Reklamsız Sözcü
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN

Kirli siyaset

10 Eylül 2018

Yönetim ustalığı-sanatı diyebileceğimiz siyaset, kendini bu konuya verenlerle onları seçimlerde işbaşına getirip denetleyen seçmenlerin ortak alanıdır. Sorumluluk hem seçilenler, hem de seçenler için vardır. Koyu partizanlık ve her yolu geçerli sayarak oy toplama çabalarıyla oluşan iktidarın kaynağı-temeli temiz sayılamaz. Kendilerini, çevrelerini düşünen yöneticilerin yararlılık savları asla geçerli değildir. Propoganda sırasında “ulusun tümünü temsil ettiğini” söyleyip başta muhalefet, kendilerine karşı olan herkesi dışlayan, onlara yakışıksız sözlerle saldıranların inandırmaları olanaksızdır. Beslemeleri, uyduları ve çıkarcılarıyla oluşan güce dayananlar kendi boşluklarıyla yanılıp giderler. Bu nedenle kullanılan dilden, uygulanan işlemlerden, tutum ve davranışlara kadar uzanan çizgide temiz ahlâkın, bilginin ve iyi niyetin ördüğü insanlık dokusunun varlığı aranır.

Bay RTE'ın milletvekili olması için yasal değişikliklere kapı açıp destek olanları anımsadıkça kural dışına çıkmanın nelere yol açtığı daha iyi anlaşılmaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığında yaptıklarını değerlendirmeden, ona üstün geleceklerini sanarak ellerinden tutanların sorumluluğu büyüktür. Toplumdaki kutuplaşma gün geçtikçe artıyor. Dünyamızın kuzey ve güney kutuplarını değil, insanımızın siyasal nedenlerle, kışkırtmalar ve aldanmalarla birbirine karşı duruma gelmelerini amaçlıyoruz. Kimi konuşmalarda, seçim mitinglerinde karşı yanın adı geçince yükselen “Yuh'..”lar, afişlerin, parti bayraklarının yırtılması, yolların taşıtlarla kapatılması, hakaretler, saldırılar, kavgalar kirli siyasetin utandırıcı yanlarıdır. Halk dilinde “zıtlaşma” denilen tutum ve davranış bozukluklarıyla yansıtılan olumsuzluklar üzücü durumlardır. RTE'ın ülkemize birçok yönden pahalıya mal olan ve sonuç olarak yanılgı ve yanlışı nedeniyle yararlı olmayan “Şam'da namaz kılma” söylemli Suriye siyaseti de boşa çıkmıştır. Ekonomide de tehlikeli süreç başladı. Çanlar çalıyor.

ETKİLERİ

Geriye ve çukura doğru yer ve yön değiştirenler, kendini bir şey sananlar, öğrenmesi ve ders alması gereken çok konu olmasına karşın ellerine tutuşturulan kâğıtlardakileri güçlükle okuyup bilgiçlik taslayanlar, siyasal çevrelere yaranma çabasına girenler, çıkar düşkünleri, göstericiler konuşup duruyor. Yazarlığa soyunan kimileri de böyle. Hukuksal açıklamalarda bulunanların içindekilerden kimileri dayanıp yaslandıkları gücün çizgisi doğrultusunda konuşarak hukuksuzluğu savunuyor. Hukuk eğitimi-öğretimi gören herkes hukukçu olsaydı günümüzdeki hukuksuzlukların çok azını yaşardık. Ulusal hukuku başta Anayasa olmak üzere yeterince bilmeyenler, yargı yetkisinin ulus adına bağımsız mahkemeler tarafından kullanıldığı bilgisinden yoksun olanlar iktidarın dikta hevesini okşamaktan başka bir şey yapmıyor. Okuduğunu anlamayan, yanlışını düzeltmek istemeyen, gelişmelerin dışında kalan, dünya olaylarını izlemeyen, siyasetle hukukun ayrımını ve kesiştiği noktaları bilmeyenler bilgiçlik taslayıp görüş veriyor. Nutuklar ortada.

1961 Anayasası'nda bulunmayıp 1982 Anayasası'na konulan gereksiz ve yanlış anlatımlar değiştirilecek yerde AKP değişiklikleriyle daha geriye gidilmiştir. Hukuk devleti niteliğini savunmak güçleşmiştir. Hukuksuzluklar açık.

ÖNEMLİ

Türkiye'mizin simgesi olan ATATÜRK'e karşıtlıklar tarikatçılık, mezhepçilik, şeriatçılıkla; ırkçılık, turancılık faşistlikle; ayrımcılık, bölücülük, yıkıcılıkla; mandacılık, işbirlikçilik, çıkarcılıkla; demokrasiyi ve insan haklarını kötüye kullanmak ahlâksızlıkla; amaçlarına engel gördüklerini karalayıp suçlayarak kendi niteliklerini karşıtlarına yakıştırma kurnazlıkla saldırırlar. Ülke ve ulus yararının bilincinde olmayan kişiliksizler ve bağnazlar amaçlarına ulaşmak için her yolu, her yöntemi geçerli sayarlar. Parasal ve siyasal güçle toplum zararlısı olanların insanlıkla ilgileri yoktur. Yalanla, dolanla, barbarlıkla siyaset yapılmaz.

Ulusal yaşamın aydınlığı, varlığın güvencesidir. Bu da her zaman önerip savunduğumuz toplumsal barış ve ulusal dayanışmayla gerçekleşir. Gerisi boş sözdür.

ANMA ve KUTLAMA

Dün, Mustafa Kemal'in emriyle ordularımızın İzmir'e girişinin 96. yıldönümü idi. Kahramanlarımızı sevgi, saygı ve minnetle anıyor, ulusumuzu bu büyük başarı nedeniyle bir kez daha kutluyoruz.

plusbanner2x

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Yekta Güngör Özden
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more