Sözcü Plus Giriş

Almanya’dan yükselen ayrımcılık çığlığı: Git Türkiye’de çalış dediler!

Frankfurt’ta Türk basını ve toplum temsilcileri ile buluşan Berlin Büyükelçimiz Ali Kemal Aydın, ayrımcılık şikayetleri ile karşılaştı. Görüşmede, dövizle askerlik, eğitim, DİTİB yasakları ve yükselen ırkçı tehlike konuları yoğunluk kazandı.

Ali GÜLEN
10:36 -
Almanya’dan yükselen ayrımcılık çığlığı: Git Türkiye’de çalış dediler!

Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın, Frankfurt'taki Türk Kültür Merkezi'nde basın ve sivil toplum kuruluşları ile bir araya geldi. Aydın’ın buluşmasında Almanya'da sorunlar, iki ülke ilişkileri ile, aşırı sağ tehlikesi ve ayrımcılığa dikkat çekildi.

Nurten Satılmış adlı bir avukat, “Bana Köln Üniversitesi’nde, ‘Git Türkiye'de çalış’ dediler. Sonra, ders verdiğim bölümü, ‘Türk kültürü öğretiyorsun’ diyerek kapattılar” sözleriyle en üst perdeden ayrımcılık çığlığını dile getirdi. Bu sözlerden hayli etkilenen Büyükelçi, “Türk toplumuna karşı önyargı ve ayrımcılık var. Yılllarca NSU cinayetlerine, ‘döner cinayetleri’ dediler. Son 30 yılda 200 kişi aşırı sağın kurbanı oldu. Aşmak için sağduyulu Almanlarla çalışmalıyız” dedi.

Aydın önce ziyareti ile ilgili kısa bir bilgi verdi ardından soru-cevap bölümüne geçildi.

DÖVİZLE ASKERLİK: Uzun yıllar sonra ilk kez bu denli ayrıntılı gerçekleşen görüşmede Aydın'a ilk soru, dövizli askerlik ile ilgili oldu. Yurt dışındaki Türkler'i kapsayan dövizli askerlikte bedelin yeniden 5 bin 112 euro'ya çıkarılacak olmasının, insanları zorladığı, birçok kişinin bu yüzden Türk vatandaşlığını terk ettiği vurgusu yapıldı. Aydın, “Bu tasarıdan ve doğuracağı sonuçlardan haberdarız. Bu konu tartışılacaktır. Meclis'te tartışılacağından eminiz” diyerek, uyarıların gittiği mesajını verdi.

TÜRKİYE- ALMANYA İLİŞKİLERİ: İki ülke arasında zaman zaman yaşanan siyasi gerilimle ilgili soruya Büyükelçi Aydın şu cevabı verdi:
“Türkiye- Almanya ilişkileri köklü, çok boyutludur. Biz birbiriyle savaşmayan nadir iki milletiz. II. Dünya Savaşı sonrasında Almanya'nın inşaasına destek için gelen insanımızın sayısı 3.5 milyona ulaştı. Son bir kaç yılda sorunlar yaşandı. Bunlardan iki tarafın kendine göre çıkarımları, aldığı dersleri var. Artık, eşit göz hizasında sürdürülecek ilişkiler dönemi.”

AŞIRI SAĞ TEHLİKESİ: Berlin Büyükelçisi Aydın’a Avrupa'da yükselen aşırı sağ ile ilgili değerlendirmesi de soruldu. Aydın ise “Almanya ve Avrupa'da aşırı sağ akımlar yükseliyor. İslam karşıtlığı, yabancı karşıtlığı üzerinden gidiliyor ve Avrupa Parlamentosu'nda daha da yükseleceği görülüyor. Mücadelede, Alman dostlarımızla birlikte hareket etmeliyiz. Kendileriyle görüşüyoruz. İki Almanya'nın birleşmesinden sonra, bu ülkede 200 kişi ırkçılar tarafından öldürüldü. Daha fazlası yaralandı” ifadelerini kullandı.

DİTİB KONUSU VE KISITLAMALAR: Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'nin (DİTİB) son dönemlerde sık sık Alman medyasında hedef olmasına da değinen Aydın, bu konuda şu mesajları verdi: “Almanya'nın DİTİB görevlilerinin gelmelerini engelleyen kararı yok. Almanca şartı getirildi. Türkiye bu ihtiyacı karşılayacak kaynağa sahiptir. Sorunlar, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası gönderilen bir yazı nedeniyle başlamıştı. Şimdi, Almanya'da dil bilen ilahiyat mezunları yetiştiriyoruz. Sayıları 60'ı buldu. Zamanla talebe yetişecektir. Beklentimiz sonunda sağduyunun galip gelmesi.”

STATÜ, UYUM, KİMLİK, SADAKAT

Aydın, ardından Türk sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini davet etti. Büyükelçi, “İlişkilerde dostluk köprüsü olarak beşinci kuşağa geldiniz. Engellemelere, ırkçı saldırılara rağmen Türkler başarılı oluyor. Statü, kimlik, uyum, sadakat tartışmaları yapılıyor. Alman medyası ara sıra bunları ön plana çıkarıyor. Berlin Eyalet Başbakanı'na, ‘Almanlar 1960-70'lerde Batı Berlin'e gelmeye korkarken, Türkler geldi. Gelişmeye, büyümeye katkı sağladı. Ancak Berlin'de bunu hatırlatacak bir anıt, bir işaret, tek bir yazı yok’ dedim. Bir sebebi de örgütlenememiş olmamız” dedi.

TÜRKÇE DERSLERİNDE BÜYÜK SIKINTI

Büyükelçi Aydın bazı eyaletlerde Türkçe derslerin kısıtlandığını belirtirken, “Türkiye'den 550 Türkçe öğretmeni getiriyoruz. Yılda milyonlar ödeniyor. Az veli çocuğunu gönderiyor, öğretmenler öğrenci yokluğundan haftada 17 saat çalışabiliyor. Gençlerimiz belki bir yıl Türkiye'de okuyabilir. Alman sistemi bunu tanıyabilir. Derneklerde, özel kurumlarda dersler verilebilir“ diye konuştu.

Son güncelleme: 10:40 14.04.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more