Sözcü Plus Giriş

İş Konuşuyoruz 40. Bölüm: TemSA Motorlu Araçlar Genel Müdürü Levent Akpulat

Ülkemizde Mitsubishi markasının distribütörü olan TemSA Motorlu Araçlar şirketinin Genel Müdürü Levent Akpulat, İş Konuşuyoruz röportaj dizimizin 40. bölüm konuğu oldu. Levent Akpulat ile otomotiv sektörü için zor geçen bir yıl olan 2019'u, efsane pick-up modelleri olan yeni L200'ü ve otomotiv sektörünün geleceğini konuştuk. Akpulat, "Pazarın eski canlılığına ulaşması 3-4 seneyi bulur" dedi.

Fatih TAN
08:42 -

-Otomotiv sektöründeki durgunluğu vergi mi faiz indirimi mi geçirir?

Bundan sonraki dönemde ne değiştirir diye baktığınızda faiz tabiî ki önemli bir etken. Çünkü alımların yüzde 80’i kredili olarak gerçekleşiyor ve faiz oranları bunun üzerinde büyük bir oranda etki sağlıyor. Ama bunun kadar önemli bir unsurda dediğiniz gibi vergi tarafı. Türkiye’de uygulanan vergi sistemi bize has bir sistem ve oldukça komplike bir hale gelmiş durumda, biz bile takip etmekte zorlanıyoruz zaman zaman. Bunun üzerine baktığınızda Avrupa’da ve dünyada değişen trendlere çok uygun bir sistem değil. Bu açıkçası hem rekabeti zorlaştırıyor yeni ürünlerle beraber hem de Avrupa’yla olan uyumumuzu zorlaştırıyor diye düşünüyorum.

TemSA Motorlu Araçlar Genel Müdürü Levent Akpulat

-Outlander’ın hibirt motorlu versiyonunu Türkiye’de görecek miyiz?

Outlander’ın plug-in hibrit versiyonu Avrupa’da segmentinin lideri konumunda. Biz de bunu Türkiye’de lanse etmek istiyoruz ama Türkiye’deki vergilendirme sistemi nedeniyle aracın içerisindeki jeneratör, motor tanımına giriyor ve oradan vergilendiriliyor. Motor 2.4 litrelik bir jeneratör olunca da bu fiyatlandırma adına baktığınızda, son derece çevreci bir ürün olmasına rağmen bizi rekabetten çok uzak bir yere konumlandırıyor.

sozcu.com.tr Otomotiv Editörü Fatih Tan ve TemSA Motorlu Araçlar Genel Müdürü Levent Akpulat

-Pazarın eski canlılığına dönmesi ne kadar sürer?

Kısa vadede toparlayacağını açıkçası çok düşünmüyoruz! Bizim tahminimiz pazarın eski seviyelerine gelmesi 3-4 seneyi bulur!

-Siz Temsa Motorlu araçlar olarak pazarın bu durumu için ne tarz önlemler aldınız?

Açıkçası biz 2018’in ikinci yarısından itibaren, aslında ilk yarının sonlarına doğru çeşitli önlemler almıştık. Ancak bunu tek başımıza almamız yetmiyor hem bir markanın buradaki distribütörüyüz hem de burada bir ekosistemimiz var. Bayi örgütümüz başta olmak üzere Mitsubishi’ye durumu anlattık ve destek istedik, onların desteğini aldık. Ardından örgütümüzde işletme sermayelerini koruyacak, daha rahat ayakta kalmalarını sağlayacak önlemler aldık. Gerek onların stoklarını biraz daha azaltmak, gerek bazı yatırımlarını ötelemek gibi önlemler aldık. Bununla beraber her kriz bir fırsat esasında bunun içerisinde ne yaparız diye de baktık. Daha öncesinde Türkiye’ye getirmediğimiz B segmentinde olan hatchback bir ürünü, Spacestar’ı piyasaya uygun bir fiyatla çıkarttık. Buna ek olarak pazar lideri olduğumuz L200 ürünümüzün daha değişik kullanımı ne olur diye baktık, araştırdık. Burada çıktığımız, geldiğimiz en önemli nokta esasında çok güçlü bir araç ve arkasında boş bir alan var verimli olarak kullanılamıyor. Bununla birlikte insanlar bu araçla doğaya gidiyor. Kampçılık, doğa, ada, yaşam gittikçe daha fazla artan bir trend. Bunu gördüğümüzde biz ne yapabiliriz dediğimizde Crawler’ı geliştirdik ve onu bu sene lanse ettik. Dolayısıyla L200’ün kullanımını çoğaltmak arttırmak amacıyla yeni bir ürün geliştirdik. Bu Türkiye’de geliştirildi ve ihracat pazarlarına da gönderilecek.

