Sözcü Plus Giriş

İş konuşuyoruz 24. bölüm: Mazda Türkiye Genel Müdürü Nurkan Yurdakul

İş konuşuyoruz 24. bölümde Mazda Türkiye Genel Müdürü Nurkan Yurdakul'u ağırladık. Otomotiv için zor geçen 2018 yılından ve 2019 yılındaki pazardan konuştuk. Yeni Mazda modellerinin Türkiye'de satılacağı tarihlerden de bahseden Nurkan Yurdakul, "ÖTV ve KDV indirimi öncesinde yüzde 70 olan daralma, indirimden sonra yüzde 40'lara geldi, biz buna pozitiflik olarak bakıyoruz!" açıklamasıyla pazarın durumunu kısaca özetledi!

Fatih TAN
09:24 -

– Mazda’nın rakipleri kimler?

Mazda’nın rakipleri kaliteli ve yaratıcı olan tüm markalar. Nasıl diyeyim halk arasında premium olarak nitelenen markalar bizim rakiplerimiz. Araçlarımızın geldiği son durum hem dizayn olarak hem malzeme ve işçilik kalitesi olarak geldiği nokta tüm en kaliteli olan markalarla rekabet edebilecek seviyede. Dolayısıyla kendini bu şekilde tanımlayan tüm markalar bizim rakibimiz oluyor.

nurkangraf-1

– Yıllık satış adetleriniz ortalama 1500. Mazda’nın her pazardaki satışları bu adetlerde mi?

Ne kadarını hak ediyor onu bilemiyorum! Çünkü Mazda dünyada da üreticiler arasında 19. ya da 20. sırada. Yani yılda 1.5 milyon ile 1.6 milyon arasında üretim kapasitesi olan bir marka. Dolayısıyla dünyadan aldığı pay yaklaşık yüzde 1-1.2 civarında. Genelde de Avrupa’da Amerika’da bu civarlarda pazar payına sahip. Tabi ki ülkemizdeki vergi durumlarından dolayı bizde maalesef bu seviyelere çıkamadık! Şu anda Türkiye’ye ithal edilen araçlar arasında yüzde 10 ek vergiyi ödeyen Japon bir biz bir de Subaru var. Hep 1980’lerin sonu 90’ların başında çok satıyoruz bu marka diye bahsedilir ama o zamanlarda tüm araçlarda yüzde 33 gibi bir vergi vardı ama 1996’da gümrük birliğinden sonra bu denge tamamen değişti. AB’den gelen araçların vergilerinin sıfırlanması, Japonların aynı kalması ve tedricen yüzde 10’a kadar inmesi Avrupa modellerine göre farklı bir rekabet yarattı -haksız bir rekabet demeyeyim ama- Japon markaları Avrupa’da üretilip Türkiye’ye geldiği için sorun olmuyor ama biz yüzde 10 vergiyi ödemek
zorunda kalıyoruz! Dolayısıyla eşit şartlarda daha başka türlü oynayabilirdik ama şu anda biz satış adetlerimizden çok da şikayetçi değiliz mevcut duruma göre olabileceğin makulünü yapıyoruz.

mazda-rop2

– Yeni 3 modelini Türkiye’de ne zaman göreceğiz?

Yeni 3 LA’da gösterildi, Dünya’da sanıyorum Haziran ayında çıkacak,üretimden satışa. Biz de tahminimce eylül ayında aracı sizlerle tanıştırma imkanına sahip olacağız.

mazda-3-2019-1600-07-kopya

– Elektrikli Mazda modelleriyle Türkiye’de ne zaman tanışırız?

2020 yılının ikinci yarısında Mazda’nın elektrikli aracıyla tanışacaksınız. Ama bu konuda Mazda’nın düşüncesi şu, 2030 yılına kadar yollardaki araçların yüzde 85’i hala içten yanmalı motor destekli araçlar olacak. Bu da hibrit araçlar oluyor ve Mazda’nın düşüncesi içten yanmalı motorlar benzinli olsun dizel olsun, daha çok geliştirilmeye açık motorlar. Bildiğiniz gibi konvansiyonel motorlarda motora gelen yakıtın sadece yüzde 30’u harekete dönüşüp aracı götürüyor. Mazda SKYACTIV ile bu oranı yüzde 40’a çıkarttı. Ama yüzde 30’luk bir performans artışı sağlanmış oldu. SKYACTIV X modelimiz bu oranı yüzde 50’lere çıkarmayı hedefliyor ki testler de o şekilde. Ve 3. jenerasyon motorlarımızda bu oran çok daha yüksek olacak.

mazda-rop1

– ÖTV ve KDV’deki indirimler satış rakamlarını beklenilen seviyelere çıkarır mı?

