Sözcü Plus Giriş
ZEYNEP GÜRCANLI

Afrin’in şifreleri dışarıda İdlib, içeride seçim…

22 Ocak 2018 Yazarlar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın adeta davul zurna ile ilan ettiği Afrin Operasyonu başladı.
Operasyonun adı, hem Afrin'de çokça yetişen zeytine atıfla, hem de tüm dünyaya bunun bir “işgal değil terörle mücadele operasyonu” olduğunu anlatmak için “Zeytin Dalı” konuldu.
Suriye topraklarında canını-kanını ortaya koyan Mehmetçik'e selam edip, hepsinin burunları bile kanamadan dönmesini dileyip, bundan sonrasında neler olabileceğine bir bakalım.

Öncelikle operasyonun zamanlaması:

Tam da Esad ordusu, Rus ve İran desteğini de alıp, İdlib'de AKP hükümetinin desteklediği cihatçı gruplara karşı harekete geçtikten hemen sonra başladı operasyon.
Ocak sonunda yapılacak ve Suriye'deki muhalif grupları bir araya getirecek Soçi toplantısından da hemen önce.
Ruslar, bir yandan Esad'la birlikte Türkiye'nin desteklediği cihatçıları yerle bir ederken, diğer yandan da Ankara'yı YPG-PYD'yi Soçi'ye dahil etmek için iknaya çalışıyorlardı. Bugüne kadar pek çok isim değiştirip, pek çok kılığa giren YPG-PYD (en doğrusu aslında PKK), Soçi'de de yeni bir isimle arz-ı endam etmeye hazırlanıyordu.
Afrin operasyonu ile Ankara bunun önünü kesmek için adım attı.
Ancak elbette bunun bir “bedeli” de olacak.
O bedelin İdlib olması kuvvetle muhtemel. İdlib'deki Ebu Zuhur Havaalanı kritik önemde… Esad ordusu aralık ayı sonu itibarıyla burayı ele geçirmek için uğraşıp duruyor. Şam yönetiminin Ebu Zuhur'u almasını, Türkiye destekli cihatçı gruplar engelliyordu.
Son birkaç gün içinde, İdlib'in güneyindeki bu cihatçı gruplar Afrin yönüne doğru kaydırılmaya başlandı. Kısacası, İdlib'de Esad ordusunun önü açıldı.
Buna bir de, AKP hükümetinin hiç yapmadığını yapıp, Zeytin Dalı operasyonu başlamadan önce Esad yönetimini bu operasyon konusunda bilgilendirmesini ekleyin.
Ortada, Esad-Rusya ile AKP hükümeti arasında “İdlib'e karşı Afrin” gibi bir uzlaşı varmış gibi görünüyor.

Operasyonun genişliği:

İkinci kritik konu, Türkiye'nin Zeytin Dalı operasyonu ile Suriye içinde ne kadar ilerleyeceği. Burada da Ankara sessizliğini korurken, yanıt dolaylı şekilde Rusya'dan geldi. Rusya, Afrin'de bulunan Rus askerlerini “Tel Rıfat'a çektiğini” açıkladı. Ankara, Suriye'de Mehmetçiği Rus askeriyle karşı karşıya getirmeyeceğine göre, Rusya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan bu açıklama, aslında Zeytin Dalı operasyonuna da konulan “coğrafi sınırı” olarak da okunabilir. Tel Rıfat, Suriye'nin kuzeyi için son derece kritik bir nokta… Türkiye ile Halep'i bağlayan kara ve demiryolu Tel Rıfat'tan geçiyor. Tel Rıfat'ın hemen altındaki bölgeyi ise Esad ordusu kontrol ediyor.
Rusya, askerlerini Tel Rıfat'a çekerek bir yandan Ankara'ya “Halep yolu kapalı” mesajı verdi, diğer yandan da Halep'teki Esad güçlerini korumaya almış oldu.