Mitsubishi L200 Crawler

-Son çeyrekte yeni L200’ün satışını kaç adet olarak hedefliyorsunuz?

Biz pazar liderliğimizi devam ettireceğiz! 2018’de de pazar liderliğini almıştık, en hızlı büyüyen hafif ticari araç markası olmuştuk. 2019 yılında da 9 ayda lideriz ve bu liderliğimizi sürdürmeyi hedefliyoruz.

Yeni Mitsubishi L200

-Bugün pick-up alacak biri neden L200’ü tercih etmeli?

L200 yaklaşık 41 yıldır pazarda olan çok güçlü bir marka. Ve Türkiye’deki kullanıcıların tabiriyle kırılmaz bir araç. Böyle baktığınız zaman Türkiye’de de bunun iki türlü kullanımı var: Bir tanesi profesyonel kesim dediğimiz iş için kullanan; enerji şirketleri, dağıtım şirketleri gibi kullanıcılar ve bunlar pazarın yüzde 50’sini oluşturuyor. Diğer yüzde 50’lik kesimde açıkçası ulaşılabilir bir SUV olduğu için pick-up’a yönelen tüketiciler. Böyle bir bölünmüş segment var pazarda. Buna ek olarak baktığınız zaman yeni L200’de önemli bir eksikliğimiz olan dış tasarımında ciddi bir gelişme oldu. Çünkü bireysel kullanıcı doğal olarak aracın dış tasarımına da çok önem veriyor. Daha fonksiyonel bir araçtan çok daha dış görünümlü, albenili bir araç haline dönüştü. Off-Road modları arttı, teknoloji olarak, emisyon seviyesi olarak 6d-Temp’e uygun bir motor geliştirildi. Dolayısıyla aracımız biz formunun zirvesinde diyoruz.

-2020 yılında bizi bekleyen yeni model var mı?

Outlander’ın yeni versiyonunu 2020 yılında.bekliyoruz  Muhtemelen 2020’nin ikinci yarısında modeli görüyor olacağız.

Mitsubishi Outlander PHEV

-Yerli otomobil hakkında neler düşünüyorsunuz, beklentileriniz nelerdir?

Türkiye’nin otomobili tabi büyük, iddialı bir yatırım baktığınız zaman. Bugün bu kadar marka içerisinde ayrışıp bir marka olarak çıkabilmek oldukça zor bir şey! Bu boyutuna ek olarak bir de şunu söyleyebilirim
mutlaka büyük bir üretim sayısına ulaşmak gerekiyor ki maliyetler düşsün. Sonuçta maliyet ekonomisi burada çok büyük bir faktör. O anlamda, açıkçası detayları da çok açıklanmadığı için bilemiyoruz! Gerçekten farklı bir hedef kitleye gidip çok farklı bir teknoloji çıkartılabilirse bir şansı olabilir ama çok zorlu bir hedef olarak görüyorum…

-Elektrikli otomobiller gerçekten dünyayı kurtaracak mı?

Dünyanın derdini çözmez bir kere, baştan onu konuşalım. Otomotivin emisyonu dünyadaki çevre kirliliğini yaratan en önemli emisyon değerleri değil! Bunla beraber baktığınızda elektrikli araçlar bir
çözüm olarak görülüyor. En azından otomotiv dünyası için bir çözüm olarak gözüküyor diyebilirim. Fakat burada da şöyle bir boyut var, elektriği nasıl ürettiğiniz çok önemli. Bu emisyon aracın egzozundan çıkacağına fabrikanın bacasından çıkıp ve etrafa yayılan bir durumsa işler biraz karışıyor. Dolayısıyla sürdürülebilir kaynaklarla bir elektrik üretip aracınızı ya da ülkenizi onla besliyorsanız o anlamda elektrikli araçlar tabi ki büyük bir kısmına çözüm olur ama tümüne çözüm olmayacaktır.

Son güncelleme: 08:49 30.10.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more