Sözcü Plus Giriş

Üniversite kontenjanları yüzde 91 doldu! “Yeni sistemde puanlama farkı”

Kontenjanların %91 dolması hakkında, Rehberlik Koordinatörü Yalın Kaya, "Başarı sırası baraj uygulaması öğrenciler için net ve belirleyici bir yönlendirici olmuyor. Uygulama, net başarısı barajları ile güncellenirse daha umut verici bir tablo ile karşılaşabiliriz" açıklamasında bulundu.

13:16 -
Üniversite kontenjanları yüzde 91 doldu! “Yeni sistemde puanlama farkı”

Yeni üniversite sınavı sistemi hakkında konuşan Yalın Kaya, YKS sistemi ile bir önceki YGS-LYS sistemi arasındaki en önemli fark ilk sınavlar olan TYT ve YGS arasındaki puanlama farkı. Lisans programlarına yerleşmede kullanılan eski puan türleri olan MF, TM, TS ve DİL üzerindeki YGS etkisi ile şimdiki sistemdeki puan türleri olan SAY, EA, SÖZ ve DİL üzerindeki TYT etkisi sonuca doğrudan etki ediyor. Eski sistemde, MF (Matematik-Fen) puan türünün hesaplanmasına ilk sınav olan YGS kullanılırken, YGS Matematik ve Fen Bilimleri testleri %70, Türkçe testi %20 ve Sosyal Bilimler testi %10 etkiliyordu. Diğer bir deyişle, bir matematik ya da fen bilimleri sorusu, bir sosyal sorusunun 3,5-4 kat fazlası puan getiriyordu MF öğrencisi için.
Şimdiki sistemde ise her puan türüne TYT alt testlerinin katkısı aynı. 120 sorunun her birisi, puan türü ayrımı olmaksızın aynı ağırlığa sahip. Bu sebeple de TYT'de hangi testte ne kadar netiniz olduğu değil, toplamda ne kadar netiniz olduğu önemli oluyor. Bir örnekle açıklarsak; iki tane SAY öğrencisi ele alalım. Ahmet, Matematikte 40'ta 40, Fen Bilimlerinde 20'de 20 yapmış, Türkiye ortalaması 14-15 arası olan Türkçe testinden de 20 net yapmış ve sosyal bilimler hiç çözmemiş. Murat ise Türkçe'de 40'ta 40 yapmış, Sosyal Bilimlerde 20'de 15 yapmış, Matematik'te 40'da 25 yapmış, Fen Bilimlerinde 20'de 10 yapmış. Sayısal testlerde full çeken Ahmet'in toplam neti 80, Sayısal testlerde başarısı %60'ın altında olan Murat'ın toplam neti 90. AYT'de aynı netleri yapmaları halinde Murat, Ahmet'ten daha yüksek SAY puanı alacak. AYT başlamadan bile Murat, Ahmet'in 13-14 puan önünde ve bu fark ona AYT'de 5-6 soruluk bir avantaj getiriyor. YKS sisteminin öğrencileri olumsuz etkileyen tarafı, TYT netlerinin alan başarısından bağımsız ağırlıklandırılıyor olmasında.