Operasyonun yarattığı etki:

Cumhurbaşkanı Erdoğan Afrin operasyonunun yapılacağını dünyaya ilan ederken, Afrin'de ne askeriyle, ne sivil unsurlarıyla hiç olmayan Amerika'yı hedef aldı.
Hatta farklı bir açıdan bakılırsa, Afrin operasyonu değil ABD'yi kızdırmak, Suriye'de kalıcı olacağını açıklayan Washington yönetiminin işine bile geldi.
Rusya, Ankara'ya Afrin operasyonunun önünü açarak PYD-YPG ile arasını bozdu. Bu da en çok, PYD-YPG üzerindeki etkinlik konusunda uzun süredir Moskova ile rekabet eden ABD'nin işine yaradı. Bugüne kadar ABD ile Rusya arasında “denge politikası” izyeyen PYD-YPG artık tamamen Washington'a teslim.
ABD'nin bir başka kazancı ise İdlib'deki cihatçı grupların Esad yönetimi tarafından ezilmelerinin önünün açılması. Bir önceki Başkan Obama'nın aksine Trump yönetimi her alanda, ılımlı ya da cihatçı, İslamcı gruplara karşı bayrak açmış durumda. Suriye'de Fırat'ın doğusunda PYD-YPG eliyle kendisine bir “etki alanı” yaratan ABD, yakın komşusu olarak cihatçı gruplar yerine Şam rejimi ile (Esad demiyorum. Esad gidici görünüyor ama onun benzerleri, ardıllarının yönetime gelmesi büyük ihtimal) ile yaşamayı tercih eder.
Üstelik, Amerikalılar TSK unsurlarının ne Afrin'de, ne de El Bab'da kalıcı olamayacağının da farkında… İdlib işi bittikten sonra Moskova ve Şam'ın yönünü döneceği alanın, Türkiye kontrolündeki bu bölgeler olacağı aşikar. -Nitekim, her açıklamasında Suriye'nin toprak bütünlüğüne atıf yapan AKP hükümeti de bunun işaretini veriyor.- Şu anda Mehmetçiğin kontrolündeki bölgeler, çok da uzak olmayan bir zaman diliminde, Şam yönetimine teslim edilecek gibi görünüyor.

Operasyonun içeriye etkisi:

Erdoğan'ın operasyonun başlaması ile birlikteki söylemi dikkate değer…
Cumhurbaşkanı bundan sonraki hedefin ABD'nin “etki alanındaki” Membiç olacağını açık açık ilan etti.
Mehmetçik Afrin'le meşgulken, Membiç'e olası bir operasyon öyle çok kısa bir zamanda yapılacak gibi görünmüyor.
Anlaşılan AKP hükümeti, Membiç'e karşı kısa süre içinde harekete geçecek olmasa da, söylem bazında Amerikalıları hedef almaya devam edecek.
ABD, Türkiye'de solcusu ya da sağcısıyla tam bir nefret objesi. Dolasıyla söylem olarak ABD'ye yüklenmek -gerçekte İncirlik'i kapatmak gibi Amerikan çıkarlarını zora sokacak herhangi bir adım atılmasa bile- AKP'ye Türkiye içinde ciddi bir propaganda alanı sağlayacak.
Bir de buna Zarrab-Atilla davasıyla bağlantılı olarak, ABD Hazine Bakanlığı'nın Türkiye'ye keseceği -miktarı konusunda milyar dolarların havada uçuştuğu- cezayı ekleyin. ABD'ye yüklenmek -altı doldurulmasa da- AKP için bulunmaz nimet.
Afrin'e operasyon gerçekte Amerikalıların Suriye'de rahatlamasını sağlarken diğer yandan söylem bazında hedefe Washington'u koymak, AKP iktidarının içeride elini rahatlatacak.
Üstelik son derece maliyetli olan Afrin operasyonu, felakete doğru gittiği artık tüm uzmanlarca açık açık dile getirilen Türk ekonomisinin geldiği durum için iyi bir “kılıf” haline de gelebilecek. AKP iktidarı, vatandaştan ekonomik olarak biraz daha “fedakarlık” isterken, karşısına “Türkiye'nin bekası için yapılan operasyonları” koyabilecek.
Ancak ne bu ekonomik söylem, ne de gerçekte altı doldurulmayan anti-Amerikancılık, -AKP hükümetinin daha birkaç ay önce, Erdoğan'ın son ABD ziyaretinde, ABD'den 11 milyar dolarlık uçak alım anlaşması yaptığını unutmayalım- hükümeti 2019'a kadar taşımaz.
Afrin operasyonu aynı zamanda baskın bir seçimin habercisi gibi…

 

YAZARIN TÜM YAZILARI