ÖTV ve KDV indiriminin bir hareketlilik getirdiği kesin çünkü ekim ayında yüzde 70 üstünde düşen bir piyasa kasım ayında yüzde 42 oranında düştü. Biz bu düşüşün azalmasını çok büyük bir pozitiflik olarak görür hale geldik ne yazık ki… Yani yüzde 42 hala geçen senenin altındayız bu kadar vergi indirimine rağmen. Vergi indirimleri devam etmeli mi(?), vergi indirimi olarak değil bu vergi yapısının tamamen değişmesi gerekir. Tabi ki burada hükumeti de anlıyorum, bir yandan vergi gelirlerini yok etmemek gerekiyor bir yandan da satılan araçların yüzde 65-70’i ithal araçlar ve cari açığa etkisini azaltmak gerekiyor. ama bir yandan da halkın araç sahibi olmasını ve AB ortalaması demeyeyim ama yani bir Romanya seviyesine, bir Bulgaristan seviyesine gelmemiz gerekiyor. Aslında çok zor bir denge, bu denklemde hangi verinin öne çıkacağını belirlemek gerekiyor. Şu anda vergi gelirlerinin artması daha fazla ön planda tutuluyor. Bu yüzden de halkın araç sahibi olması, araç sahipliğinin bir Romanya, Bulgaristan seviyesine çıkması çok önemsenmiyor. Ama bunun dönemsel olarak herhangi bir parametreye öncelik vermektense tutarlı ve hem üreticilerin hem ithalatçıların hem de bayilerin uzun vadeli bir planlama yapmaları için mantıklı, bence emisyona dayalı bir vergi sistemini, değişmeyecek şekilde ortaya koyup herkesin önünü biraz daha görmesini sağlayan bir sistem olmasını istiyorum.

– Gelecek yılın pazarıyla alakalı görüşlerinizi ve beklentileriniz nelerdir?

Zor bir yıl olacağı kesin. Yani yapmamız gereken ona göre yapılarımızı kurmak. Bayi teşkilatımızı ona göre hazırlamak ve bu daralan piyasadan da çıkmayı sağlamak olacaktı. Ben önümüzdeki yıl piyasanın bu yıl ki kötü bir yol oldu birazcık daha daralacağını tahmin ediyorum. Ona göre tedbirlerimizi almamız gerekir diye düşünüyorum.

mazda-rop3

– Galatasaray’ın durumu ne olacak?

Fatih Terim ile her şey yolunda mı(?), yolunda ne diyeyim ki… Galatasaray’ın tarihinde böyle zor dönemler hep olmuştur ve Galatasaray her zaman böyle zorlu dönemlerden çıkmasını, birikimiyle, kültürüyle, yönetimiyle, taraftarıyla, lisesiyle becermiştir. Dolayısıyla bugün sadece rakiplerle değil bir de bir araya gelmiş tüm rakiplerle -yani rakiplerle eskiden tek tek mücadele ediyorduk şimdi tümü bir araya gelip- karşı olunca iş biraz daha zorlaşıyor tabi. Bu durumda yönetime, taraftara, özellikle genel kurula çok büyük iş düşüyor ama bunu her zaman başarmıştır Galatasaray, bu durumdan da rahatlıkla çıkacağını düşünüyorum. Bu yıl sonunda da mutlu bir şekilde sezonu bitireceğimizi düşünüyorum.

– Motorsporlarına karşı ilginizin olduğunu biliyoruz, bu hobinize yarışmak olmasa bile devam ediyor musunuz?

Yahu olmaz olur mu? Motorsporları en büyük keyfim idi, otomobil dünyasında. Çünkü bu yaptığımız işi siz en yakından takip ediyorsunuz. İthalat, satış, finansal planlama kurlar ne bileyim reklam planlaması… Bunların içinde düzgün daha doğrusu devamlı tutarlı bir ekonomide bunları yapmak çok keyifli ama Türkiye’de bir işkence dolayısıyla çölde vaha olarak gördüğüm otomobil dünyasında da otomobil sporları bu tanıma giriyor. Bunu daha önceki markamda çok güzel bir şekilde, 5 yıl boyunca Türkiye Ralli Şampiyonasına katılarak yaşamıştım. Çok özlüyorum oradan ayrıldıktan beri iki WRC’de sıfır araç olarak çıkıp bu keyfimi sürdürdüm. Son 7-8 yıldır bu zevki maalesef yaşayamıyorum. Bizim markamız daha çok Japonya ve Amerika’da pist yarışlarında varlık gösteriyor. Biz burada o ritmi tutturamadık. O yüzden motorsporlarını özlemekle her Formula 1′, WRC’yi seyretmekle yetinmek zorunda kalıyorum. Ama bir imkan çıkarsa yine ralli otomobilinin koltuğuna oturup gazlamak isterim.

mazda-rop4

 

Son güncelleme: 09:31 12.01.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more