HIZLI OLAN ÖDÜLLENDİRİLİYOR

Buna ek olarak TYT, başarı kıstası bilgiyi işlemek değil, hızlı olan ödüllendiriliyor. Halbuki ne doktorlar, ne mühendisler ne de öğretmenler aceleci insanlar oldukları için işlerinde başarılılar. Aksine, iyi planlama yaparlar ve doğru uygulama yaparlar ise başarılı olurlar. Bu konuda TYT öğrencileri hızlı olma konusunda zorlarken, belki de iyi öğretmen olacak olanları eliyor.
YKS-2019 içinde yaşanan bir diğer sıkıntı ise bu seneki TYT'nin geçen senekine göre biraz daha zorlayıcı olmasıdır. TYT genelinde Türkçe ve Fen Bilimleri testlerindeki gerileme, özellikle SAY öğrencilerini olumsuz etkilemiştir. Geçen sene YKS ilk defa uygulandı ve öğrencilerin başarısı yüksek olan bir kısmı hazırlanmak için yeterince zamana sahip olmadıkları gerekçesi ile bir kez daha hazırlanmaya karar verdi. Hem bu başarısı yüksek hem de YÖK barajlarının altında kalan kalabalık bir grup (istatistiklere göre en az 175bin, sosyolojik bir tahmin ile 350 bin kişi) bu seneki sınava girdi ve bir yığılmaya sebep oldu. Bu sebeple, daha zor gözüken bir sınavda, aynı netler ile geçe senekine göre daha düşük sıralamalarda yer alan öğrenciler oldu. Örneğin, geçen sene 30 bininci olup bu sene tekrar giren bir öğrenci, bu sene de benzer bir başarı yakalayıp 25bin ile 35bin arasında bir sıralamada yer aldı. Buna benzer araya giren her öğrenci ile bu seneki öğrenciler de aşağıya doğru ötelendi. Bu sayede geçen sene ile kıyasla bu seneki netleri ile 270 bininci olup mühendislik yazabilecek bir öğrenci, 305 bininci olup baraj dışı kaldığı için yazamadı. Buna benzer öğrenci sayısı o kadar çok ki Türkiye'de toplamda 16.690 mühendislik kontenjanı boş kaldı.

EKSİ FİZİK NETİYLE FİZİK BÖLÜMÜ

YÖK, başarı sırası barajı uygulaması ile yükseköğretimde kaliteyi artırmayı hedefliyor. Ancak sadece başarı sırası barajı yeterli gibi gözükmüyor. Mühendislik programlarına yerleşen son öğrencinin Fen Bilimleri neti 40 üzerinden 4. Yani Fen Bilimlerinin temel konularının %10'una hakim bir kesim de mühendislik okuyacak. SAY alanında öğretmenlik eğitimi alacak ve gelecek nesilleri yetiştirecek öğretmen adaylarının en son sıralarında ise Fen Bilimleri net ortalaması 40 üzerinde sadece 3 olanlar var. Geçen sene de Fizik testinde eksi net başarısı ile Fizik Öğretmenliğine yerleşen adaylar vardı.
Başarı sırası baraj uygulaması öğrenciler için net ve belirleyici bir yönlendirici olmuyor. Bu sene de örneğini yaşadığımız gibi, öğrenciler hangi netler ile kaçıncı sırada olacaklarını kestiremedikleri için sınava yönelik çalışmalarında motive olamıyorlar. Bunun yerine, her program için belli bir net başarısı barajı getirilmesi ve bunların öğrencilere duyurulması hem öğrencilerin için daha net ve anlaşılır bir koşul olmasını sağlar hem de geleceğin profesyonelleri seçilirken ortaöğretim bilgilerini kullanma becerileri daha adil biçimde değerlendirilmiş olur. Örneğin, kişiler arası iletişim becerilerinin temelinde Türkçe becerisi bulunur. Bu sebeple, öğretmenlik programlarına yerleşme ön koşulu için adaylardan asgari bir Türkçe net başarısı beklenebilir. Varsayalım ki Öğretmenlik programları için bu ön koşul Türkçe'de 40 üzerinden 20 ham puanı oldu, Türkiye'de öğretmen olmak isteyen tüm adaylar bu hedefe göre çalışır. Bu sayede üniversiteye girecek öğrencilerin kalitesini arttırmak isteyen YÖK, öğrencileri bu konuda belirgin bir hedef koyarak motive etmiş olur.
İkinci önlem olarak da TYT içindeki Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler testlerinin ya katsayıları arttırılmalı ya da SAY, EA, SÖZ ve DİL puanlarının hesaplanması için belli bir net gerekliliği barajı getirilmeli. Aksi takdirde, öğrencilerin sınava yönelik hazırlıklarındaki planlamalarında yine belirsizlik hakim olmaya devam edecek.

1 DOĞRU SORUYLA MÜHENDİS OLMAK

Yeni sınav sistemi her ne kadar daha az karışık olma hedefinde olsa da birbirinden farklı hedeflere sahip öğrencilerin aynı puan türlerinde birbirine çok yakın katsayılar ile üst üste yığılmasına sebep olduğu için belirsizliğe sebep oluyor. Bunu bir örnekle açıklayalım: 2016 YGS-LYS sisteminde, alan sınavı olan LYS'de hiçbir Edebiyat testi sorusu çözmemiş, sadece Matematik ve Fen Bilimleri sorularını çözüp MF (SAY) 20bininci olmuş bir öğrenci, TM(EA) puan türünde 300bininci oluyordu. Aynı öğrenci, aynı test başarısı ile, yine hiçbir Edebiyat sorusu çözmeden, TYT-AYT sisteminde SAY puan türünde yine 20bininci olurken EA puan türünde 42bininci oluyor. Bu başarı ile İstanbul Üniversitesinde Siyasal Bilgiler Fakültesinde, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler programına yerleşebilir, bu hiçbir Edebiyat ve Sosyal Bilimler testi çözmemiş olan SAY öğrencisi. Yani YKS sisteminde, ilk sınavda daha çok test çözen SAY öğrencileri, genelde hiç Fen Bilimleri çözmeyen EA öğrencilerinin önünde yığılıyor. YÖK bunu fark edip 150bin olan Hukuk barajını 190bin olarak güncellemişti. Ancak, testlerdeki başarılar yıllar içinde değişiklik gösterirken ve öğrenciler bir önceki senenin TYT netlerini bu sene kullanırken, bu sıralama ve yığılmalar kontrolsüz hale geldi. Bu belirsizlikler de tercih hataları yapılmasına ve birçok öğrencinin açıkta kalmasına sebep oldu. Önümüzdeki sene de bu seneden umduğunu bulamayan ve yeniden hazırlanmaya karar vermiş bir kalabalık daha sınava girecek. Ufak iyileştirmeler ile bu sene yaşanan bazı belirsizliklerin önüne geçilebilir. Basit bir örnek ile şu anda TYT'de hiç Fen Bilimleri sorusu çözmeden, AYT'de ise Fen Bilimleri testinden sadece 1 doğru soru ile nasıl mühendis olunabilir bakalım: Diploma puanı 80 olan ortalama bir öğrenci olarak mezun oldum ve aşağıdaki TYT ve AYT netleri ile bir vakıf üniversitesinde %50 indirimli olarak Makine Mühendisliği okuyabiliyorum:

TYT Türkçe 25 AYT Matematik 15
Sosyal Bilimler 15
Matematik 15 Fen Bilimleri 0,5
Fen Bilimleri 0

Bu testlere bir tane bile Edebiyat testi başarısı eklemeden de 90bin civarı EA sıralamam ile rahatlıkla Hukuk fakültesine yerleşebiliyorum. Aslında sistem basitleşmek adına yapılan değişim ile beraber birçok belirsizliği de beraberinde getirdiği için aslında adaylar için daha karışık bir hale geldi ve her sürprizlere gebe bir vaziyette denebilir. Soru kalitesindeki belirgin artış, ülkemizin geleceği için umut vericiyken sistemdeki istenmeden gerçekleşen belirsizlikler kafa karıştırıyor. Sistemin daha belirgin hale gelmesine yönelik düzeltmeler yapılır ve özellikle YÖK'ün yükseköğretimde kaliteyi artırmaya yönelik önlem olarak belirlediği başarı sırası barajları, net başarısı barajları ile güncellenirse, hem adaylar için daha belirgin ve motive edici hem de ülkenin geleceği için daha da umut verici bir tablo ile karşılaşabiliriz.

Son güncelleme: 13:41 07.08.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more