Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Sevgi seli…

11 Kasım 2018

Dün saat 9'u 5 geçe bütün Türkiye ayaktaydı…
Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ü, 80'inci ölüm yıldönümünde hasret, saygı, şükranla andık ve…
Onun en büyük eseri olan Türkiye Cumhuriyeti'nin “ilelebet payidar kalacağına” bir kez daha yemin ettik.
Yurdun her yanında coşan sevgi seli, Atatürk'ün, diğer ülkelerin unutulan liderlerine benzemediğini ve Türk Milleti'nin kalbinde sonsuza kadar yaşayacağını 80'inci defa kanıtladı.
Dünyada, ölümünden 80 yıl sonra böyle coşku ile anılan ve her geçen yıl daha çok özlenen, aranan başka bir lider yoktur.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 Kasım nedeniyle yayınladığı mesajda:
“Gazi'nin mücadeleci ve kurucu vasıflarını çocuklarımıza iyi anlatmalı.
Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşları ile vatanımız uğruna fedakârca şehit ve gazi olan tüm kahramanlarımızı bir kez daha rahmetle, şükranla anıyorum” dedi ve Mustafa Kemal hakkında güzel ifadeler kullandı, fakat…
Erdoğan'ın, mesajının hiçbir yerinde “Atatürk” adını kullanmaması dikkati çekti. Bu ilk defa olmuyor. Cumhurbaşkanı neden böyle yaptığını izah etse de herkes anlasa…

ey

Ata'mızı dün, sevgi, hasret ve minnetle andık.
80 milyonluk ülkede Büyük Atatürk'ü anmayanlar sadece gericiler ve yobazlardı.
Ülkemizde yaşanan her gerici harekette rahmetli Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk aklıma geliyor.
O bence ülkemizdeki ilahiyatçıların en büyüğü idi. Ortak arkadaşımız olan modacı terzi Mustafa Küçükaslan'ın mekânında Yaşar Nuri Hoca ile sık sık görüşür, sohbet ederdik. Yalnız ilahiyatta değil, her konuda bir derya idi… Yobazlar konusunda şöyle diyordu:
– “Ey yobazlar âlemi! Atatürk'e saldırmak, daha kaliteli bir dindar olduğunuz için değil, daha kaliteli bir şerefsiz olduğunuz anlamına gelir!”
– “Mustafa Kemal'i anlamadan ne bu ülkenin kurtulması mümkündür, ne de İslâm âleminin…”
– “Düşmana karşı savaşmış din adamı da vardır, düşmanla bir olup Atatürk'e karşı savaşmış din adamı da… Sorun DİN'de değil, adamdadır!”
– “Yobazın olmadığı her yer cennettir.”
– “Müslümanlık ‘Namazsız' da olabilir ama ‘Ahlâksız' olamaz!”
– “İyi insan olmak için Müslüman olmak şart değil ama iyi bir Müslüman olmak için iyi insan olmak gerekiyor.”
– “Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimleri bir tek cümleye indirgenebilir: Aklın prangalarını kırmak!”
– “Atatürk'e ‘Sayın' demek yetmez.
Onu ben umursamazlık gibi anlarım.
‘Büyük Atatürk, Aziz Atatürk, Ölümsüz
Atatürk' sözleri bile az!”

Atatürk'e saygı Allah'ın emri

Ata'mızı dün bütün yurtta olduğu gibi Anıtkabir'de saygı duruşunda bulunarak sevgiyle andık. Bazı yobaz kafalar “Anıtkabir'de saygı duruşu dine aykırı” diyorlar. Acaba öyle mi?
Günümüzün önemli ilahiyatçı yazarlarından olan Nazif Ay'a bunu sorduk. Dedi ki:
“Anıtkabir'de saygı duruşunda bulunmak puta tapınmaya benziyor, şeklindeki diyaloglar anlamsızdır.
İyi kişilerin kabirlerinde ayakta saygı duruşu Allah'ın emridir. İslâm'ın temel kaynağı olan Kur'an, mezar başında ayakta durma konusunda yasak değil, tam tersine açıklık getirmiş, bir de zımnen emir vermiştir.
Kur'an'da ‘Tevbe Suresi'nin 84'üncü ayetinde ‘İyi kişilerin ardından dua edebilirsiniz, ama alamet-i farikasını ve örnek kişiliklerini öne çıkarmak adına onların mezarları başında ayakta durun' denilmektedir.
Atatürk, yaşantısıyla saygıya en lâyık şahısların başında gelmektedir.
Atatürk'e saygı, hem ulusunun ona vefası, hem de Allah'ın emridir.”

Matem gününün gazeteleri

Türk Kalp Vakfı Başkanı Kenan Güven tarihe meraklı, Cumhuriyet değerlerine saygılı, Atatürkçü bir yöneticidir.
Ata'mızın hayata veda ettiği 10 Kasım 1938'in ertesi günü, Türkiye'de gazeteler nasıl çıktı? Ata'mızın ölüm haberini nasıl verdiler? İnsanlarımız nasıl gözyaşı döktü?
İşte, Kenan Güven, özel arşivinde bulunan, 11 Kasım 1938 günü çıkan gazetelerin birinci sayfalarını çerçeveleterek Türk Kalp Vakfı'nın giriş salonunda sergiledi.
Siyah başlıklarla çıkan matem gününün gazeteleri Şunlar: Tan, Yeni Sabah, Kurun, Cumhuriyet, Akşam, Bugün, Son Posta.
Sergi 17 Kasım Cumartesi gününe kadar açık kalacak.

TEBESSÜM

Atatürk ve Yugoslav Kral

Atatürk, İstanbul'u ziyaret eden Yugoslav Kral Alexandr şerefine yemek veriyor. Yemekten sonra baş başa kaldıklarında Kral fısıldıyor:
“Size bir gerçeği açıklamak isterim. 1919'da İngilizler, İzmir'in işgalini Yunanistan'dan önce bize teklif ettiler. Ben reddettim. Sizi tanıdıktan sonra kararımın doğruluğunu bir daha anladım” diyor.
Yugoslav Kral, Atatürk'ten teşekkür bekliyor ama Atatürk tebessüm ederek elini uzatıyor:
“Büyük tehlike atlatmışsınız! Geçmiş olsun majeste!” diyor.

GÜNÜN SÖZÜ

Hür basının, ülkenin ilerlemesinde yüksek görevi vardır (Atatürk)

rt2
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more