Sözcü Plus Giriş

Bahçeli: Merkez Bankası Başkanı ayrıcalıklı değildir

TBMM'deki grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Merkez Bankası Başkanı'nın görevden alınması çevresinde tehlikeli bir tartışma yaşandığını ifade ederek "Görevden alınan Merkez Bankası Başkanı'nı siper yapıp ekonomide felaket senaryosu yazanlar en hafif tabirle utanmasını kaybetmiş densizlerdir. Merkez Bankası’nın bağımsızlığı başka bir şey, Başkanı'nın kurumsal hedeflere ulaşamadığından dolayı hükümet tasarrufuyla görevden alınması başka bir şeydir. Merkez Bankası Başkanı ayrıcalıklı değildir." dedi.

10:47 -

Bahçeli’nin konuşmasından satır başları:

Türk milleti zorlu bir coğrafyayı, üzerinde hesap yapılan bereketli toprakları vatan yaptı. Bir vatana sahip olmanın ağır bedelleri vardı, bu bedeller de destanlaşan şehadetlerle ödendi.

Milli ruh asırları kavramış, cihanı kuşatmış, beşeriyeti kendisine hayran bırakmıştır. Türk milleti, üzerinde yaşadığı aziz vatana tutunarak geleceğin yol haritasını çizmiştir.

Hükmedilen değil hükmeden, istikamet verilen değil istikamet veren ülke olmanın hedefiyle mücadelemizi sürdürüyoruz.

Bizim meselemiz arayışların hiç bitmeyişi. Sözde reformcu nazırlar arasında bitmeyen kavgalar, emperyalist ülkelerin komploları devlet ve millet hayatını rehin almıştır. Tarihten ibret aldığını söyleyenlere sormak isterim ki, hiç ibret alınsaydı tarih tekerrür eder miydi?

İç bütünlük sağlanamayınca dış etkiler sonuç vermiş, Osmanlı İmparatorluğu sakin limana bir türlü yanaşamamıştır. Tanzimat, Islahat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet Türk milletinin var oluş mücadelesinin karar duraklarıdır. Bir devleti pansuman tedbirlerle hayatta tutmaya çalışmak boşa gayrettir.

Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacaktır. Tarihten çıkardığımız derslerle önümüze bakmazsak, geçmiştekinden daha ağır sonuçlar çıkacaktır. Başka başkentlerin büyüsüne kapılarak Türk tarihinin çekim alanından koparsak, derin uçurumların açıldığını görmemiz kaçınılmaz hale gelecektir. Türk milletinin birinci hedefi bekasını korumak olmalıdır.

15 Temmuz’da yaşananlar tarihimizin çağrısını tekrar hatırlatmıştır. Demek ki Türk vatanını işgal emelleri hala bitmemiştir. Demek ki küresel odakların mütecaviz akımları hala kesilmemiş, daha doğru bir ifadeyle kesilmeyecektir. Bu nedenle hükümet sisteminin değişmesi gerekiyordu. Siyasetteki itiş-kakış son bulmalıydı. Kutuplaşma en aza çekilmeliydi. Cephe siyaseti değil, kaynaştırıcı bir anlayışın kök salması temin edilmeliydi.

Parlamenter sistemden kaynaklanıp siyaset hayatımızı doğrudan kuşatan krizlerin milli mutabakatla bitirilmesi, değilse bile azaltılması en acil gündemdi. Tarihimize ve kültürümüze en uygun modele intikal sağlanmış, Türkiye Cumhuriyeti de 3. evresine eklemlenmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi milli misyon ve vizyonumuzla 2053 ve 2071 hedeflerimizi zemin hazırlayacaktır.

Biz karanlığı gördük, bunu dert ettik sonra da bir mum yakıp etrafı aydınlattık. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi geleceğin büyük ve güçlü Türkiye’sinin teminatıdır. Yeni sistemi alışma evresi de son derece uyumlu geçmiştir. Hükümet krizleri yoktur, koalisyon çatlakları yoktur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye’nin önünü açmıştır. Kararların alınmasını kolaylaştırmış, devlette çift başlılığı neşter vurmuştur. Yeni sistemle birlikte kalıcı siyasi istikrarın kilidi açılmıştır.

Sayın Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanının tarafsız olması gerektiğini söylüyor. Sayın Kılıçdaroğlu, cumhuriyet tarihinde bize tek tarafsız cumhurbaşkanı göstersin. Devlet demek hukuk demektir. Hukukun üstünlüğü herkes için bağlayıcıdır. Bununla birlikte her devlet adamı hukuka uymakla mükelleftir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle sahnenin önünde tarafsız, arkasında siyasi ve ideolojik saiklerle hareket eden o dönem bitti.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun kıvranması amaçsız ve çarpık siyaset hastalığıdır. CHP Genel Başkanı şafak vakti başka karanlık basınca başka konuşmaktadır. Kılıçdaroğlu için bazen hüzünleniyorum. Gidişat hayra alamet değildir. Sayın Kılıçdaroğlu için çember daralıyor. İstanbul’un yeni belediye başkanı da boş zamanında makamına uğrarken, geri kalan zamanlarında üstüne vazife olmayan her konuda konuşmaktadır.

15 Temmuz milattı. Tanzimat dönemindeki hataları tekrarlayamazdık. Milli bekamıza pusu kuran alçaklarla mücadele etmekten korkmadık, kaçmadık. Aynı yoldan farklı sonuca ulaşılacağını düşünemeyiz. Kendi içimizde bir olmazsak, bölünüp parçalanmamız kesindir.

MERKEZ BANKASI AÇIKLAMASI

Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alınmasıyla başlayan tartışmaların kaos bekçilerinin ortaya çıktıkları görülmektedir. Merkez Bankası Başkanı hükümet tarafından ataması yapılan bir bürokrattır. Hiçbir bürokrat imtiyazlı değildir. Görevini yapan kalır, yapamayan gider. Merkez Bankası Başkanı’nı siper yapıp, ekonomide felaket tellallığı yapanlar utanmazlığını kaybetmişlerdir. Merkez Bankası’nın bağımsızlığı başka bir şey, başkanının görevden alınması başka bir şeydir. Merkez Bankası Başkanı ayrıcalıklı değildir. Enflasyonla mücadele tekliyorsa, banka kendini gözden geçirmek zorundadır.

Ayrıntılar geliyor…

Son güncelleme: android-time 12:14 09.07.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more