Reklamsız Sözcü
RAHMİ TURAN

“Onurumuza ne oldu?”

19 Eylül 2018

Katar Emiri Şeyh Tamim Bin Hamad Al Tani tarafından Türkiye'ye hediye edilen Boeing 747-8 tipi süper lüks uçak bize rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı hatırlattı.
Bundan önce siyasi tarihimizde verilen en büyük hediye olayı Özal'ın Başbakanlığı döneminde yaşanmıştı.
Yıl 1986 idi ve o devirde insanlarımız böyle süper hediyeler konusunda çok hassastı.
Bir otomobil galerisinin sahibi, Başbakan Turgut Özal'ın kızı Zeynep Özal'a sıfır kilometrede Jaguar marka yepyeni, lüks bir otomobil hediye etmişti.
Aman Allahım! Ülkede kıyamet kopmuş, “Böyle hediye mi olur?” diye yer yerinden oynamıştı.
Günümüzde ise öyle bir hassasiyet kalmadı, hiçbir önemli tepki olmadı. Neden bu kadar duyarsız bir toplum olduk, anlamak çok zor!

★★★

Kızının bir hediye skandalına karışması rahmetli Turgut Özal'ı çok üzmüştü.
O dönemde Genel Yayın Yönetmeni olduğum Günaydın Gazetesi'nde Turgut Özal'ın şu üzüntüsü yayınlandı:
“Ben memleketi idare ediyorum ama bir kızıma söz geçiremiyorum. Evlat işte, ne yapacaksın? Ne yapabilirsin? Böyle çok pahalı bir hediyeyi bir evlat Başbakan olan babasına sormadan kabul eder mi? Asla etmemeliydi. Duyar duymaz aradım, çok kızdım ve “hemen iade et, asla kabul edilemeyecek bir hediye dedim.”
Bu demeç, babaların evlatlarına söz geçirememesi bakımından da önemliydi.

★★★

Jaguar olayı ülkede aylarca tartışıldı.
Şimdiki hediye Jumbo dev uçak, o günün Jaguarı'ndan 5000 (Beş bin) defa daha pahalı!
Sayın Erdoğan “Hediye edilen uçak benim şahsımın değil, Türkiye'nindir” diyor.
CHP lideri Kılıçdaroğlu da “Öyleyse bırak uçağa millet binsin. Koskoca devlet bir şeyhten hibe uçak alır mı ya? Devletin malıymış! Devletin malıysa bırak vatandaş binsin o zaman. Vatandaş binebiliyor mu? Onurumuza ne oldu? Emin olun ağrıma gidiyor, onuruma dokunuyor” diye cevap veriyor.
Ne diyelim, bu devir böyle bir devir işte!

Hastanede bir gece

Pazar gecesini Bodrum Acıbadem Hastanesi'nde geçirdim.
Sancılı, ağrılı bir rahatsızlık, herkesin tatilde olduğu pazar günü beni yakaladı.
Hastanelerin ‘Acil Servisleri' var. Fakat onlar her konuda uzman değiller. Oysa benim rahatsızlığım uzmanlık konusu…
Acıbadem Hastanesi Genel Koordinatörü Arzu Karataş duruma el koydu.
Dr. Mirze Bayındır pazar günü olmasına rağmen geldi. Konusuna hâkim, uzman bir doktor… Tedavi, serum, ilaç takviyesi derken, kısa zamanda sorunu halletti, rahatsızlık kalmadı.
O sırada rahatsızlığı duyan Ali Şen ziyarete geldi. “Doktor Bey, araştırdım, adınız Mirze ‘Lider' anlamına geliyor, işinizde de lider olduğunuzu öğrendim” dedi.
Doktor “Evet, adımın anlamı budur ve Farsça kökenlidir” diye cevap verdi.
Dr. Mirze bana, “İyileştin Rahmi Bey, fakat İstanbul'a dönünce mutlaka şu tetkikleri yaptırmalısın” diyerek elime bir rapor sıkıştırdı. Kendisine teşekkür ettim.
Acıbadem Koordinatörü Arzu Karataş ve Protokol Müdürü Arzu Erciyas hanımefendilere ve hastanenin çalışkan personeline teşekkür ediyorum.

TEBESSÜM

Gece yarısı gelen telefon!

Gece saat 22 sularında Saffet Arıkan Bedük telefonla aradı…
Saffet Arıkan Bey, sevdiğim, takdir ettiğim bir bürokrat ve siyaset adamıdır.
Emniyet Genel Müdürlüğü ve valilikler yapmıştır. Şimdi emekli, fakat sivil toplum örgütleriyle ülkeye hizmete devam ediyor.
Gecenin bu saatinde acaba ne olabilir diye merak ettim.
Nazik bir dille “Rahmi Bey, kaymakam arkadaşlarım bana telefonla, faks ve mail ile mesajlar yollayıp sizin yazınızdan duydukları üzüntüyü ilettiler. ‘Çapkın müdür' yazınız kaymakamlarımızı çok üzmüş” dedi.
Şaşırdım ve “Sayın Bedük, o bir köşe yazısı, yorum filan değil ki… Sadece bir fıkraTemel fıkrası gibi bir şey… Hayali bir hikâyeye alınıp üzülmek niye? O fıkra, mizah kitaplarında bile var. Hiçbir kasıt yok. Kaymakam beylerin alınıp üzülecekleri inanın ki hiç aklıma gelmedi” dedim.
Saffet Arıkan Bedük “Biliyorum Rahmi Bey. Ben sizi tanıyorum. Bir kasıt yok tabii ki… Fakat üzüntüyü size nakletmeyi görev biliyorum” dedi.
Sayın kaymakam beyler, bilmeden, istemeden sizleri üzdüysem gerçekten kusuruma bakmayın. Bunda hiçbir kasıt olmadığına da lütfen inanın.

GÜNÜN SÖZÜ

İnsanlar şu kısacık hayatlarına neden bin bir dert eklerler?

rtplusbanner2x

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Rahmi Turan
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more