Sözcü Plus Giriş

İmamoğlu: Erdoğan bize teşekkür etmeli

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, özel bir kanalın canlı yayınına katıldı. Yenikapı'da sergilenen araçlarla ilgili İmamoğlu, "Erdoğan israfla mücadelede bizi takdir etmeli, bize teşekkür etmeli. Kendi belediye başkanlarına demeli ki, 'aynısını yapın'" diye konuştu. İmamoğlu ayrıca, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “Yenikapı’ya otomobil sergisi açacak kadar çıldıran kırık sandalyeliler nereye varmak istemektedir” sözlerine de şöyle cevap verdi; "Sayın Bahçeli kırık sandalyeli dediğine göre bana söylemedi. Benim kırık sandalyem yok. Benim milyonlarca sandalyem var ve çok sağlam. 5 milyon vatandaşımız oy verdi bana. Benim bu şehrin her evinde sandalyem var. Kiminin kardeşi, abisi, kiminin dostuyum. Kırık sandalyeyle kimi ima etti bilemiyorum."

21:19 -

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Haber Global’de Erdoğan Aktaş ile Eşit Ağırlık programının konuğu oldu.

Canlı yayında soruları yanıtlayan Ekrem İmamoğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

“Beştepe’de ilk konuşmayı ben yaptım. Belediye başkanlarının söylemek istedikleri hususlar gibi birçok konuya temas ettim. Bundan sonraki sürecin bütünüyle diyalogla yapılması yönünde talebimizin kabul edilmesi iyi bir gelişmeydi.”

SANDALYE OLAYI

 

“Bu kısımdan daha çok sandalye kısmının konuşulduğunun farkındayım. Sandalye kırıldı ve hafif yere düştüm. İkinci sandalye de öyle bir sıkıntılıydı. Üçüncüyü verdiler. Sayın cumhurbaşkanı israf ediyorsun gibi bir espri yaptı. Ben de, kendisine “israf değil sandalye yanlış” diye bir söz söyledim. “Olsun ikinciye sağlam otururuz” dedim. Seçimin tekrarlanmasına gönderme oldu. Sandalyenin sahibi ben değilim. Ama her şeye rağmen, oradaki süreci talihsizlik olarak yorumluyorum, kamuoyu böyle yorumlamasa da.”

İLGİLİ HABERİmamoğlu'nun 'kırılan' sandalyesi... Sözcüsü detayları anlattıİmamoğlu'nun 'kırılan' sandalyesi... Sözcüsü detayları anlattı

Önceki gün İnönü Ailesi’nin verdiği davette “Sandalyesi sallanıyor”a karşı “Sizin de koltuğunuz sallanıyor” ifadeniz oldu mu?

“Yok yok, öyle bir şey olmadı. Sayın Sevinç İnönü’nün belediye başkanlığımızı kutlamak adına davet ettiği bir ortamdı. Sohbet esnasında bu espriler yapılırken bir kemençe ustasının bir parçası vardı. Onun dörtlüğünü okuduk. Bana ait bir söz olarak değil. Yani o sözler bana ait değil.”

“Yenikapı’daki araçlarla ilgili yapılan bir yanlış varsa ortada soruşturma açacağız. Araç tasarrufuyla ilgili kimse kimseyi yanıltmasın.”

