurumu'na gider.
Kayıt işlemlerini yapan memur:
“Sen hangi işle ilgileniyorsun? Mesleğin nedir?” diye sorar.
Temel:
“Ben çok yaman bir kaplan avcısıyım” der.
Görevli memur şaşkın bir şekilde Temel'e bakarak kızgın bir şekilde homurdanır:
“Yahu, Trabzon'da kaplan ne gezer be adam?”
Temel:
“İşte” der “Ben de onun için işsizum ya!”

GÜNÜN SÖZÜ

Üç tür yalan vardır: Ufak yalan, kahrolası yalan ve istatistikler!

11rahkibey30cm

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Rahmi Turan
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more