Sözcü Plus Giriş
SONER YALÇIN

Koçi Bey

20 Temmuz 2018 Yazarlar

Franz Babinger (1891-1967)…
Osmanlı tarihi çalışmalarıyla bilinen Alman bilim insanıydı.
Montesquieu (1689-1755)…
Toplum, hukuk ve yönetim tarzı konusunda karşılaştırmalı araştırmalar yapan Fransız düşünürdü.
Babinger dedi ki:
“Osmanlı'nın Montesquieu'su Koçi Bey'dir!”
Koçi Bey kimdir?
– Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan 20'nci yüzyıl başına kadar yaşamış kimi kişiler hakkında bilgi veren- Sicill-i Osmani yahut Tezkere-i Meşâhir-i Osmaniye'ye göre; Koçi Bey, siyasi işlere vakıf, kâmil ve akıllı bir zat idi…
Doğumu ve ölüm tarihi kesin değil. Asıl adı bile bilinmiyor; “Mustafa” deniyor.
Osmanlı kayıtlarında “Koçi” adına rastlanmadığından yüzünün kırmızılığı nedeniyle kendisine Arnavutça kırmızı anlamına gelen “kuç” kelimesinden ilhamla “Koçi” lakabının verildiği sanılıyor…
16'ncı yüzyıl sonunda… Çocuk yaşta Arnavutluk'tan devşirilerek İstanbul'a Acemi Ocağı'na getirildi. Saray okulu Enderun'da yetişti.
Sultan I. Ahmet (1603-1617)'den IV. Murat'a (1623-1640) kadar Enderun'da muhtelif odalarda görev yaptı.
IV. Murat devrinde has odaya alındı. Padişahın itimadını kazanarak sırdaşı oldu.
Devlet idaresinde gördüğü yozlaşmalar hakkında ilk risalesini 1631'da padişaha arz etti.
Yerli-yabancı birçok tarihçinin ilgisini çeken, Fransızca, Almanca, Rusça, Macarca'ya çevrilen, yazma nüshaları Viyana, Berlin, Münih, St. Petersburg, Kahire ve İstanbul Esat Efendi Kütüphanesi'nde bulunan “Risale-i Koçi Bey” neden çok önemliydi?

Muhteşem Yüzyıl yalanı

Ne yazık ki…
Türk halkı tarihini tv dizilerinden öğreniyor!
“Muhteşem Yüzyıl” adını verdiği dönemin pek de görkemli olmadığını bilmiyor!
Koçi Bey'in tespiti bu yöndeydi: Osmanlı Devleti'nde bozulma Kanuni Sultan Süleyman devrinde başlamıştı. Ancak belirtiler sonra ortaya çıkmaya başlamıştı.
Risalesinde Koçi Bey, Sultan Süleyman zamanında yapılan yanlışları şu başlıklar altında topladı:
 O güne kadar devam eden -devlet işlerinin görüldüğü- Divan-ı Hümayun'da (mecliste) padişahın bulunma geleneği kaldırıldı. “Kılıç erbabı değil, beylerbeyiler bile padişah tarafından tanınmaz oldu.”
 Sadrazam seçimindeki geleneklere uymayarak, hasodabaşı Damat İbrahim Paşa'yı vezir-i azam yaptı. Geleneklere göre vezir-i azamlar yönetim kademelerinde birer birer görev yapıp (sancak beyi, beylerbeyi, Anadolu beylerbeyi, Rumeli beylerbeyi, vezir) en son vezir-i azam mevkiine gelebilirlerdi. Koçi Bey'e göre, Sultan Süleyman'ın kendisinden sonraki sultanlara da kötü örnek olan bu davranışı, devlet yönetiminde zaafa neden oldu. “Zamanla her padişah hususi kullarını ileri çekip, az zamanda vezir-i  azam eder oldu. O çeşit kimseler ise dünya ahvalini bilmedikleri halde tazeliğe ve padişahın iltifatıyla mağrur olarak bilgili kimselere sormaya da tenezzül etmediler. Gafletleri son haddinde olmakla alemin düzeni bozuldu.”
Bitmedi…

Süs düşkünlüğü

Koçi Bey, “Kanuni Sultan Süleyman zamanı kemali beyanını” şöyle sürdürdü:
 Kızı Mihrimah Sultan'ı Rüstem Paşa'yla evlendirip Paşa'yı vezir-ı azam yaptı. Geleneğe göre padişah damadı olan kişiler saltanat işlerine karıştırılmazdı; ve işi garantiye almak için de İstanbul dışında ikamet ettirilirlerdi…
 “Padişah (fetihlerde yararlılık gösteren komutan vs verdiği toprak) hasları ve (geliri hazineye halan arazi) mukataalar, Vezir-i Azam Damat Rüstem Paşa, çalıştığını göstermek için şeriata aykırı olarak (devlet vergilerinin bir bölümünün belli bir bedel karşılığında devlet tarafından kişilere devredilerek) iltizama verdi. Namuslu eminler iltizamı kabul etmediklerinden fasık Yahudi eminler eline girerek, mukataa ve padişah hassı köylerin mahv ve harap olmasına sebep oldu.”
 Saray'da başlayan süs ve şöhret düşkünlüğü halka indi.“Bu devlet-i aliyye'deki şöhret ve süs kadar zararı bulaşıcı bir bid'at yoktur. “
Sonunda şu satırı yazı Koçi Bey:
“Baki emr-u ferman, saadetlü padişahımız hazretlerinindir.”
Padişah IV. Murat, Koçi Bey risalesinden etkilendi. Örneğin…
O zamana kadar annesi Kösem Sultan'ın tavsiyelerine göre politika uygulamakta iken bu tarihten sonra devlet idaresini tamamıyla eline aldı. Mesela…
Ordunun başında sefere çıkma geleneğini tekrar başlattı.
Ama sandı ki yozlaşmanın asıl sebebi tütün-içki içmekti! Tebdil gezerek bini aşkın kişiyi bizzat kendisi öldürdü!
Rakip ülkeler coğrafi keşifler yaparken, savaş teknolojisi geliştirirken, aydınlanmanın temeli rönesansı inşa ederken, üretim yapıp ihracatlarını artırırken, Osmanlı bozulan ekonomisini -vergi dayatması gibi- halkına zor kullanarak gidermeye çalıştı! Çöküşü durduramadı.
IV. Murat'tan sonra tahta oturan kardeşi İbrahim'e de “deli”dediler zaten. Ve…
Umudu kesilen Koçi Bey doğduğu topraklara döndü. Saptamalarının üzerinde  yaklaşık 400 yıl geçti.
Peki… Bugün gerekli dersler çıkarılıyor mu?
Acı acı güldürmeyin beni…

plusbanner2x YAZARIN TÜM YAZILARI