Emine Bulut, 18 Ağustos 2019'da Kırıkkale'de eski eşi Fedai Baran ile buluştuğu kafede "Anne ne olur ölme" diyen kızının gözleri önünde vahşice öldürüldü. Türkiye'yi ayağa kaldıran olaya ilişkin jet hızıyla yapılan yargılama ise bugün sona erdi. Katil Fedai Bulut, savcının 'canavarca ve tasarlayarak bu cinayeti işledi' tespiti ile 'ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası' istemesine rağmen, hakimin verdiği 'tasarlayarak öldürdü' kararı sonrası müebbet hapisle cezalandırıldı. Yani katil koca en fazla 24 yıl hapis yatacak... Kamuoyunda tartışma yaratan bu karar hukuk camiasında da yankı buldu...

Loading ...

18 Ağustos 2019 günü Kırıkkale’de kent merkezinde akşam saat 18.30 sıralarında bir lokantada meydana gelen olayda Emine Bulut, Makine ve Kimya Endüstrisi'nde güvenlik görevlisi olan 6 yıl önce boşandığı Fedai Varan tarafından, kızı F.B.V.'nin gözü önünde bıçaklandı. Ağır yaralanan Emine Bulut, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirirken, yaralı halde kafeden çıkarılırken ‘ölmek istemiyorum' diye feryat ederken çekilen ve sosyal medyada paylaşılan videosu, infiale yol açtı. Olayın ardından kaçan Fedai Varan, polis tarafından yakalanıp, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

YARGILAMA BUGÜN BİTTİ

Fedai Varan'ın, Kırıkkale 1'inci Ağır Ceza Mahkemesinde ‘canavarca hisle tasarlayarak adam öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılanması bugün hükme bağlandı. Duruşmada tutuklu sanık Fedai Varan ile Emine Bulut'un ailesi, davaya müdahil olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile 81 ilden baro temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve kadın dernekleri temsilcileri katıldı.

F.B.V. ise duruşmaya getirilmedi.

CİNAYET CANAVARCA HİSLE VE TASARLANARAK İŞLENMEMİŞ!

Savcılığın “canavarca hisle ve tasarlayarak cinayeti işledi” tezine rağmen mahkeme heyeti, sanık Fedai Varan'ın eylemini ‘kasten adam öldürme' kapsamında değerlendirdi ve TCK'nın 81'inci maddesi gereği müebbet hapis cezasına hükmetti.

Yani Fedai Varan’ın ömür boyu değil en fazla 24 yıl hapis cezası yatmasına karar verildi.

Emine Bulut, 10 yaşındaki kızının gözü önünde vahşice katledildi.

YAKINLARI TEPKİ GÖSTERDİ

Emine Bulut'un yakınları, karara tepki göstererek salonda sanığın üzerine yürüdü ve arbede yaşandı. Araya giren güvenlik görevlileri sanığı salondan çıkardı.

‘BU VAHŞİ DEĞİLSE NEYE VAHŞİ DİYECEĞİZ?'

Mahkemenin haksız tahrik ve takdiri indirim uygulamamasının yerinde olduğunu kaydeden Avukat Merve Uçanok, “Sanık hakkında canavarca hisle ve kasten öldürme suçundan dava açıldı. Gerekçeli kararı henüz göremedik ancak, tasarlama konusunda bir şey diyemesek de canavarca his burada var. TCK'nın 82. maddesinde bu haller kasten öldürme suçunun nitelikli hali olarak belirtiliyor. Eğer bu suretle işlendiğine kanaat getirilseydi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunacaktı. Kanuna göre canavarca his, vahşi yöntemlerle öldürmek demek. Hepimiz de buna şahit olduk. Eski eşini kızının önünde boğazından bıçakladı. Feryatları hepimiz duyduk. Bu da vahşi yöntem değilse, hangi yönteme vahşi diyeceğiz? Bu nedenle kararın hatalı olduğunu düşünüyorum. Kamuoyunda büyük bir tepki toplamasının yanı sıra, Emine Bulut'un ailesinin avukatları da İstinaf'a taşıyacaklardır. Kararın oralardan döneceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

‘REVİZE EDİLMESİ GEREKEN TCK'DIR'

Kadına karşı işlenen cinayetlerin çoğunun boşanmış oldukları eşler tarafından gerçekleştirildiğini belirten Avukat Cansın Yönet ise, “Her ne kadar bir kadın olarak ve avukat olarak sanığın en ağır ceza ile cezalandırılmasını istesem de hukuk tekniği, kanunun uygulanması, adil yargılanma ve Yargıtay kararları ışığında Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin vermiş olduğu karar doğrudur. Sanığın işlediği suç Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları açısından ve suçun işleniş şekli kapsamında canavarca hisle kasten adam öldürme suçunu oluşturmamaktadır. Burada asıl tartışılması ve revize edilmesi gereken Türk Ceza Kanunudur. Eğer sanık eşi ile evli olduğunda bu eylemi gerçekleştirse idi ağırlaştırılmış müebbet cezası ile cezalandırılacakken bunu boşanmış olduğu eşine karşı gerçekleştirdiğinde suçun basit hali olan müebbet hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Kadına karşı işlenen cinayetlerin çoğu boşanmış oldukları eşler tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle öldürme veya yaralama eylemlerinin boşanmış eşe karşı da suçun nitelikli hali olarak Türk Ceza Kanununda düzenlenmesi gerektiğini düşünmekteyim” şeklinde değerlendirme yaptı.

Yerel mahkemenin verdiği Emine Bulut kararı hukuk camiasını da ikiye böldü.

‘KARAR SUÇ EYLEMİNİN KARŞILIĞI DEĞİL'

Emine Bulut Cinayetinin toplum vicdanını yaraladığını belirten Avukat Onur Cingil, “Mahkemenin bugün vermiş olduğu karar gerçekleştirilen suç eyleminin karşılığı olmamıştır. Mahkeme sanık hakkında TCK'nın 81.maddesi kapsamında kasten adam öldürme suçundan hüküm tesis etmiş ve buna göre müebbet hapis cezası vermiştir. Fakat kamuoyuna yansıyan, herkesin izlediği ve hatta benim gibi birçok kişinin belki de izlemekte zorlandığı görüntülere bakıldığında burada eylemin nitelikli halinden hüküm kurulması ve sanık hakkında ‘ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası' verilmesi gerekmekteydi. Burada sanığın canavarca hislerle, hunharca eylemini gerçekleştirdiği açık. Eylemin tasarlayarak gerçekleştirilmiş olma ihtimali de irdelenmeliydi. TCK 82.maddenin hangi fıkrası değerlendirilirse değerlendirilsin burada sanık hakkında verilen kararın yanlış maddeden verildiği ortada olup, bu durum da hem hukuka aykırılık oluşturmuş hem de toplum vicdanının biraz olsun rahatlanmasına engel olmuştur. Bu tip kararlar kadına yönelik şiddet olaylarının engellenmesini imkansız hale getirmekte, mahkemeler maalesef bu tip vicdanları yaralayan kararları vermeye devam etmektedir. Bu noktada bu tip şiddet olaylarına karşı toplumun her kesiminin ortak tepkiler vermesi gerekmektedir” dedi.

‘BIÇAKLAMA TEK BAŞINA CANAVARCA HİS OLMAZ'

Canavarca his olgusunun ortaya konulabilmesi için suç öncesi ve suç sonrası fail davranışlarına bakılması gerektiğini belirten Avukat Melihcan Törüner, “Dosyanın içeriğini tam olarak bilmiyoruz ancak canavarca hisle öldürme olgusunun açıkça, tereddüte yer vermeyecek şekilde ve somut delillerle ortaya konulması gerekir. Bıçaklama eylemi tek başına canavarca hisle kasten öldürme olgusunu ortaya koymaz. Dosyada bunu gösteren başkaca delillerin de bulunması gerekir. Bu deliller oraya konulmadıysa, mahkeme bu şekilde karar vermiş olabilir. Heyet bu düşünceyle kasten öldürme suçundan ceza vermiş olabilir” dedi.

REZAN EPÖZDEMİR: TEMYİZ SÜRECİ VAR

Ceza hukukçusu Avukat Rezan Epözdemir de mahkemenin verdiği kararın ‘beklenmedik’ olduğunu söyledi. İddianamede belirtilen suçların karşılığının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olduğunu hatırlatan Epözdemir “Fakat mahkeme ‘canavarca his de yok tasarlama da yok’ demiş ve basit kasten öldürme dediğimiz TCK’nın 81’inci maddesinden hüküm vermiş.” dedi.

“CANAVARCA HİSLE İŞLENDİĞİ ÇOK AÇIK”

“Birincisi; istinaf ve Yargıtay nezdinde temyiz süreci olacak diyen” Epözdemir sözlerini şöyle sürdürdü “Bu karara önce istinafta itiraz edilecek sonra Yargıtay’a gidilecek. Yani bu kesin ve nihai bir karar değil. İkincisi; failin bıçağı yanında getirmesi, öncesinde öldürme kastı iradesini ortaya koyması, bu konuda mesajlar atması, maktulün daha önce yaptığı şikayetler gibi bütün bunlar bir arada düşünüldüğünde aslında buradaki tasarlama olgusu çok açık. Ölümün şekli kullanılan vasıta da dikkate alındığında canavarca hisle yapıldığı çok açık.”

“TAHRİK İNDİRİMİ YAPILMAMASI OLUMLU”

Mahkemenin kararının ‘beklenmedik’ olduğunu belirten Epözdemir “Bütün bunlara rağmen mahkeme hangi gerekçeyle ‘canavarca his yok tasarlayarak öldürme yok’ dedi onu bilemiyoruz. Gerekçe ile somutlaşacak ama bütün kadına şiddet ve kadın cinayetlerinde gördüğümüz gibi mahkeme tahrik indirimi uygulamamış bu da olumlu.” diye konuştu.

Yayınlanma Tarihi: