Sözcü Plus Giriş

Ergenekon kumpası çöktü!

12 Haziran 2007'de İstanbul Ümraniye'deki bir gecekonduda el bombalarının bulunmasıyla başlayan kumpas süreci 4 bin 403 günün ardından bugün resmen sona erdi. Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden görülmeye başlanan 235 sanıklı davada mahkeme, "Ergenekon örgütünü kurma", "yönetme" suçundan tüm sanıklar hakkında beraat kararı verdi. Yani dönemin hükümet üyelerinin "Türkiye bağırsaklarını temizliyor" diye tanımladığı dosya, ardında onlarca ölü, zindanda karartılmış hayatlar, yüzlerce kişilik suikastı bırakarak tarihin kumpas sayfasına kaydedildi...

Can ÖZÇELİK
11:42 -
Ergenekon kumpası çöktü!

FETÖ kumpası olan Ergenekon davasında 12 yıl sonra karar çıktı. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Yargıtay’ın bozma kararının ardından görülen 235 sanıklı Ergenekon davasında mahkeme, aralarında Emekli Orgeneraller Hurşit Tolon, Tuncer Kılınç, Şener Eruygur, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, Mustafa Balbay, Bedrettin Dalan, Tuncay Özkan'ın da aralarında bulunduğu tüm sanıklar hakkında örgüt kurmak, yönetmek ve üyelik suçundan beraat kararı verilmesine hükmetti.

ALPARSLAN ASLAN’A AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Sanıklardan Alparslan Arslan’a ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Sanıklar Osman Yıldırım, Erhan Timuroğlu ve İsmail Sağır’a ise müebbet hapis cezası verildi

EROL MÜTERCİMLER DE DURUŞMAYI TAKİP ETTİ

Karar duruşmasında, aralarında Erol Mütercimler, Oktay Yıldırım, Emin Şirin’in aralarında bulunduğu 30’u aşkın tutuksuz sanık ve çok sayıda avukat da duruşmada hazır bulundu.

Avukat Serkan Günel

“GEÇ GELEN ADALETİN ADALET OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUZ”

Dava sonrasında açıklama yapan Avukat Serkan Günel, “Dava 12 yıl sonra bitti. Davanın başında biliyorsunuz ‘Türkiye bağırsakları temizleniyor’ diyorlardı. Ancak en başından beri söylediğimiz gibi burada hiçbir zaman Türkiye'nin derin devleti ya da kirli ilişkileri soruşturulmadı, araştırılmadı. Tamamen FETÖ'cülerin yarattığı delillerle insanların evlerine, ofislerine deliller yerleştirilerek bu dava yaratıldı ve insanlar haksız yere seneleri bulan tutukluluklar yaşadı. Bugün güzel bir kararla karşınızdayız ancak geç gelen adaletin adalet olmadığını düşünüyoruz ve hiçbir verilen tazminatın da bu insanların ömründen geçen seneleri geri getirmeyeceğini biliyoruz ama inşallah bu son olur ve Türkiye bir daha böyle davalar ile karşılaşmaz” ifadelerini kullandı.

İlker Başbuğ’un avukatı İlkay Sezer, duruşmanın ardından meslektaşları ile böyle poz verdi.

İLKAY SEZER: BURUK BİR SEVİNÇ YAŞIYORUZ

Avukat İlkay Sezer ise “Ben bu davanın 12 yıl öncesinden beri varım. Yıllardır pırıl pırıl insanların nasıl itibar suikastına maruz kaldığını yaşayarak gördük. Karanlık günlere tanıklık ettik. 12 yıl sonra da böyle haklı bir karar almanın buruk bir sevincini yaşıyoruz. Çok önceden verilmesi gereken bir dosyayı örgütsel amaçlarla talimatlarıyla nereye getirildiğini görmüş olduk.” dedi.

Erol Mütercimler

Araştırmacı Yazar Erol Mütercimler ise “Yazık. Bu süreçte 11 kişi hayatını kaybetti. Bu 12 yıl sonunda gelinen nokta ‘Böyle bir örgüt yok.' Baştan beri biz bunu söyledik. Bu dava bana şunu öğretti: Devlet vatandaşına tuzak kurar mı? Evet kuruyormuş. BU davanın bana öğrettiği bu sonuç insanı gerçekten çok yaralıyor. BU davadan herkesin alması gereken ders şu; laik cumhuriyet var olduğu sürece, hukukun üzerinde siyaset egemen oladığı sürece, cemaat, tarikat gibi saçmalıklar egemen olmadığı sürece hukukçular hukuk çerçevesinde serbest bırakılırsa bu tür trajedilerin bir daha yaşanmayacağını düşünüyorum.” yorumunda bulundu.

Gazeteci Murat Ağırel ise “Dava bitti ama hiç mutlu değiliz. Dava sürerken çok değerli kişileri kaybettik. İnsanların hayatı dağıldı. Beraat ettik. Ama 12 yıl önce toplum nezdinde beraat etmiştik. Mutlu değiliz sadece hak yerini buldu. Bundan sonra başka süreç başlayacak. Nihayetinde bu süreç bitti, Ergenekon kumpası resmi olarak çöktü. Bizi yargılayan insanların, bizi tanımadan kanaat bildirenlerin artık bize bir özür borcu var.” diye konuştu.

