Sözcü Plus Giriş

Yargıtay’dan emsal karar: Aynı markalı şirketler farklı sektörde faaliyet gösterebilir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, ticari hayatı yakından ilgilendiren emsal nitelikte bir karara imza attı. Şekerleme sektöründeki bir marka ile aynı ismi kullanan tekstil sektöründeki iki firmanın marka davasından flaş bir karar çıktı. Yüksek Mahkeme; aynı markalı iki şirketin tamamen farklı sektörlerde faaliyet göstermeleri halinde aynı ismi kullanabileceğine hükmetti.

10:35 -
Yargıtay’dan emsal karar: Aynı markalı şirketler farklı sektörde faaliyet gösterebilir

Yaklaşık 35 senedir şekerleme sektöründe faaliyet gösteren bir firma sahibi, tekstil sektöründe aynı markayı kullanan şirketten davacı oldu. Şekerleme markası işletmecisi, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne başvurdu. Ülke genelinde tanınan markasını 1985 yılından itibaren Türkiye’ de ve 43 ülkede tescil ettirdiğini belirten davacı, tekstil sektöründe faaliyet gösteren davalının, haksız yarar elde ettiğini, davalının bu marka tescili nedeniyle kendi markasının ayırt edici karakterinin zarar göreceğini ileri sürdü.

Davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü, iptalini ve sicilden terkinini talep etti. Davalı şirket ise davanın reddini istedi. Mahkeme, davanın kabulüne hükmetti. Davalı kararı temyiz etti. Yargıtay kararı onadı. Davalı bu kez karar düzeltme talebinde bulundu.

KARARIN BOZULMASINA HÜKMEDİLMİŞTİR

‘İçtihat Metni’ niteliğinde bir karara imza atan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, aynı markayı kullanan iki firmanın farklı sektörlerde faaliyet gösterdiğine dikkat çekti. Kararda şöyle denildi: ‘ Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece davalının 23. sınıfta ‘tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler’ emtiasında tescilli x markasının davacının 30. sınıfta şekerleme mamullerinde tanınmış x esas unsurlu markalarından haksız yarar sağlayacağı gerekçesiyle hükümsüzlüğüne karar verilmiş. Ancak; davalı markasının tamamen farklı bir sektöre yönelik olması ve hedef tüketici kitlesinin de tamamen farklı olması nedeniyle davanın reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp mahkeme kararının bozulması gerekir. Dairemizin onama ilamının kaldırılarak kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davalı yararına bozulmasına oy birliği ile hükmedilmiştir.”

İHA

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more