İBB’DEKİ İŞTEN ÇIKARMALAR

“Bizim çalışma arkadaşlarımız, kurumlarda mevcuttur, çalışmak istemediğiniz bazı insanlarla bahsettiğim şeylerden olabilir, haklarını vererek yolunuzu ayırabilirsiniz. Siz 31 Mart seçimine 20-25 gün kala niye eleman alırsınız? 31 Mart-23 Haziran arasında alınan eleman sayısı 1558. Ben 18 gün görevde kaldım değil mi? Ne yaptım, bir kişi bile işe almadım. Siz Mayıs’ta bizim mazbatamız elimizden alınınca binlerce insanı işe alıyorsunuz, neye istinaden. Bu seçime dönük bir hamledir. Ben elbette gösteri yapan masum insanlara üzülüyorum ama onlara biz haksızlık yapmadık. Onlara yanlışı yapan o seçim döneminde onları işe alanlardır. 31 Mart seçimine 1 ay kala işe alınan kişi sayısı 820. 31 Mart günü seçim var, 29 Mart Cuma günü bile insanları işe alıyorsunuz, nedir yani bu. Ben Beylikdüzü’nde talimat verdim eylül ayında, acil ihtiyaçlar hariç tek bir kişi bile işe almayacaksınız. Dolayısıyla o gösteri yapanları mağdur eden biz değiliz, mağdur eden hiçbir şekilde ilana çıkılmadan, halka duyurulmadan ihtiyaç dışı işe alınan insanlarla ilgili bir süreçtir. 2378 kişi işe alınmış, yaklaşık 1300 kişiyle de ilişiğimiz kesilmiş. Örneğin, 15 Temmuz kahramanı kovuldu deniyor, kendisi ayrıldı. Niye ayrıldı, görev yerinde değişiklik yapıldı ve beğenmedi, kendisi işten ayrıldı. Ben insan kaynakları master’ı yaptım. 89 yılı itibariyle Bağ-kur’luyum. Babam beni bir emekçi olarak yetiştirdi. Çalışanın halinden ben anlarım, hak yemem, hakkımı da yedirtmem. Kimsenin hakkının yenmesine müsaade etmem, toplumun hakkını da birilerine yedirtmem. Medya AŞ 13 kişi eleman alacak, ilana çıkacaksınız dedim. Söz verdik, süreci böyle yöneteceğiz. 13 arkadaş için ilana çıkıldı, gelen başvuru sayısı 5 bin civarı. Bütün bu süreçleri unutturup sabahtan akşama kadar belediye önünde davul çalınıyor, böyle bir gösteri olmaz, böyle bir hak yoktur. Buna müsamaha gösteriyor ama bir başkası AKP’nin önüne gidiyor, yaka paça tutuklanıyor. CHP’nin önünde afiş asılıyor, ‘Ey Kılıçdaroğlu’ diye, siyasi arenalara dönüştürmek hoş değil. Bakın ben emek üzerinden siyaset yapmadım, insanlara söz verdim, ben bu kentin kurumunun kapılarını liyakate açacağım dedim. Bakın gençler bana sarılıyorlar ‘artık ben hayallerimi bu kentte kuracağım’ diyor. İnsanlar ben çalışırsam olur, emek verirsem olur demesi için adaletli olunması lazım. 130 bin kişi KHK’lı, memuriyetten men edildi, 46 kişi intihar etti, yani bu süreçler sağlıklı gelişecek, bizim bu sürecimize dair laf yetiştirecekler, vekiller gelip şov yapacak, gelen bir vekilin bizden nasıl maaş aldığıyla ilgili kayıtlar var. Ben İstanbul halkına adil olmaya söz verdim, partizanlığı söküp atacağım dedim. Gidip bir partiye kayıt yap, il ilçe başkanı onay verirse işe gir, o devir bitti kardeşim. Hangi partili olduğuna bakmaksızın işe gireceksin. Benim on binlerce çalışanla bir derdim mi var, yok. Tespit ettiğimiz çalışanlarla ilgili işlem yapıyoruz, milletin hakkını birilerine yedirmeyeceğiz. Çıkarırken üzülüyorum ama onlara yanlış yapanlar işe alanlardır.”

“İBB BİR TRT DİZİSİNE 20-25 MİLYON TL NİYE AKTARSIN?”

“Misafirhanelerimiz olabilir, buna dönük yerler açılabilir, geçici hizmet veren alanlar açabilirsiniz. Bir diziye sponsor olmazsınız öyle bir yapıyı kazandırırsınız. İBB bir TRT dizisine 20-25 milyon lira niye aktarsın Diziye sponsor olmak belediye şirketlerinin işi mi? Televizyon buna reklam alır ve para kazanır. Bu ve bunun gibi sorgusuz sualsiz yapılan harcamalardan kurtarıp bu parayı tekrar İstanbul halkının cebine sokuyorsak bunu ilk alkışlayacak olan Sn. Cumhurbaşkanı’dır. Biz takdir edilesi bir iş yaptığımızı düşünüyoruz. Bakın Sayıştay’dan müfettişler geldi, uzun zamandır gelmemişler, inceleme yapacaklar, yapsınlar zaten.”

“BU SENE 3.5 MİLYAR TL GİBİ BİR TASARRUF GERÇEKLEŞECEK”

“31 Aralık 2019 tarihinde, 2019 yılının bizden önceki ilk 6 ayını ve bizim dönemimizdeki 6 ayını, bütün ayrıntısıyla kamuoyuna açıklayacağız. 2019 bütçesinde İBB için 23.8 milyar TL gider öngörülmüş. Aldığımız tasarruf tedbirleriyle 20 milyar TL’nin biraz üzerinde bir gider gerçekleşmesiyle yılı kapatacağız. İlk 6 ay bizim elimizde olmadığı halde bu sene 3.5 milyar TL gibi bir tasarruf gerçekleşecek.”

İLGİLİ HABERİBB'den ‘Mehmetçik Kut'ül Amare' dizisine 12 milyon 750 bin liraİBB'den ‘Mehmetçik Kut'ül Amare' dizisine 12 milyon 750 bin lira

Sizin kişisel olarak Cumhurbaşkanı’ndan bir randevu talebiniz var mı?

