Sözcü Plus Giriş

Cuma namazı nasıl kılınır, abdest nasıl alınır? İşte 8 Kasım Cuma Hutbesi…

Müminlerin bayramı cuma günü geldi. Bugün aynı zamanda Mevlid Kandili. Diyanet İşleri Başkanlığı 8 Kasım 2019 Cuma Hutbesini de yayımladı. Haberimizden Cuma Hutbesini okuyabilir, cuma namazı nasıl kılınır sorusunun yanıtını bulabilirsiniz. 8 Kasım'da Cuma Hutbesinin konusu Mevlid-i Nebi oldu. Peki abdest nasıl alınır? İşte Cuma namazı kılınışı...

10:48 -
Cuma namazı nasıl kılınır, abdest nasıl alınır? İşte 8 Kasım Cuma Hutbesi…

İnanlar cuma günü mescit ve camileri dolduracak ve cuma namazlarını kılacak. Aynı zamanda müminler Cuma namazında Cuma Hutbesini dinleyecekler. Peki Cuma namazı nasıl kılınır, abdest nasıl alınır? İşte 18 Ekim Cuma Hutbesi…

CUMA NAMAZI NASIL KILINIR?

Cuma namazının farzı iki rekâttır. Bunun yanında farzdan önce dört rekât, farzdan sonra dört rekât olmak üzere sekiz rekât da sünneti vardır. İmam Ebû Yusuf'a ve İmam Muhammed'e göre ise farzdan sonra kılınacak sünnet bir selamla dört ve bir selamla iki rekât olmak üzere toplam altı rekâttır. Bu görüşün Hz. Ali'den rivayet edildiği nakledilmektedir.

Cuma namazı kılınırken ilk sünnet tıpkı öğle namazının ilk sünneti gibi kılınır. Sünnetin ardından imam-hatip minbere çıkarak oturur. Müezzin, iç ezanı okur. Ezandan sonra imam-hatip kalkarak iki kısımdan oluşan hutbeyi okur. Hutbede cemaati dinî konularda bilgilendirici ve yönlendirici konuşma yapar. Hutbe okunduktan sonra imam-hatip minberden inerek cemaatin önüne geçer ve cemaate iki rekât Cuma namazı kıldırır. İmam-hatip, Cuma namazının farzına ve cemaate imam olmaya, cemaat de Cuma namazına niyet eder. Tıpkı cemaatle kılınan sabah namazı gibi iki rekât Cumanın farzı kılınır. Cuma namazında imam-hatip, Fatiha ve zamm-ı sûreyi sesli olarak okur. Cuma namazının farzı kılındıktan sonra, cumanın son sünneti kılınır. Bu sünnet, öğlenin ilk sünneti gibi kılınır. Böylece Cuma namazı tamamlanmış olur.

ABDEST NASIL ALINIR?

Elleri yıkama
“Eûzübillahimine şşeytanirracim-Bismillahirrahmanirrahim” Önce eller bileklere kadar ve parmak araları da ovuşturularak üç defa yıkanır.

Ağza su verme
Sağ elimize üç defa su alarak ağzımıza veririz. Her su alışta ağzımızı çalkalayarak ağızdaki suyu dökeriz.

Buruna su verme
Tekrar avucumuza su alarak üç defa burnumuza veririz. Sol el ile de sümkürür temizleriz.

Yüzü yıkama
Sonra iki avucumuza su alarak saç bitiminden çene altına kadar yüzümüzü üç defa yıkarız.

Sağ kolu yıkama
Önce sağ kolu dirsekle beraber üçer defa yıkarız.

Sol kolu yıkama
Sonra sol kolu dirsekle beraber üçer defa yıkarız.

Başı mesh etmek
Sağ elimizle başımızın dörtte birini mesh ederiz. Yani sağ elimizi ıslatıp başın dörtte birini sıvazlayarak ıslatırız.

Kulakları mesh etmek
Her iki eli de ıslatıp serçe parmaklarımızla kulaklarımızın içini mesh ederiz. Kulakların arka kısmını ise baş parmaklarımızla mesh ederiz.

Boynu mesh etmek
Sonra baş ve serçe parmaklarımızı kullanmadan işaret, orta ve yüzük parmaklarımızın dışı ile boynumuzu da mesh ederiz.

Ayakları yıkama
Ayaklara gelince, parmaklardan başlayarak önce sağ sonra sol ayağımızı topuk kemiği ile beraber üçer kez yıkarız.

Ayaklarımızı yıkarken parmak aralarımızın iyice yıkanmasına dikkat etmemiz gerekir.

