Sözcü Plus Giriş

Bakan protestosuna verilen ceza AYM’ye takıldı

Anayasa Mahkemesi, okulundaki toplantıya telekonferansla katılarak konuşma yapan dönemin Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’i protesto eden öğretmene disiplin cezası verilmesini hak ihlali saydı. Sendikal hakların Anayasa ile güvence altına alındığının altını çizen Anayasa Mahkemesi, öğretmene 3 bin TL tazminat ödenmesine hükmetti.

13:42 -
Bakan protestosuna verilen ceza AYM’ye takıldı

Anayasa Mahkemesi, üyesi olduğu sendikanın kararı doğrultusunda dönemin Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in konuşmasını protesto eden öğretmene disiplin cezası verilmesini hak ihlali saydı. Öğretmene 3 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmedildi.

Anayasa Mahkemesi’nin Resmi Gazete’de yayımlanan kararına göre, Eğitim-Sen yöneticisi bir öğretmen, sendikanın kararı gereği, okulundaki bir toplantıda telekonferans yöntemiyle konuşmacı olan dönemin Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'i alkışlarla protesto etti.

UYARMA CEZASI VERİLDİ

Bu eylemi nedeniyle açılan disiplin soruşturması sonucu öğretmene uyarma cezası verildi. Disiplin cezasının iptali istemiyle İdare Mahkemesi’nde dava açan başvurucu, davanın reddedilmesi ve itirazlarından da sonuç alamaması üzerine Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu.

Başvurucu, yöneticisi olduğu sendikanın kararı üzerine Milli Eğitim Bakanı’nın telekonferans konuşmasını dinlememesi nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılmasının örgütlenme özgürlüğünü ihlal ettiğini ileri sürdü.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE VURGU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, öğretmenin Anayasa’nın 33. maddesinde güvence altına alınan örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. Yüksek Mahkeme, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için kararın ilgili mahkemeye gönderilmesine, öğretmene 3 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Gerekçede, örgütlenme özgürlüğünün, ifade özgürlüğüyle yakından ilişkili olduğu ve ifade özgürlüğünün özel bir görünümü olduğu belirtildi. Bu nedenle ifade özgürlüğünde olduğu gibi bu özgürlüğe yapılan müdahalelerde izlenen meşru amaçlarla adil bir denge gözetilip gözetilmediğinin titizlikle incelenmesi gerektiği kaydedildi.

O İFADELERE DEĞİNİLMEDİ

Gerekçede, somut olayda başvurucunun il yöneticisi olduğu sendikanın, Milli Eğitim Bakanı’nın seminer dönemi boyunca telekonferans yöntemiyle yapacağı konuşmanın alkışla protesto edilerek konuşma süresince salon dışında beklenmesi yönünde karar aldığı anlatıldı.

Başvurucunun bu karara dayanarak konuşmayı dinlemediği ve alkışlı protestoda bulunduğu aktarılan gerekçede, idarenin tutanaklarında ve derece mahkemelerinin kararlarında başvurucunun Bakan hakkında mesnetsiz iftiralar attığı, olumsuz konuşmalar yaptığının belirtildiği ancak hangi ifadeleri kullandığına değinilmediği ve bu konuda bir değerlendirmeye yer verilmediği belirtildi.

AMACA GÖRE ORANTISIZ DEĞİL

Olayların akışı dikkate alındığında başvurucunun üyesi olduğu sendika kararı doğrultusunda Bakana yönelik eleştirisini barışçıl şekilde dile getirdiği, sendika görevlisi ile şube müdürü arasında aynı gün cereyan eden alkışlı protestoya ilişkin münakaşayla ilgili de tepkisini aynı şekilde ortaya koyduğu anlaşılmıştır.

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun ilgili Bakanı dinlememe ve alkışlı protesto etme şeklindeki eylem biçiminin protesto edilen hususlar ve bulunulan ortam dikkate alındığında eylemin amacına göre orantısız bir yöntem olmadığını değerlendirmiştir.

UYARMA CEZASI ÖZGÜRLÜĞE MÜDAHALE

İdare ve mahkemelerce protestonun sonuçlarının Bakanı dinlemek isteyenlerin katlanması gereken tahammül sınırının ötesine geçtiği, ikna edici gerekçelerle ortaya konulamamıştır. Dolayısıyla uyarma cezası şeklinde başvurucunun örgütlenme özgürlüğüne yapılan müdahalenin zorunlu bir sosyal ihtiyaca karşılık geldiğine ilişkin ilgili ve yeterli bir gerekçe içerdiği söylenemez.

Sonuç olarak derece mahkemelerince disiplin cezası verilmek suretiyle müdahale edilen örgütlenme özgürlüğü ile toplantıya katılanların menfaatleri ve idarenin düzgün işleyişinin sağlanması arasında adil bir denge kurulmadığı görülmüştür. Bu durumda şikayet edilen disiplin cezasının demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. (AA)

Son güncelleme: 14:16 06.11.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more