“Yerel yönetimle ilgili konuşacağımız çok konular var. En son bir genelgeyle şirketlerle ilgili yaşadığımız beledi iştiraklerinde yönetim kurullarının oluşması, meclis onayına gidilmesi gibi hususlar var.”

“İNSANLAR HİZMET BEKLİYOR… TEK ÖNCELİĞİM O”

“Bu tür genel konuları konuşacağız. İstanbul öyle bir masada konuşulacak bir şehir değil. 16 milyonluk şehir. Uzun yıllar sonra bir değişimi de yaşamış, hem politik olarak gündemde, bizler gündemdeyiz, her diyalog sorgulanıyor ama bir yandan insanlar hizmet bekliyor. Tek önceliğim o. İstanbul’a belediye başkanlığı yapmış birisi olarak Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşme talebim olacak.”

“Kendisinin de olabilir. İstanbul için yapacağınız her şey Türkiye adına gündemdir. Görevimiz gereği hiç bir ön yargımız olamaz. Yapacağımız tüm diyaloglar toplum lehine. Seçim bitti. Oy veren vermeyen yok. Bu talebimizi elbette ki somut konular üzerinden yapacağız. Siz de farkındasınızdır kendileri de İstanbulla ilgili konulara birçok konuşmasında değiniyor. Kentsel dönüşümü de bizimle konuşmaları doğru.”

‘AÇLIK SINIRININ ALTINDAKİ BİR AİLENİN GELİRİNİ SINIRIN ÜSTÜNE TAŞIYACAĞIZ’

Masrafları kısıyoruz, yetim ailelere, şehit ailelerine yapılan yardımlara zam da yaptık. Daha da yapacağız. Ben taahhütleri ocak şubat aylarında verdim. Önümüzdeki bazı sorunlar var evet. Beklenti de yüksek. Bundan da mutluluk duyuyorum. Bütün bunlara çalışıyoruz. Aile sigortası denen son yılların en değerli tanımını hayata geçireceğiz. Bütün ailelerin gelirle ilgili raporunu ortaya çıkardıktan sonra açlık sınırının altında hiçbir aile kalmasın istiyoruz. Biz açlık sınırın altındaki bir ailenin gelirini açlık sınırının üstüne kadar tamamlayacağız. Nakdi yardım da var ama sütünü de ekmeğini de yardım edeceğiz. Tüm yardımlarımızı tek bir sistem üzerinden kimseyi rencide etmeden, vatandaşın evine teslim ederek, kartını vererek Ocak ayının ilk çeyreğine kadar hayata geçireceğiz. 16 Ekim Dünya Gıda Günü'nde süt dağıtımına ilk kez başlıyoruz.

Başvurular da olacak. Biz de çalışıyoruz. Yaptığımız çalışmaya göre 1 yıllık araç tasarrufundan 8-9 nüfusu yoğun ilçelerde yapacağımız dağıtımın bedelini karşılıyor.

“KİMSENİN SEÇİLMİŞE MESAFE KOYMAK HAKKI YOK”

“Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu konuyla ilgili bir toplantı düzenledi. Herhalde bir ıskalama oldu diye düşünüyorum, İBB orada yoktu. Aslında hiç kimsenin bir seçilmişe mesafe koymak hakkı da yoktur. Milletimiz hizmete bakacak. İşbirliği, ortak çözüm talep edeceğiz.”

İLGİLİ HABERYenikapı'daki 'israf sergisi'nde ikinci gün: Lüks araçlar da gelmeye başladıYenikapı'daki 'israf sergisi'nde ikinci gün: Lüks araçlar da gelmeye başladı

Seçimden önce de söylediniz, israftır dediniz ve Yenikapı’da araçları sergilediniz. Daha sonra yeni bir ihale açıp yeni araç aldınız mı?

“Kaç gün oldu diye sordunuz, bugün itibariyle 77 gün. İnsanlar bizi 31 Mart’ta seçildi diye düşünüyor. Bu kritik bir durum. Ankara’yla aynı tarihte başlamışız gibi bir düşünce var. Hatta bazı arkadaşlarımızın psikolojisinde sanki biz yılbaşından beri görevdeyiz. Kampanya döneminden bu yana yani. Toplum bu dönemin dilini muazzam kabullendi. Ağustos bitti sanki biz 8 aydır ya da 5 aydır görevdeyiz gibi. Hayır, 2.5 ay. Bu konuda sizi net aydınlatmak istiyorum.”

“İSRAFIN KÜÇÜĞÜ BÜYÜĞÜ OLUR MU?”

“Birincisi, israfın küçüğü büyüğü olur mu? İsrafla alakalı verdiğimiz mücadeleyi, bugün bile zamları konuşuyoruz, temelde ekonomiyle ilgili süreç sıkıntılı gidiyorsa, fakirlik, işsizlik, döviz, faizi üst üste koyduğunuzda İstanbul’da israfı engellemek için bir mücadele veriyorsak, bizi ilk tebrik etmesi gereken evvela Sayın Cumhurbaşkanı. Araç konusunda israf var. Toplum bunu görüyor zaten.”

“1730 aracı ihtiyaç fazlası olduğu için iade ettik. 730 aracı sergiledik Yenikapı’da. Bunu yaparken aslında 31 Mart öncesi çok vurguladığımız 18 günlük süreçte bu konuya çalıştığımız söyledik. 5 Mayıs’ta bizim mazbatamız elimizden alındı. O süreçle 23 Haziran arasında 514 araç iade edilmişti zaten. Bunların en az 100 tanesi, diyorlar ya bu araç lüks değil, markası yüksek ücreti yüksek araçlardı. 1250 aracı sistemden çıkarttık. Toplamda 1250 aracın yıllık israf bedeli 50 milyon TL. 5 yılda 250 milyon lira. Bu 125 tane kreş demek. Bu ne demek? 13-14 bin çocuğumuza okul öncesi eğitim vermek demek.”

“ERDOĞAN İSRAFLA MÜCADELEDE BİZİ TAKDİR ETMELİ”

“Geri iade ettin, İSKİ’ye neden yeni araç aldın? Her kurumun ihtiyacı farklı. İSKİ’nin olayı net. Eski müdür İSKİ dönemiyle ilgili doğaldır 2 yıllık araç ihalesi istedi. Biz iptal ettik. Aynı şartname ile.”

“Erdoğan israfla mücadelede bizi takdir etmeli, bize teşekkür etmeli. Kendi belediye başkanlarına demeli ki, “aynısını yapın””

“İSMEK KAPATILMAYACAK DAHA DA BÜYÜTECEĞİZ”

“CHP’li bir belediye başkanıyım ben ziyarete gideceğim gün İSMEK’in kapıları kapandı. İSMEK tümüyle kuruma ait çalışanları olsun istiyoruz. Tümünü bir anda böyle bir düzene çevirmeyiz. Bir takım taleplere göre, değerlendireceğiz.İSMEK kapatılmayacak , daha da büyüyecek. Kimsenin bu konuda şüphesi olmasın.”

İMAMOĞLU’NDAN BAHÇELİ’YE: MİLYONLARCA SANDALYEM VAR VE ÇOK SAĞLAM

İmamoğlu, Devlet Bahçeli'nin “Yenikapı'ya otomobil sergisi açacak kadar çıldıran kırık sandalyeliler nereye varmak istemektedir” sözlerine de cevap verdi.

 

İmamoğlu, “Sn. Bahçeli kırık sandalyeli dediğine göre bana söylemedi. Benim kırık sandalyem yok. Benim milyonlarca sandalyem var ve çok sağlam. 5 milyon vatandaşımız oy verdi bana. Benim bu şehrin her evinde sandalyem var. Kiminin kardeşi, abisi, kiminin dostuyum. Kırık sandalyeyle kimi ima etti bilemiyorum” şeklinde konuştu.

DİYARBAKIR ZİYARETİ

“Ben ne yaptım bir kere düğüne sözüm vardı gittim. Ama bu olay gerçekleşince Diyarbakır’ın bir ilçesine gittim burası Türkiye Cumhuriyeti’nin bir belediyesi. Suç varsa suçlunun türü belirlenir yargılanır ve gereği yapılır. Bu herkes için geçerli. Hiçbir hukuksuz davranış vicdanlara sığmaz.Biz gidip dedik ki bu seçilmişlere müdahalenin demokratik dışı terör örgütlerine o alanda fırsat tanımak anlamına gelir.”

HDP ÖNÜNDEKİ ANNELER

“Gelelim feryat eden evlatlarını terör örgütü PKK’nın aldığı annelerin elbette yanındayız. Biz bundan kurtulmak istiyoruz. O annelere Allah sabır versin.Gerekirse tabiki giderim.Gerekirse derken yanındayız.Ama her zaman gitme fırsatı olmuyor. Biz bu sorunları hep birlikte çözmek zorundayız. Birbirini kötüleyerek bir şeyleri elde edemezsiniz.Ben kimsenin vatanseverliğini sorgulayamam.Kimsede benim ülkeme olan bağlılığımı sorgulayamaz. Atatürk’e olan bağlılığımı asla sorgulayamaz. Atatürk posterini hediye edemeyenler utansın. Ben Hakkari’de de Trabzon’da da aynı değerlerimi konuşurum. Hiç de değişmeyeceğim.”

Son güncelleme: 07:13 18.09.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more