CUMA HUTBESİ:  MEVLİD-İ NEBİ

“Muhterem Müslümanlar! Bugün Cuma; müminlerin bayramı. Bu gece Mevlid-i Nebi gecesi; insanlığa İslam’ı tebliğ eden, hakkı ve hakikati öğreten, cennete giden yolda rehberlik edip her haliyle en güzel örneğimiz olan Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s.)’in dünyayı teşriflerinin yıldönümü. Bizleri özü güzel, sözü güzel son Peygambere ümmet olmakla şereflendiren Yüce Rabbimize hamd ü senalar olsun. O’nun âlemlere huzur, rahmet ve güven elçisi olarak gönderdiği Resûl-i Zîşân Efendimize, âline ve ashabına salât ve selâm olsun. Aziz Müminler! Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), insanlığı huzura ve kurtuluşa çağıran bir davetçi, hatadan ve isyandan uzaklaştıran bir uyarıcıydı. “Bir mümin neye inanır? Bir Müslüman nasıl yaşar?” sorusunun en mükemmel ve canlı cevabıydı. Muhabbet, şefkat, vefa, cesaret ve feraset gibi erdemler onun şahsında adeta ete kemiğe bürünmüştü. Zayıflar, güçsüzler, mağdur edilenler onunla yeniden insan olmanın saygınlığını kazanmıştı. O, öyle merhamet sahibiydi ki onu yok etmek isteyenler bile hidayete ererek onda hayat bulmuştu. Nitekim cehaletin ve zulmün esir aldığı, merhametin, erdemin, hikmetin kaybolduğu karanlık bir dönem, Peygamber Efendimizin gelişi ve kutlu mücadelesiyle, ilmin, adaletin, merhametin aydınlığında asr-ı saadete dönüşmüştür. Cahiliye girdabında yolunu ve değerlerini kaybeden insanlar, onun yolundan giderek, kardeşliğin, erdemin, ahde vefanın, güzel ahlakın ve bütün iyi davranışların en güzel örnekleri olmuşlardır.

Kıymetli Müslümanlar! Allah Resûlü (s.a.s) “Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim.” buyurmuştur. Peygamberimizin hayatı, nice güzel söz ve davranışa sahne olmuştur. “İnsanlar Âdem’in çocuklarıdır, Âdem ise topraktandır.” hadis-i şerifiyle, bütün insanların Allah katında eşit olduğunu beyan eden ve üstünlük ölçüsü olarak takvaya işaret eden odur. Kendisiyle konuşurken heyecanlanıp titreyen birine, “Korkma! Ben de senin gibi kuru et yiyen bir kadının oğluyum.” buyurarak ümmetine mütevazı olmayı öğreten odur. “Allah’ım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği istiyorum.” yakarışıyla dünyanın geçici nimetlerinden ziyade, Rabbimizin rızasını amaç edinmeyi bizlere öğütleyen yine odur. Değerli Müminler! Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “İçinizden Allah’ın lütfuna ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar, Allah’ı çokça zikredenler için hiç şüphe yok ki, Allah’ın Resûlünde güzel bir örneklik vardır.” O halde, Sevgili Peygamberimizi daha iyi tanıyalım, anlayalım ve onun aziz sünnet-i seniyyesinin hayatımızda belirleyici bir rol üstlenmesini sağlayalım. Düşünce dünyamıza onun zihniyeti ile yön verelim ve gönüllerimizi onun ahlakıyla arındıralım.

Peygamberimizin asla taviz vermediği ilkeleri biz de hayatımızın her alanında koruyalım. Unutmayalım ki Resûl-i Ekrem’i örnek aldığımız ölçüde imanımız, insanlığımız ve toplumumuz özlediği güzel günlere kavuşacaktır. İşte o zaman Peygamber Efendimizin mevlidi, hepimizin dünyasında gerçek anlamda yeniden doğuş olacaktır. Muhterem Müslümanlar! Her yıl olduğu gibi bu yıl da Mevlid gecesini takip eden hafta Mevlid-i Nebi Haftası olarak idrak edilecektir.

Başkanlığımız bu yıl, Mevlid-i Nebi Haftası temasını “Peygamberimiz ve Aile” olarak belirlemiştir. Zira bencilliğin ve çıkar ilişkilerinin girdabında huzurun kaybedildiği, sevginin maddi kaygılar içerisinde hapsedildiği dünyamızda en çok aile değerlerimiz zarar görmektedir. Dolayısıyla ailenin kurulması, korunması ve sağlıklı bir şekilde geleceğe taşınması hepimizin sorumluluğudur. Her konuda olduğu gibi aile konusunda da en güzel örneğimiz Allah Resûlü (s.a.s)’dir.

Mevlid-i Nebi Haftası boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerle Sevgili Peygamberimizin hâne-i saadetindeki sevgi, şefkat, güven, huzur ve istişare ortamı toplumumuzla paylaşılacak, günümüzde aile kurumunun yaşadığı sorunlara Kur’an ve sünnet ışığında çözümler getirilmeye çalışılacaktır. Bu vesile ile Mevlid-i Nebi gecemizi tebrik ediyor, haftamızın aziz milletimize ve bütün İslam âlemine hayırlar getirmesini Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.”

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more