Sözcü Plus Giriş

Özel sektörde teminat sıkıntısı

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak öncülüğündeki ekonomi yönetimi ile hafta başında bir araya gelen reel sektör temsilcileri, acilen yeni bir KGF'nin oluşturulması başta olmak üzere bir dizi talep iletti. Ekonomi yönetimine iletilen sorunlar arasında bankaların kredi vermek için firmalardan teminat istediği ancak firmaların yeterli teminata sahip olmadığı belirtildi.

09:49 -
Özel sektörde teminat sıkıntısı

Eximbank limitlerinin yükseltilmesi, özellikle de TL kullanımının artırılmasını isteyen 61 sektörün temsilcisinin talepleri arasında Eximbank’ın 180 gün vadeli TL cinsi işletme sermayesi kredisi vermesinin önünün açılması da bulunuyor.

İhracat gelirlerinin yüzde 80’inin TL’ye çevrilmesi uygulamasının sonlandırılması ve devreden KDV alacaklarının bankalar tarafından teminat olarak kabul edilmesi de ekonomi yönetimine iletilen talepler arasında.

TOBB bünyesindeki 61 sektörün temsilcileri Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un da aralarında bulunduğu bakanlarla hafta başında biraraya geldi.

Ekonomi yönetimine iletilen sorunlar ve çözüm önerileri ile ilgili Reuters’a değerlendirmede bulunan TOBB Konfeksiyon ve Hazır Giyim Sanayi Meclis Başkanı Şeref Fayat, tüm sektörlerin önceliğinin finansmana erişim olduğunu söyledi.

FİRMALARIN KREDİ İÇİN YETERLİ TEMİNATI YOK

Ekonomi yönetiminin reel sektörün likidite ihtiyacına yönelik kredi paketleri açıkladığını; ancak firmaların bankaların aracılık yaptığı bu kredileri alabilmek için yeterli teminatı olmadığını belirten Fayat, “Kredilere bankalar aracılık yaptığı için sizin o bankalar nezdinde kredibilitenizin olması lazım. Oysa herkesin kredi limitleri dolu. Devletin destek verdiği ve aracılık ettiği bir şey yapılması lazım” dedi ve ekledi:

“Yüksek faizler ve komisyonlarla firmaların genelinin finansmana ulaşması çok zor. Sadece teminat mektubuna bile yüzde 3-4 komisyon isteyen bankalar var. İşletme kredisi alsanız, yüzde 25-30 faiz bandıyla bunu alıp da para kazanmanız mevzu bahis değil. Bunun için tekrar bir KGF’nin özellikle ihracatçı firmalara acilen açılması gerektiğini anlattık. 50 milyar lira olabilir, 100 milyar lira olabilir fakat tekrar bir KGF dilimi açıklanmalı ve çok hızlı şeklinde bankalar aracılığıyla kullandırılmalı.”

Eximbank kredilerinin de aynı şekilde teminat sorununa takıldığını belirten Fayat, “Çünkü sektörlerin birikmiş sermayesi yok. Türkiye zaten sermayesi olmadığı için dış borcu olan bir ülke. Burada sermayenin desteklenmesi açısından yapılacak en önemli şey devlet garantili kredi yani KGF. Bunun çok acil şekilde gündeme alınması lazım” dedi.

Bir diğer taleplerinin TL kullanımı başta olmak üzere Eximbank limitlerinin artırılması olduğunu söyleyen Fayat şöyle konuştu:

“Eximbank’ın kullanımındaki limitlerin ve TL kullanımının artırılması gerek. Bunu özellikle belirttik… Eximbank’tan kullandığımız kredilerde faiz yüzde 14-15’lere düşüyor. Bu çok önemli bir rakam. Bunu işletme sermayesi adı altında 180 günlük paketle verirse, çok daha rahat olacak diye özellikle belirttik” dedi ve ekledi:

“Eximbank’ın kurulma amacı ihracatı desteklemek. Dolayısıyla bir takım ihracat taahhütlerine giriyorsunuz ve bu taahhütleri de belli bir zamanda kapatmak zorundasınız. Ama o ihracatı yapabilmek için de işletme sermayesine ihtiyaç duyan bir durumda şu anda sektör. 180 gün vadeli işletme sermayesi adı altında verirse, herhangi bir taahhüt altında olmadan nakit akışını yönetmeye başlayacağız. Bunu özellikle belirttik. Ancak mevcut yapısıyla Eximbank’ın bunu vermesi çok mümkün değil, bir düzenlemeye ihtiyaç var.”