FOTO:AA – Mehmet Ali Pekgüzel halen cezaevinde bulunuyor.

ZEKERİYA ÖZ FİRARİ… YAKALANANLAR TUTUKLANDI!

Ergenekon kumpasını organize eden FETÖ’cü Zekeriya Öz yaklaşık 5 yıldır firari. Ancak Ergenekon kumpasında görev alan hakim ve savcılardan yakalananları çeşitli dosyalar kapsamında cezaevlerinde tutuluyor. Bunlardan birisi de Ergenekon davasının eski duruşma savcısı Mehmet Ali Pekgüzel. Pekgüzel 2018 yılının Ağustos ayında Adana’da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında hakkında gözaltına alınmış, 7 yıl 6 ay hapis cezası aldıktan sonra cezaevine gönderilmişti.

İLGİLİ HABERErgenekon için kim ne demişti?Ergenekon için kim ne demişti?

SORUŞTURMA NASIL BAŞLADI?

Ergenekon soruşturması, o dönem adı konmamış olsa da, 12 Haziran 2007'de Ümraniye'de bir gecekonduda bulunduğu söylenen 27 el bombasıyla başladı. Emekli Astsubay Oktay Yıldırım'ın bu bombaların sahibi olduğu iddia edildi. 27 Haziran 2007'de, daha sonra gelen gözaltı ve tutuklama dalgaları nedeniyle birinci dalga olarak adlandırılan bir operasyonla Oktay Yıldırım'ın yanı sıra Türk Ortodoks Kilisesi sözcüsü Sevgi Erenerol, Avukat Kemal Kerinçsiz, gazeteci yazar Güler Kömürcü, Sedat Peker, Taner Ünal, Fuat Turgut, Sami Hoştan ve daha pek çok kişi gözaltına alındı.

Bu dalgalar kısa aralıklarla toplumun pek çok farklı kesimini kapsayacak şekilde genişledi.

ERGENEKON İDDİANAMELERİ

Ergenekon davası kapsamında 20 civarında dosya birleştirildi. Ancak ana davaya ait üç iddianame bulunuyor. Bunlar, birinci, ikinci ve üçüncü Ergenekon iddianamesi olarak geçiyor.

İlk iddianame 14 Temmuz 2008'de, soruşturmanın başlamasından yaklaşık bir yıl sonra 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunuldu. 25 Temmuz 2008'de mahkeme tarafından kabul edildi. İlk duruşma 20 Ekim 2008'de yapıldı. İlk iddianame yaklaşık 2500 sayfaydı.

İkinci iddianame 25 Mart 2009'da kabul edildi ve Ergenekon ana davasıyla birleştirildi. Ağustos ayında ise birleştirme talepli üçüncü iddianame ana davaya eklendi.

İlk iddianamede Ergenekon için ne denmişti?

İlk iddianamede Ergenekon, “terör örgütü” olarak tarif edildi ve “üyeleri ve yöneticileri” darbe teşebbüsüyle suçlandı:

“Ergenekon terör örgütü en başta, ‘derin devlet' ifadesi ile anılan, ülkemizde birçok kanlı eylemler gerçekleştiren, gerçekleştirdiği bu eylemlerle ciddi kriz, kargaşa, anarşi, terör ve güvensizlik ortamı oluşmasını amaçlayan ve bunu kısmen de olsa başararak ülkemizin gelişme ve kalkınmasının önünde engel olan bir örgüttür,” denildi.

HANGİ İDDİANAMELER GELİŞTİRİLDİ

Davada birleştirilen iddianameler sadece üç iddianameyle sınırlı değildi. İrticayla Mücadele Eylem Planı Davası, Şile Kazıları, İnternet Andıcı Davası, İlker Başbuğ Davası, Danıştay Saldırısı Davası, Cumhuriyet Gazetesi Molotof Davası başta olmak üzere 20 civarında iddianame Ergenekon davasıyla birleştirildi.

KİMLER YARGILANIYORDU?

İlk gözaltıların ardından gelen dalgalar dikkat çekici isimleri bu davaya dahil etti: Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ, Emekli Jandarma Genel Komutanı Org. Şener Eruygur, emekli 1. Ordu Komutanı Org. Hurşit Tolon, Cumhuriyet Gazetesi Ankara temsilcisi Mustafa Balbay, Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, Sedat Peker, Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz, gazeteciler Tuncay Özkan, Hikmet Çiçek, Deniz Yıldırım,  İşçi (Şimdiki Vatan) Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, İlhan Selçuk, İnönü Üniversitesi eski rektörü Fatih Hilmioğlu yargılanan yüzlerce kişiden bazıları.

RAKAMLARLA ERGENEKON DAVASI

100 binden fazla telefon izlendi.

60 bin telefon dinlendi.

3 bin kişi hakkında takip yapıldı.

Bin 360 kişi ifade verdi.

588 kişi tutuklandı.

7 sanık ifadesini veremeden öldü.

7 sanık kansere yakalandı.

Davada 44 gizli tanık vardı.

Toplam sayfa sayısı 17 bini aşan 19 iddianame hazırlandı

Son güncelleme: 15:25 03.07.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more