Kastamonu’da geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan ve “Hitit buğdayı” olarak anılan siyez buğdayının hasadı devam ediyor. Pazar bulamayan siyez buğdayı satılamayınca tarlada kaldı.

Loading ...

Geçmişi 10 bin yıl öncesine dayanan ve “Hitit buğdayı” olarak anılan siyez buğdayının hasadı devam ediyor. Seydiler'de yaklaşık 15 bin dönüm alana ekilen siyez buğdayı, satılamayınca hasadın ardından tarlada kaldı.

Kastamonu'da coğrafi işaret alan siyez, başka illerde de ekilmeye başlanınca Kastamonulu çiftçinin elinde kaldı. Hasadı yapılan siyez buğdayı, satılamayınca tarlada kaldı. Siyez buğdayına talebin artmasına rağmen çok fazla alanda siyezin ekildiğini ve bu yüzden de pazar sorunu yaşadıklarını kaydetti.

‘PAZARLAMASINDA PROBLEMLER VAR’

Siyezin geçmişinin 10 bin yıl öncesine dayandığı ve genetiği bugüne kadar değişmeden gelen çok tarihi ve sağlıklı bir ürün olduğunu söyleyen Seydiler İlçe Tarım ve Orman Müdürü Orhan Çanakçı, “Siyez, geçmişi 10 bin yıl önceye dayanan ve genetiği bugüne kadar değişmeden gelen çok tarihi ve sağlıklı bir üründür. Bu nedenle de son yıllarda büyük bir rağbet görmüştür” dedi.

Kastamonu'da 2018 yılında 40 bin dönüm alanda siyezin ekildiğini belirten Çanakçı, “İlimizde 2018 yılı üretim sezonunda yaklaşık 40 bin dönüm alanda, ilçemizde de yaklaşık 20 bin dönüm alanda siyez üretimi yapıldı. Bu yıl da ilçemizdeki siyez üretimi yaklaşık 15 bin dönümdür. Geçtiğimiz yıla göre tahmini 5 bin dönümlük bir düşüş var. Bunun sebebi ise siyez bitkisinin faydaları tüketicilerimiz tarafından anlaşıldığı için ülkemizin her yerinde deneme üretimleri yapıldı. Bu yılda büyük oranda üretimi yapıldığı için pazarlamada biraz problemler yaşanmaya başlandı. Ama ben şuna inanıyorum, bizim ilçemiz iklim olarak siyezin ilk başlangıç bölgeleri olduğu için yetiştiricilerimizin özellikle siyez alırken menşeine dikkat etmeleri gerekiyor. Kastamonu için coğrafi işaret alınmış bir ürün için Kastamonu menşeli ürünleri tercih etmeleri gerekiyor, bunları da almalarını tavsiye ediyoruz” diye konuştu.

‘SİYEZİ SATAMADIK, ELİMİZDE KALDI’

Seydiler'de 10 yıldır siyez üretimi yaptığını ifade eden çiftçi Mehmet Doğan da, “10 yıldır siyezi ekiyorum. Benim 150 dönüm yerim vardı, bunun hepsine siyez ektim. Şimdi yerim yeterli gelmediği için 200 dönüm daha yer kiralayıp oraya da siyez ektim. Kendi evimizde de siyezi tüketiyoruz, ayrıca bunun ticaretini de yapıyoruz. Herkese siyezi tavsiye ediyoruz sağlık açısından, çünkü siyez çok sağlıklı bir ürün. Diğer buğday ürünlerine karşı politeni çok düşük bir ürün siyez. Bu yüzden sağlıklı bir ürün olduğu için herkese tavsiye ediyoruz” şeklinde konuştu.

Bu siyezi satamadıklarını ve ellerinde kaldığını belirten Doğan, şöyle konuştu: “Biz, daha kaliteli bir ürün elde etmek, daha iyi bir fiyata satmayı istiyoruz. Emeğimizin karşılığını almak istiyoruz. Bu yıl özellikle pazar sorunu da yaşıyoruz. Siyezi satamadık, elimizde kaldı”

DÜNYADAKİ İLK BUĞDAY ÇEŞİDİ OLARAK BİLİNİYOR
Siyez buğdayı genetik olarak 14 kromozom sayısıyla dünyadaki ilk buğday çeşidi olarak biliniyor. Siyez buğdayı bazı yörelerde kaplıca buğdayı olarak da bilinir. Siyez genetiği bozulmamış buğday türüdür. Özellikle siyez unu ile hamur işleri ve ekmek siyez bulguru ile de sağlıklı yemekler yapılıyor. Siyez yüksek antioksidan içeriğine sahip olduğu için hücre yapısını korur. Siyez buğdayı zengin lif kaynağı olduğu için bağırsakları temizleyici özelliği var ve lifli olduğu için sindirimi kolaylaştırıyor. Siyez bulguru dünyada insanlara glisemik endeksi en uygun gıda olarak biliniyor. Bağırsak kanserini önlüyor. Ayrıca radyasyona karşı dayanıklı olduğu için nükleer savaşlara karşı bazı ülkeler stokta bekletiyor. Yüksek mineralli yapısıyla mide rahatsızlıklarına iyi geldiği biliniyor.

İHA

Yayınlanma Tarihi: