Sözcü Plus Giriş
SONER YALÇIN

Yetmedi mi artık

15 Mart 2018

Kulturkampf…
Kavram Almanca, “kültür mücadelesi”/”kültür savaşı” anlamına geliyor.
Siyaset literatüründe ge­nellikle Almanca kullanılıyor. Örneğin…
Fransızca, “le Kulturkampf”…
İspanyolca, “el Kulturkampf”…
İtalyanca, “il Kulturkamp”…
Peki, bu kavram nasıl doğdu?
Avrupa'da esmeye başla­yan aydınlanma rüzgarı, dinin toplumdaki rolü ve top­lum-kilise arasındaki ilişkiyi tartışmaya başladı.
Kral ile birlikte ülkenin sahibi olan kilisenin kamu­sal alanının dışına çıkması istendi. “Din ile devlet işleri birbirinden ay­rılsın” deniyordu. Laiklik gündemdeydi…
Katolik kilisesi direndi. Ve…
Yeni kurulmaya baş­layan -Almanya-İtalya gibi- modern ulus devletler ile kilise arasında kültü­rel güç savaşı başladı.
– Bir yanda, elinde büyük sermaye bulunduran, (evlilik, aile, eğitim gibi alanlarda) günlük yaşama nüfuz eden, devlet içinde kurumsallaşmış dogmatik/katı dinsel otori­te vardı.
– Diğer yanda, insan aklı­nın ve iradesinin özgürlüğünü savunan modernist, laisist, ulusalcı, liberal, sosyalist ay­dınlanmacılar vardı.
Bu “kültür savaşı” en sert Almanya'da yaşandı.
Papa Pius IX liderliğindeki Katolik kilisesi, Bismarck ön­derliğindeki Prusya'nın Alman­ya'yı birleştirerek modernist-laik ulus devlet kurmasına karşı çıktı. Başaramadı.
Bismarck, -mali kısıtla­ma, medeni nikah, ruhban eğitiminin denetimi vs.- ko­nularda 22 kanun çıka­rarak Katolik kilisesinin gücünü doğradı. Vatikan'la ilişkiyi bile kesti! Cizvitleri yasaklattı. 1.800 papazı hapsetti ya da sürgüne gönderdi. Bunlar yüzünden suikaste bile uğradı. Uzatma­yayım.
Tarih: 17 Ocak 1873.
Kulturkampf kavramı…
Bismarck'ın 1871-1878 yılları arasında Katolik kilisesi ve onun gölgesinde­ki Merkez Parti'yle yaptığı “kültür mücadelesinden” doğdu!
Gelelim meselenin Türki­ye boyutuna…

200 yıllık çatışma

Almanya'daki kulturkampf sadece yedi yıl sürdü!
Daha sonra Bismarck, -gelişen sosyalist dalgadan çekinip- kilise ile anlaştı. “Azaltma Yasası” ile bazı kanunları yumuşattı…
Türkiye tarihinde ise kulturkampf -Tanıl Bo­ra'nın “Zamanın Kelimeleri” kitabında belirttiği gibi- bit­meyen bir cenk'tir!
Modern Türkiye tarihini Tanzimat ile başlatırsak ka­baca şöyle bir değerlen­dirme yapabiliriz:
– Tanzimat'a karşı II. Ab­dülhamit…
– II. Abdülhamit'e karşı İttihatçılar…
– İttihatçılara karşı Hürri­yet-İtilafçılar…
– Hürriyet-İtilafçılara karşı Kemalistler…
– Kemalistlere karşı Gard­rop Atatürkçüler…
– Gardrop Atatürkçülere karşı Refah Partisi…
– Refah Partisi'ne karşı 28 Şubat…
– 28 Şubat'a karşı AKP…
Tablo böyle ne kadar daha sürüp gidecek?
200 yıldır süren kultur­kampf/”kültür savaşımız” ne zaman-nasıl son bulacak?
Bir gün AKP iktidarı yıkıla­cak. Sonra…
Sonra yeni bir “kültür sava­şına” mı başlayacağız?
Ne zaman son bulacak bu kültürel cenk?
Kültürel meselelerimizi “intikam alma” boyutundan ne zaman çıkaracağız?
200 yıldır siyasi mücade­leyi sadece “kültür eksenli” yapmak aslında büyük hata değil mi?
Ne zaman kavuşaca­ğız toplumsal barışa? Salt kendi politik görüşümüz iktidar olduğunda mı?
Tek boyutlu kültürel hegemonya anlayışı­nın ülke olarak bizi büyük ayrışma noktasına getirdiği/ kamplara böldüğü görülmü­yor mu?
İki örnek vereceğim…

Dile-tavra yansıyor

İşte 28 Şubat Davası…
Hepimiz biliyoruz ki, hukuki anlamda böyle dava olmaz.
Hepimiz biliyoruz ki, davanın ana konusu, “kültür savaşı”/kulturkampf'tır!
28 Şubat'ın yaptığı ha­tayı bu kez AKP yapıyor; “intikam” açıklamalarında bulunuyor!
Maalesef 200 yıldır gördü­ğümüzün benzeridir bu dava; tıpkı -II. Abdülhamit'in Yıldız Sarayı'ndaki mah­kemede Mithat Paşa'yı yargılatması gibi- bu dava da “güç savaşı” haline dönüş­türüldü… Peki ya sonra?
AKP iktidardan düştüğü anda -kulturkampf nede­niyle- yeni davaların açılaca­ğını söyleyen bugün büyük kitle yok mu Türkiye'de?
Benzer tarihsel kültür çatış­malarını daha kaç kez yaşaca­ğız peki?
28 Şubat askerleri, Er­bakan iktidarının ekono­mik-politiğine değil, salt kül­türel yönüne bakarak büyük hata yaptı. Ve fakat…
Benzer hatayı AKP de yaptı; FETÖ'nün Türk Ordusu içinde yuvalanmasına gözünü kapadı, darbeye maruz bıraktı ülkeyi!
Vereceğim ikinci kültü­rel çatışma örneği daha sancılı…
Bir çevrenin sırf kendi kültürlerinden olmadıkları için, uçak kazasında ölen gen­cecik kızlara ağır sözcüklerle saldırdığını bilmeyen kalmadı sanırım…
Kulturkampf sadece siyasi çatışmanın konusu değil; top­lumsal yaşamda da büyük yaralanmalara sebep olu­yor. Şanlıurfa/Suruç, Ankara Gar ya da İstanbul Reina'da IŞİD tarafından öldürülen insan­lara en ağır küfürlerle sal­dıranları unuttunuz mu? Tüm bu nefret dolu dile-tavra yol açan da kulturkampf değil mi?
Peki, tekrarlıyorum:
Ne zaman son bulacak bu topraklardaki 200 yıllık kültü­rel çatışma?
Kültürü, çatışma konusu olmaktan kim- nasıl çıkara­cak?
Bu konu üzerinde çok dur­mak-tartışmak gerekmiyor mu?
Yoksa… Birbirimize laf sokmaya devam mı etmeli­yiz?
Hani… Mevzubahis olan Vatan'dı…

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more