DEVREDEN KDV STOKU KREDİLER İÇİN TEMİNAT KABUL EDİLSİN

Hazırgiyim de dahil olmak üzere birçok sektörün bir diğer ortak sorununun da devreden KDV stoku olduğunu söyleyen Fayat, “Bu sorununu çözüleceği birkaç kez söylendi ama hala takvim verilmedi. Firmalardaki devreden KDV stoku korkunç boyutta. Devlet en azından bu KDV’leri ödeyemese bile bunu bir teminat olarak kabul edip kredi kullandırmasını arzu ediyoruz” dedi.

İhracatçı firmalarla ilgili dile getirilen bir sıkıntınında da ihracat gelirlerinin yüzde 80’inin 180 gün içinde TL’ye çevrilmesi zorunluluğu olduğunu söyleyen Fayat, “Bu uygulama döviz yükümlülüğü olan, dövizle hammadde alan, dövizle vadeli çek veren firmaların dövize dayalı nakit akışlarında büyük sıkıntı yarattı. Geçici bir süre için alınmış bir karardı. Bir an evvel eski hale gelsin ve uzatılmasın diye ısrarla belirttik” dedi.

Resmi Gazete’de 4 Eylül’de yayımlanan tebliğle ihracat işlemlerine ilişkin bedellerin en az yüzde 80’inin 180 gün içinde bir bankaya satılması zorunlu tutuldu.

HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ YERİNDE TEŞVİK BEKLİYOR

Konfeksiyon ve hazır giyim sektörü özelinde ise önemli beklentilerden birinin “yerinde yatırım teşviki” olduğunu söyleyen Fayat, “10 yıldır çok çeşitli yatırım teşvikleri veriliyor. Son 10 yıldır verilen teşviklere rağmen hazırgiyim ve konfeksiyonda şu an üretim kapasitesinin yüzde 95’i hala 1 ve 2. bölgelerde. İhracatın ve üretim kapasitesinin yüzde 75’i ise hala İstanbul’da” dedi ve ekledi:

“Yani doğu ve güneydoğuya toplam kapasitenin ve ihracatın sadece yüzde 5’ini çekebilmişiz. Çünkü bugünden yarına taşınmak kolay değil. Onun için içinde bulunduğumuz konjonktürde en azından 2 yıl yerinde destek talep ediyoruz. Benim burada revizyon yapmama, yeni yatırım yapmama 2 yıl destek ver… Makine teşviki, istihdamda 5-6. bölgelere verilen teşvikler geçici olarak verebilir.”

Türkiye’de ham madde ve aksesuarlara yönelik koruma önlemleri ve ek ithalat vergilerinin de maliyetleri artırarak hazır giyim sektörünü küresel rekabette olumsuz etkilediğini belirten Fayat, “Bu koruma önlemlerinin kaldırılmasını rica ettik. Hem yatırımların yerinde teşvik edilmesi hem de koruma önlemlerinin kaldırılması sektörün en azından 3-5 yıl önünü açar” dedi.

Pakistan ile yapılması gündemde olan serbest ticaret anlaşmasında tekstil ve konfeksiyon sektörlerinin kapsam dışında tutulması, olası “anlaşmasız” Brexit sürecinde İngiltere ile ticarette izlenecek yol haritasının bir an önce çalışılması ve markalı ürün ihracatı gerçekleştiren firmaların dahilde işleme rejimi uygulamasıdan yararlanması yönündeki taleplerini de ekonomi yönetimine ilettiklerini söyledi.

İstihdama yönelik açıklanan son desteklerin ise çok önemli olduğunu da vurgulayan Fayat, “Yatırım yapmayan, içeride tüketimi iyi olmayan, güven endeksini artıramayan bir ekonomi haliyle istihdam kayıpları yaşıyor. Bu açıdan hükümetin açıkladığı son istihdam teşvikleri çok önemli. Seçimden sonra yapısal reform kararları alınırsa, yılın ikinci yarısında bu teşviklerle beraber hem istihdamda hem de ekonomide daha rahat bir dönem yaşayabiliriz.”

REUTERS

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more