Reklamsız Sözcü
SAYGI ÖZTÜRK

Adını yazmaya çekiniyorlar

5 Haziran 2018

Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce başlattı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kapsamı genişletti. Emekliler ile birlikte 5 milyon kamu görevlisi ve ailesini ilgilendiren, halen 1. derece kadroda bulunan genel müdür yardımcısı, daire başkanı, mühendis, doktor, denetim elemanı gibi kamu görevlilerine verilmekte olan 3600 ek göstergenin; öğretmen, polis, hemşire, din hizmetleri görevlileri ve bazı yöneticilere de verilmesi öngörüldü.

Bize ulaşan iletilerde, kamu personelinin iktidarı eleştiri niteliği taşımayan ve tamamen masum/haklı taleplerini gündeme getirirken bile isimlerinin saklı tutulması dikkat çekiciydi. Bu durum, çalışanların iktidarın yoğun bir siyasi baskısı altında bulunduklarını düşündürüyor. Devletin asli ve sürekli görevlerini yürüten 2 milyon 800 bin kamu görevlisinin içinde bulunduğu acıklı bu durum, çalışanlar kadar demokrasimizi ve hizmet alan halkımızı da yakından ilgilendiriyor.

O VAAT YETERLİ BULUNMADI

AKP, Devlet Memurları Kanunu'nda tam 124 kez değişiklik yapmasına rağmen, bugünkü vaatlerini yerine getirmedi. Şimdi, vaat zamanı. Onlardan beklentilerle ilgili  örnekler aktaralım.

Ek gösterge artışına yönelik vaatlerin özellikle Genel İdare Hizmetleri sınıfında (GİHS) bulunan şube müdürlerinde rahatsızlığa yol açtı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bazı yöneticilere de ek gösterge verileceğini vaat etmiş olması yeterli bulunmadı. Kamuda esas hizmet birimi olan şube müdürlüklerini yürüten müdürler, özgün/stratejik konumlarına karşın hak ettikleri mali ve sosyal hakları alamıyor. İstisnalar dışında şube müdürlerine 2200 ek gösterge veriliyor. Görev ve sorumlulukları olağanüstü artmış olan ilçe nüfus müdürlerinin ek göstergeleri de 2200 olarak belirlenmiş.

Saymanlar, kamu bankalarından 3000 olan ek gösterge üzerinden emekli olmuş şube müdürleri de göstergenin 3600'e çıkarılması için bastırıyor. Özelleştirilen kurumlardan (THY vb.) emekli olan kamu personelinin çeşitli yönlerden (pasaport vb.) mağdur oldukları ve 2200 ek göstergeyi dahi alamamış oldukları görülüyor. Emniyette görevli sivil memurların da ek göstergeden yararlanma talepleri var. Açıklanmış vaatlerin teknik hizmetler sınıfı personelini kapsamaması bu kesimde  “yok sayıldıkları” burukluğuna neden oluyor.

KAMU AVUKATLARININ DURUMU

Aynı kurumda işçi statüsünde çalışanlardan daha az aylık alıyor olmaları da teknik personelin tepkisine yol açıyor, bu durumun çalışma barışını olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Toplu sözleşmeler uyarınca sadece belediye/il özel idarelerinde çalışan personele yapılmakta olan ve net 1000 TL'ye ulaşan sosyal denge tazminatı da dengesizlik yaratıyor, teknik personelde yoğun yakınmalara yol açıyor. Kimya mühendisi ile kimyager arasındaki ek gösterge farkının giderilmesini; teknikerler, 2200 olan ek göstergelerinin artırılmasını istiyor.

Uzun/zorlu/yorucu bir eğitimden ve zorunlu hizmetten geçen uzman doktorlar başta olmak üzere, doktorlar 3600 olan ek göstergelerinin yükseltilmesini arzuluyor. Doktorların dışındaki sağlık personelinin hakları gözardı edildiğinden; sağlık lisansiyerleri ile diğerleri (ön lisanslılar) arasında anlamlı ücret farklılığı olmadığından yakınılıyor.

Maliye Bakanlığı'ndaki az sayıdaki hukuk müşavirleri hariç, ek göstergeleri 3000 olan hukuk müşaviri ve kamu avukatları, emsallerinin çok altında emekli aylığı alıyor. Kamuda halen sayıları 4 bin 797 olduğu da dikkate alınarak avukatların ve hukuk müşavirlerinin haklı talepleri öncelikle yerine getirilmeli.

ASKER VE POLİSİ ÖRNEK VERİYORLAR

Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarından, emekli binbaşı ile albaylar arasındaki ek gösterge ve makam tazminatından kaynaklanan yer yer yüzde 100'e yaklaşan emekli aylığı farklılıkları önemli bir yakınma konusu. Üniversitelerdeki daire başkanları, diğer daire başkanları gibi 375 sayılı KHK kapsamına alınmadığı için mali yönden mağdur edildi. Onlar, üniversitedeki sorunların “yazmakla bitmeyeceği”ni ifade ediyor ve çözüm istiyor.

Kamu personelinin geneli ile ilgili sorunlar da çok. Halen 3600 ek gösterge almakta olan kamu personeli de ek göstergelerinin yükseltilmesini istiyor, “Bizim suçumuz ne?” diye soruyor. Kamu personelinin emekli aylıkları arasındaki dengesizlik/uçurumlar bulunması da sıkça dile getiriliyor. Mali haklar konusundaki düzenlemelerde özellikle polis/askerin gerisinde kalındığı da yakınma konuları arasında yer alıyor.

Her şeyi kararnameyle çözen AKP, şimdi vaat yarışında. 16 yıldır yapılmayanlar, şimdi seçim vaadi olarak karşımızda.

sozcu-banner-1
Saygı Öztürk
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more